hayatta herşey siyasettir, özellikle ekonomik ve idari konular tamamen siyasidir.
Köylü ve varoş kültürüne sahip insanlar kaderci olur. Herşeyi tanrıya bağlar geçer.
şehirli ve çağdaş insanlar teknoloji ve bilim ile ortaya çıkan aşırı koşullara karşı çözüm geliştirirler.
çağın gerisinde kalan insanlar da bilim teknoloji ile ortaya çıkan aşırı koşullara çözüm üretmek yerine dua ederler, ellerinden bir şey gelmeyeceğine inanırlar.
Aşağıdaki resimlere iyi bakın.
bu resimler hollanda'ya ait. Adamların memleketi deniz seviyesinin altında ve okyanus kıyısında. Her sene fırtınalarda ülkeyi su basarmış. 1953'teki su baskınında memleketin yarısı sular altına kalmış. Adamlar allah'ın işi dememişler, setler inşaat edip koca okyanusu durdurmuşlar. şimdi adamlar tarımı bilimsel yaparak konya kadar ülkede türkiye'nin 5 katı tarım ürünü üretiyorlar ve dünyanın en büyük tarım ihracatçılarından biri adamlar... Bu adamların memleketini okyanus bastığında toprakları verimsizleşmedi ama bizim harran ovası cahiller tarafından sulandığı için toprağı çoraklaştı...
Neymiş? Sel allah'tan gelir yapacak bir şey yok diyen adam sadece memleketi 16 senedir yönetip tarımı batıranları koruyordur.
Ziraat mi okudunuz da sel gelince fiyatların artmasının normal olduğunu söylüyorsunuz?
Büyük bir memlekette tarımı planlarken tarım arazilerini bir birine alternatif olacak şekilde yerleştirmek gerekir.
Büyük şehirlerin enerji ve gıda kaynaklarını çeşitlendirmek gerekir ki birinden sorun olursa diğerinden akış devam etsin.
16 senedir ülke yöneten ama samanı bile ithal etmemize, kırmızı et yiyemememizi sağlayan bir hükümeti korumaya çalışmak da incelenmesi gereken psikolojik bir vaka...