Adama sorarlar, madem ayaklandın neden evini korumuyorsun? Şimdi ayaklanma neden olur? Hayat şartların iyi değildir, tehdit altındasındır hayatını korumak ya da şartları iyileştirmek için en son çare olarak tedhişe başvurursun. Tedhiş aşamasına gelene kadar grevden tut siyasi baskıya kadar bugünün teknolojisinde yapabileceğin binlerce şey var. Ha tedhiş aşamasına gelincede eğer elin ayağın çatal dahi tutabiliyorsa ayakların bir tarafına vura vura dövlet bizi döviyir diye kaçmazsın. Ayaklanma dediğimiz şey cesaret işidir. Eğer davanda haklıysan sonuç her zaman mutlaktır.

Peki bunlar ne yaptı? Ben sana sınırda olanı anlatayım. Haberlerin söylemediklerini. Gururlarına yediripte söyleyemediklerini. Bugün bu bildiriyi yazanlar ya da o sahilde, aquaparklarda benim imkanlarımı sömürerek yaşayanlar "kaçtı". Para için. Her gün köye onlardan gibi görünen biri geldi ve onlara Türkiye'de rahat bir yaşam vaad etti. Para vaad etti. Ben bir gün içinde hayvanlarını, eşyalarını bile arkada bırakıp tamamen boşaltılan köyler biliyorum. Ha parayı aldılar. Sadece göstermelik olan kesimler, şu köye gidip rahat yaşamı vaad edenler. Bu gördüğünüz kesimler tam da onlar. Şu an her ayın belirli günlerinde burada bir bankanın ATMleri önünde ekmek sırasından daha uzun kuyruklar var. Kuyrukların önünde ise lüks araçlar. Yahu ben Suriye plakalı BMW ile burdaki hastaneye gelip Arapça ile bir Türk hastahanesinde ben öncelikli hizmet alacam, ben herkesten daha üstünüm diyen sığır gördüm. Üstüne Arapça bilen Türk profesör istedi. Hemde yeşilleri danışma masasına vura vura. Bu mu mülteci? Ha para alırlarsa alsınlar ya da baba parası yesinler, banane. İsterlerse fitil yapsınlar. Zaten sözde AB veriyor ya da öyle gösteriyor sırf bunlar oraya gitmesinler diye. Ama bu parayı alıpta benim emeğimi, benim haklarımı sömürüp benim geleceğime karışıyorlarsa üstüne üstük ben bunların yerine sırf bunlar o parayı yesinler diye gidip şehit oluyorsam, yetmeyip benim ülkemde benim hastahanemde benim vatandaşıma ben sizden daha üstünüm diye yabancı bir dilde bağırma hakkını kendilerinde görüyorlarsa ben o nargileyi de arabayıda yeşilleri de fitil yapıp.... Madem mültecisin ben her ay devlet sana o kamplarda belkide benden daha iyi şartlarda baksın diye eşşek yüküyle vergi ödüyorum. Gitsin kampta Arapça bilen doktorlar da var, onlara eğitim verecek okullarda. Ama maalesef villa değil. Para geçmiyor.

Sınırda bayramlaşma yaklaşık 7 YILDIR TÜRK VATANDAŞLARINA KAPALI. Herhangi bir Türk vatandaşı pasaportu hatta bulabilirse vizesi olsa dahi o sınırdan o kadar kolay geçemez. Zira karşıdaki sınırı kimin kontrol ettiği belli değil. Yani pasaportu gösterdiğin gibi kafana mermi de yiyebilirsin, arkandan su da dökebilirler. Sınır değil rulet masası çünkü. Sabah ve akşam aynı olmuyor bazen. Ayrıca bugün o sınırdan bayramlaşma için girip çıkanlar geçici koruma belgesiyle ülkemize giriyor. Didin sınıra bakın göç idaresinden onlarca personel bulursunuz. Yani vatandaş değiller. Bunları da belirteyim.

Tekrar konuya dönersek Türkiye toprak bütünlüğünü sağlamak için girdi diyorlar. Evet. Sen ülkeni para için bırakıp kaçmasan, terör örgütüne evini, mallarını bırakmasan, onların gelişmesini ve kurşun bile sıkmadan bir köye yerleşip büyümelerini sağlamasan benim askerim o bataklıkta şehit olmayacak. Bu ülkede nice Türk vatandaşı evindeki bayrak indirilmesin diye canını verdi. Yani ama biz özgür olmak için kaçtık diyebilecekleri son ülkedeler. Ve evet Türkiye toprak bütünlüğünü korumak uğruna evinden uzakta bile canını verecek vatandaşlara sahip bir ülke. İşte bu yüzden buradalar.

Bu ırkçılık değil. Gerçekten Suriyeli olan çok insan tanıdım. Çok mülteci tanıdım. Tehdit ortadan kalktığında ülkelerine dönen çok insan tanıdım. Orada inandığı haklı ya da haksız dava için ölen çok fazla Suriyeli tanıdım. Buraya gelmek zorunda kalmış ve tehdit kalktığında koşa koşa ülkesine dönmek isteyen çok fazla gerçek Suriyeli var. Ve emin olun burda olmaktan, burada yük olmaktan, burada eğitim almak zorunda kalmaktan memnun değiller. Ha aralarında memnun olanlar da bu ülkeden fayda görüp katkı sağlamaya çalışanlar, onu da belirteyim. Mecburiyetten gelen cesaretsizlik ile para kokusundan gelen cesaretsizlik farklı şeyler. Dediğim gibi bu ırkçılık değil. Çünkü parazitlere ırkçılık yapılmaz.

Yazacak çok şey var, bırakın istedikleri kadar bildiri yayınlasınlar. Çünkü tek bildikleri kendilerini acındırmak. Onlar için sadece emebilecekleri konak değişti. Yeşil hep aynı. Fakat emin olabilirsiniz bu kesim kendi ülkelerinde de böyleydi. O yüzden Suriye'de artık açık açık gece hayatı görüyorsunuz. O yüzden ülkelerine dönmeyi dört gözle bekleyen Suriyeliler var. Adamlar parazitlerden kurtuldu. Meritokrasiyi kısa yoldan buldular, daha ne olsun. Gerçekten Suriyeli olanlar dahil herkes bu bildiriyi yayınlayanların ne olduklarını biliyor. Herkes ne olduğunu biliyor. Ve maalesef tarihin sadece oyuncular değiştirerek tekerrür edeceğini de biliyorlar. Dedim ya o yüzden buradalar.