kasparov108 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
uzun uzun anlattığınız için teşekkür ederim. Aslında cümlenizin başında iktidar yanlılarına ne anlatsak diye başlamız olmanız biraz düşüncenizi ortaya koyuyor.
ve herhalde BETON ile ASFALT arasındaki farkı sanırım ortaokul çocuğu da biliyordur.

Sizler birer webmaster olarak 12 yıldır foruma üyesiniz. Acaba siz ilk işinizi script yazarak mı başlattınız? Yoksa baktınız örnek mi aldınız? Sizler webmaster olmadan önce belkide wordpress kurmayı öğrendiniz. Daha sonra eklenti daha sonra tema daha sonra script. siz ilk işinizde domaininiz, hostinginiz proje ve scriptiniz ayağınıza geldi de siz mi kurmadınız? hayır. Tek tek yanıla yanıla öğrene öğrene yaptınız ve haliyle bazı şeyleri yurtdışından ithal ettiniz. Tema yaptıysanız wordpress ithal, script yazdıysanız kodlar ithal. ( ilk başta)
Şimdi yerli projeler üretiliyor. Tank, uçak vs vs. Bunların parçalarının ithal edilmesini eleştirmişsiniz. 1 tank atıyorum ithal edilince 500 milyondur. Parçalarını alıp siz üretince 600 milyon olmaz değil mi ? 300 olur 400 olur. Siz her ne kadar parça ithal ederken ithalatı arttırdığımızı ve paraların yurt dışına gittiğini düşünsenizde biraz daha geniş bakarsanız paranın içerde kaldığını göreceksiniz. Siz araba tamirini öğrenmeden araba üretemezsiniz. Bundan 10-15 yıl önce yerli SİLAH yoktu. Şimdi parçaları ile birlikte yüzde 100. Yerli silahımız var. Acaba eskiden niye yapılmadı diye hayıflandınız mı ? Yada soruyorum size neden yapılamadı ? Silah küçük bir parça tank koca bir parça. Elbette zamanla makinesi de osu da busu da burada üretilecektir.
BETON: Avrupa da binaların 20-30 yıllık olduğunu inşaatın az olduğunu biliyorsunuzdur anlatmaya gerek yok. Aynı zamanda daha bundan 20 yıl önce türkiyedeki 7 şiddettinde bir depremde 30 bin insanın öldüüğünü, fakat daha 3*5 yıl önce japonyadaki 9 şiddetindeki depremde tusunami harici neredeyse ölü olmadığını da biliyorsunuzdur. Bu da gösterir ki Türkiyede daha önce beton yoktu. Toprak vardı. Tek tek hatırlamaya ve hatırlatmaya gerek yok yaşananları. Elbette ki kalkınmanın ilk aşaması inşaat ve betondur. O küçümsediğiniz beton'un kaç sektöre doğrudan katkısı var tahmin edin.
Elinizde 1 arsa olduğunu düşünün. büyük de bir projeniz vardır. İlk işiniz Bir beton dikmektir oraya. Avrupalıların seneler önce yaptığını biz şuan yapıyoruz. Çünkü önceki hükümetler de denetim mekanizması diye birşey yoktu. Beton sanılan evlerin yarısı toprak olmasaydı o zaman şuan burada da sanırım inşaat çalışmaları, kentsel dönüşüm projeleri olmazdı.

Kriz kapıya dayandığında eski hükümetlerden daha iyi olduğunu söyleyemeyeceğimi ima etmişsiniz. Sizler sanırım benle yaşıt veya benden büyüksünüz. Doların 4 liradan 24 liraya çıktığı günleri de herhalde hatırlar veya öğrenirsiniz. Şuan ailem kıbrısta ise bunun nedeni o ekonomik krizlerdir. ve bilirsiniz bundan 5-6 yıl önce dolar 1 lira olur mu diye konuşulurdu değil mi ? Yoksa doları 1.21 e 1.30 a getiren de başka hükümet miydi ? Seçimlerden 1 ay önce 4.60 dolan doların 1 gecede (6-7 saatte ) 32 kuruş birden artmasını neye bağlayabilirsiniz? Darbe girişiminden sonraki ilk iş gününde Doların sadece 9 kuruş arttığını biliyor muydunuz? Ne oldu da dolar 32 kuruş birden arttı acaba? Bunda hükümetin hatası var dış güçler diye birşey yok diye düşünüyorsanız bence mesajımı görmezden geliniz.

