Evet fikrine zaten katılıyorum bunuda belirttim zaten? Ancak "adalarda" araç kullanımı olmadığı için genelde faytonlar mevcut gelenek göreneğe karşı olman değişik geldi. Vietnamda adamların yüzyıllardır yılan kafası yeme gibi bir adetleri var ve hala devam ediyorlar. Atların bu erişkinlikte (4-5 kişinin bindiği kasayı çekme) gücünde olup olmadığını kontrol etmeleri daha iyi olmazmıydı? Günümüz teknolojisinde bile motor gücünü at gücüyle ölçüyoruz çünkü.
Ne kadar da çirkin bir gelenekleri varmış Vietnamlı kardeşlerimizin ancak eminim ki her Vietnamlı da yemiyordur. Gelenekler zamanın koşulları dahilinde bizzat toplumun kendisi tarafından meydana getirilir. Sosyal, siyasal, ekonomik etmenler bu geleneklerin meydana gelmesinde büyük pay sahibidirler. Geleneklere bağlılık genelde bireysel gelişimini tamamlayamayan kişilerde görülür. Bunun nedeni büyük oranda toplumdan dışlanma korkusudur. Tabi başka endişelerden de söz edebiliriz. Hümanizm anlayışının oturduğu toplumlarda geleneğin sadece adı geçer. Bireyler ihtiyaç duyuyorlarsa kendi ritüellerini oluştururlar. Gelenek/ritüel kavramı çok derin bir konu. Antik Yunan'dan ve günümüzde yaşayan Amiş topluluğundan örnek verecektim ancak "Niye dine bağlıyorsun?" gibi tepkiler ile uğraşmak istemediğim için basitçe böyle anlattım.
Adalarda motorlu araçların kullanılmamasının sebebi doğayı korumak diye biliyorum. Atlar da bu doğanın en güzel mensuplarından. Onları doğaya salmak yerine tabiri caizse rot balans testine sokmak bana mantıklı gelmiyor. Bunun yerine toplumu elektrikli araç kullanımına özendirmek amacıyla elektrikli araçları hizmete almak çok daha yerinde ve faydalı bir adım.