Bu hükümet 2001 krizinden 1 yıl sonra göreve gelmişti değil mi ? Ne vardı o zamanlar.. ve ne yok şuan. Soyut şeyler değil somut elle tutulur gösterebileceğiniz birşey var mıdır ?
Önceki hükümetler ne yaptı da bu hükümet onu ortadan kaldırdı.
Önceden ne yapabiliyordunuz da şuan yapamıyor musunuz ?
Yada bu hükümetin yaptığı o beton'u önceki hükümetler yapsaydı acaba bu hükümet yine beton mu yapacaktı yoksa başka projelere kafa mı yoracaktı.
Son seçimde sizlere proje ile gelen kimdi? Ne vaad ettiler. ( somut )
Türkiye de uzay istasyonu kurulması için çalışmalara acaba başka hükümet mi başladı. Kitapların paralı olduğu zamanlardan çocuklara ücretsiz bilgisayar dağıtılmaya başlandığı zamana sizce hiç mi bir gelişme yoktur?.
Bana bu hükümetten yana değilde, muhalefetten yana tavır takınmam için somut tek bir sebep söyler misiniz ? Bu hükümet Allah'ın emri değil, bir peygamber hiç değil. (haşa). Her hükümetin hatası olduğu gibi bunların da var. Ama bunlardan başka bana tek 1 alternatif gösteremezsiniz. Çünkü nereye bakıyorsanız baktığınız yerlere ak partililer de tamamen içtenlikle bakmakta ve görmekteler. Bizler maaş mı alıyoruz iktidardan ? NEden bu kadar savunuyoruz acaba. Bizleri aşağılamak yerine hangi siyasetçi durup bunu düşündü.

Zamanınızı aldıysam özür dilerim
Öncelikle konulara düz mantıkla yanıt yazıyorsun. Düz mantıktan ziyade çeşitli veriler üzerinden sentez yapman gerekiyor.
Tezlerini madde madde çürüteyim.
  • Şimdi sen satın almak yerine bazı parçalarını biz yapıp bazı parçalarını ithal edersek daha ucuza gelir zannediyorsun düz mantıkla. Ama imalat öyle bir iş değil.
    Bir Altay Tankının maliyeti 14 milyon dolara yakın. 550 milyon dolar teklif verildi 40 Altay tank için.
    Amerikan Abrams Tankı 8 milyon dolar, Markeva İsrail tankı 6 milyon dolar, Rus Tankı T90 4,5 milyon dolar, Çin ZTZ-99 2,5 milyon dolar, Alman Leopard 6,5 milyon dolar.
    YANİ SEN MOTORUNU KENDİ ÜRETEMEDİĞİN, VİTESİNİ KENDİN ÜRETEMEDİĞİN BİR TANKA TOPTAN SATIN ALDIĞINDA ÖDEYECEĞİN PARANIN 2-6 KATINI ÖDÜYORSUN.
    EĞER AMBARGO YERSEN YA DA SAVAŞ ŞARTLARINDA KENDİ KENDİNE ÜRETEMEYECEKSEN BİR MALA NEDEN YERLİ ÜRETİM DERSİN? NİYE ÜRETİRSİN?
    Yani neymiş %100 yerli diye sana yutturulan şeylerden sadece piyade tüfeğini üretebilirsin ambargo yediğinde. Ama sen bunu araştırmamışsın ki %100 yerli silah üretiyoruz zannediyorsun.
    Yapılması gereken kendi tankını üretmek değil tanklarını koruyacak aktif koruma sistemi üretmek olmalıydı.
    Çünkü senin 14 milyon dolarlık tankın aktif koruma sistemi olmadığı için 80 bin dolarlık bir rus füzesi ile keklik gibi avlanabiliniyor.
    Aynı şey helikopter için de geçerli. Ambargo durumunda üretemiyorsun. Amerika izin vermeden satamıyorsun çünkü atak helikopterin motoru Amerikadan ithal.
    Satamadığın için birim başı maliyet inanılmaz yüksek oluyor. Çünkü geliştirme ve lisans maliyetini imal edilen parça başına bölmen gerekiyor.
    BASİTÇE SATAMADAN KENDİ KENDİNE ÜRETMEK DAHA PAHALI. ÜSTELİK İMALATTA YANLIŞ STRATEJİ İZLENİYOR, LAZIM OLAN DEĞİL GEREKSİZ OLAN ÜRETİLİYOR.
  • Avrupa'da binalar sadece 20-30 yıllık değil. Şehir merkezlerinden köylere bir çok yerde yüzlerce yıllık binalar var. Çünkü adamlarda yıkıp yerine yenisini yapma gibi barbar bir mantık yok. Şehir merkezlerindeki 2-3 katlı eski binaları yıkıp yerine gökdelenler dikecek imar yağmaları oralarda yaşanmıyor. Kalkınmanın ilk aşaması eğitimdir, beton ve inşaat değil. Betonla kalkınılmaz. İnşaat bir çok sektöre destek oluyor zannediyorsun ya. Maalesef önceki yazımda anlattığım hiç bir şeyi anlamamışsın. Bu ülkede yapılan tüm inşaatın finansmanı yurt dışından geliyor. Hem inşaatın hem de satınal evlerin finansmanı yurt dışından geliyor. Ve bu inşaattan 100 bin liraya bir ev aldığında bu paranın bir kısmı yurt dışından alınan finansmanın faizi olarak yurt dışına kaçıyor. Çünkü senin şirketin yerli bankadan kredi alıyor ama senin bankan da yurt dışından para buluyor. Yani inşaat sektörü yurt dışına para kaçıran bir sektördür. Ayrıca inşaat sektörünin ürettiği katma değer düşüktür, bir evin maliyetini rant belirler, yani arazinin fiyatı, eve harcanan beton ve malzemenin değeri evin toplam maliyeti içinde çok daha düşüktür. Ve sana önceki yazımda anlattım bir inşaat şirketi Rusya'da Libya'da, Irak'ta iş yapıp oradan Türkiye'ye döviz getirmiyorsa cari açığı kapatmaz. Yani evdeki herkesin toplam 5000 bin lirası varsa, baba oğluna para ile bir iş yaptırıp 100 lira verirse evdeki toplam para artmaz, sadece yer değiştirir para. Yani bu ülke içinde bir birimize alıp sattığımız malın bizim ekonomi problemlerimizi çözme şansı yok. Neden turizme değer veriyoruz? Çünkü bir Rus, bir Alman kendi ülkesinin ekonomisinde üretilen 1000 doları alır getirir senin ülkene bırakır gider. Ama İstanbul'dan Bodruma tatile giden adam 1000 dolar harcadığında sadece para ülke içinde yer değiştirir. Sen bir daire aldığında para ülke içinde yer değiştirir. Üstelik evi kredi ile aldığında bankaya faiz ödersin, o banka da borç aldığı yabancı bankaya faiz öder. Yani senin aldığın evden bir miktar para yurt dışına kaçar. Dışarıya mal ve hizmet satışı yapamadığımız sürece beton ölü yatırımdır.
  • Eski hükümetlerde denetim yoktu diyorsun. İnşaatlar kötü yapılıyormuş. Yeni hükümette çok büyük denetim var o yüzden tek bir madende 307 kişi birden ölüyor. Devletin tutumu, ülkenin kültürü ve zamanın koşulları ile iktidarları karşılaştırmak saçmalıktır. Soğuk Savaş döneminde Amerika'ya rest çekip Kıbrıs'ın yarısını almış bir Ecevit var. Sürekli eskiden herşey karneyleydi, döviz alıp satamazdık diye anlatılan şeyler işte bunun bedelidir. Yani 30 sene öncesi ile bugünü kıyasalayanlar saçmalıyor. Bugün sağlık çok iyi çalışıyor sosyal sigorta sistemi harika diyenler bunun bedelinin ne olduğunu söylemiyorlar. Eskiden 47-52 yaşında emekli olurdun. Artık hastaneye gidince sistem biraz daha iyi işliyor, neden? Çünkü emeklilik yaşı 65 oldu. Mezarda emekli olacağın için, emekli sayısı giderek azalacağı ve emekli maaşı daha az ödeneceği için artık sosyal güvenlik sisteminin açıkları azalıyor. Bizim milletimiz hiç bir şeyin bedelini nedenini araştırmaz. Artık bilişim sistemleri ile herşey kayıt altında ve takip edildiği için dol@ndırıcılık ve yolsuzluk azaldı sosyal güvenlik siteminde. Ve böylece sistem biraz daha yi işliyor. Ama bugün devlet memuru değilsen emekliliği unutun. Türkiye'de hiç bir özel şirket müdür değilsen 50-55 ten sonra adam çalıştırmaz. Bu adam 2 kere hastalnıp rapor alsın kapının önüne koyarlar.
  • Doları 1,20 'ye getiren hükümetten bahsediyorsun ya. Dolar daha önce kaç liraydı biliyor musun? Ve dolar nasıl 1,20'ye geldi hiç araştırdın mı? 2001 krizi öncesi dolar 550-600 bin lira civarındaydu. Bugünkü para ile 55-60 kuruş. 2001 krizi sonrası dolar 1,35 ti, sonra 1,65'e kadar çıktı. Sonra düşüş trendine girdi. 1,18'e kadar düştü. Bunların hepsini yaşadım. 2001 krizinde işsiz kaldım. Ve dolar 1,18 e düştüğünde yıl 2008'ti ve Amerika'nın en büyük bankaları ve mortgage sistemi batıyordu. Yani Avrupa ve Amerika'nın krize girmesiyle Amerikan Federal bankası faizleri düşürdü ve bol dolar politikası izledi. Dünyadaki tüm gelişmekte olan ülkelerde dolar gevşedi düştü. Yani hükümetin herhangi bir dahli yoktu doları düşmesiyle. Yani bu hükümet herşeyi doğru yapıyor da neden dolar yükseliyor? Peki doları yükselten dış güçler ise, daha önce 2001'de ülkeyi krize sokup diğer partileri siyaset sahnesinden silip bu iktidarı getiren hangi güçlerdi? Yani sizin desteklediğiniz parti bir ekonomik kriz sonrası iktidara gelmiş. Eskiden dış mihraklar yoktu şimdi mi çıktı? Madem dış mihrakların yarattığı kriz ile iktidara geldiniz niye eski hükümetleri suçluyorsunuz? Onların iktidarında dolar 55 kuruştan 1,35 olmuş. Sizin iktidarınızda da 1,20 den 4,70 olmuş. Siz iyisiniz önceki iktidarlar çok mu kötüydü. Siz iktidara gelirken bir kumpasla bir operasyonla geldiğinizi kabul etmiş olursunuz bugün ekonomideki bozulmayı dış mihrakların size yaptığı bir kumpas bir operasyon olarak gösterirseniz.
  • Takım tutar gibi siyasi parti tutuyorsunuz. Yenilsende yensen de taraftarın sende gibi bir mantık siyasette saçmalıktır. Bir siyasi partinin lideri sevilmez, sempati duyulur, sevmek insanları köreltir. Çünkü takımın yenildiğinde sana bir maliyeti yoktur sana takılan bir kaç arkadaşın dışında. Ama yanlış politikalar izlendiğinde bunun hesabını hepimiz veriyoruz ve sana da bana da maliyeti var. Sen okumadığın, araştırmadığın, dinlemediğin için sadece yandaş medyayı takip ettiğin için muahelefetin hiç bir vaadi yok zannediyorsun. Bugün 1600 lira asgari ücret alan tüm AKP'lilerin utanması lazım. CHP'nin asgari ücrete radikal zam vaadi olmasaydı o zam hiç bir zaman yapılmayacaktı. O gün "CHP saçmalıyor, Kılıçdaroğlu bu işten anlamaz asgari ücret o kadar artamaz, ekonomik gerçekler var" diyen AKP'liler sonra çıkıp paşa paşa asgari ücreti kendi fikirleriymiş gibi kendileri arttırdılar oy kaçırmamak için... Hani kaynak yoktu? Yani muhalefetin vaadi ve projesi var. Ama sen araştırmıyorsun kardeşim. Ülkede mobilet motoru üretilmiyorken sen zannediyorsun helikopter yapıyoruz. Ülkede yarı iletken teknolojisi yokken sen zannediyorsun ki uydu yapıyoruz. Her seçim öncesi sana yutturulan resimlerle geliştik zannediyorsun. Sonra da sormuyorsun önceki seçimde resimlerini gösterdiğiniz, 40 milyon euro lisansına para ödenen araba nerede? Resmi aşağıda. Seçim reklamı için devletin parası ile 40 milyon euroluk lisans sayın alınmış ama bu araba hiç bir zaman üretilmedi ve üretilmeyecek Sen bunun hesabını soramazsın çünkü sana ne denilirse inanacak bir taraftarlığa sahipsin. Sana geçen seçimde gösterilen araba resimlerini memleketin arabasının hazır olduğunu unutmuşsun Türk Uzay Ajansı kuruluyor uzaya gidiyoruz zannediyorsun. Bu ülkede Türkiye Atom Enerjisi kurumu var ama nükleer santrali Ruslar kuruyor. Çünkü siyaset, ekonomi, evrensel hukuk hakkında sana söylenenler dışında hiç bir şey okumuyorsun. Liderinin peygamber olmadığını söylüyorsun, lider ne derse onun peşinden gidiyorsunuz. Adam çözüm süreci diyor televizyonlarda şehit haberleri yayınlanmıyor görmezden geliniyor süreci bozmayalım diye. Şivan Perverle kongreler yapılıyor. Sonra politika değiştirip milliyetçi oluyor hergün şehit cenazelerinden canlı yayınlar izliyoruz ekranlarda, önüne geleni terörist diye suçluyor. Ve siz çıkıp dün öyle diyordun bugün böyle diyorsun diyemiyorsunuz. Sürekli aldatıldığını söyleyen bir lidere taraftarca sevginiz nedeniyle hoşgörü gösteriyorsunuz. Ama meleket batıyor artık gözünüzü açmanız lazım değerli kardeşim. Eğer muhalefetin hiç bir vaadi projesi yok zannediyorsan bu tamamen senin taraftarca tavrın ile muhalefeti hiç dinlememiş olmandan kaynaklanıyor.

    Sonuçta siyasetçilerin hepsi yalancıdır. Senin oy verdiğin de benim oy verdiğim de... Önemli olan bu adamları muhalefet ve eleştiri ile denetlemek. Bir iktidarın medyanın büyük bölümüne hakim olmasının nedeni hatalarını örtbas etme isteğidir. Sana yalanları daha çok yerden farklı kişiler ile söyleyecekler ve sen de inanacaksın. Yoksa medya'nın görevi iktidarın işine çomak sokmaktır. Siyasiler bilmeliler ki yalan söylediklerinde hata yaptıklarında bunu yakalayıp duyuracak bir medya var. Yoksa medyayı kontrol edip her türlü yolsuzluğu yaparlar.
    Yani kardeşim sizin siyasi görüşünüzü temsil eden partiye ve lidere laf söylediğimizde babanıza sövmüşüz gibi tepki göstermenize, savunmaya çalışmanıza gerek yok. Tam tersine siyasetçilerin hepsinin potansiyel yalancı olduğunu anlarsan, sorgulamaya ve muhalefet etmeye başlarsan ancak memleketi geliştirecek yola girebiliriz. Çünkü daha hızlı karar almak lazım, bürokrasi olmamalı, bizim icraatlarımızı yargı yavaşlatıyor diyen bir politikacı kral olmak istiyordur. Bürokrasi ve yargı bir denetim ve denge mekanizmasıdır. Neden bir devlet dairesinde bir evrağa 3-4 imza gerekir? Çünkü aynı anda 3-4 kişinin birden rüşvet alması, torpil yapma ihtimali 1 kişinin yapabilme ihtimalinden düşüktür. İşler yavaşlar ama sorumluluk birden çok insana dağıtılarak kontrol ve denge sağlanır. Kontrolsüz ve dengesiz güç isteyen bir adamdan her zaman çekinmen lazım...