delikanli53 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Konuyu farklı yönlere çekmek istemiyorum fakat, Muharrem bey daha yeni "Parlementer sisteme geçmeyeceğiz yok öyle birşey" diye konuşmadı mı. İslam insanları katlet mi diyor, bilmediğiniz bir din hakkında kötüleyici konuşmayın bilmeden günaha girmeyin. Ben İslam için yapıyorum bu işi diyen herkese inanalım mı. Boş konuşuyorsunuz. Ayrıca İşid ve benzeri gruplar hep Müslüman!!! mı...

Allah akrabaya yardımı emrediyor evet, düşen yardıma muhtaç akrabalarınıza yardım etmek zorundasınız (İslam inancınız varsa). İslam hoşgörü dinidir. Şartları yerine getirmeyene Müslüman da demem. Ona bakarsanız Muaviye'de Müslüman mıydı?

Gelelim Erdoğan'ı devirmeye çalışmaya. Önceki yorumumda buna cevap vermiştim, eğer eski parlementer sistem devam etseydi Erdoğan oynaya oynaya Cumhurbaşkanı olacakken neden böyle birşey içerisine girsin riske atsın. Sistem değişikliğine Türkiye'nin ihtiyacı var. Bu adam sonuçta fani değil mi, öldükten sonra yerine geçecek kişi o sistemle devam edecek neden kişilere takılıyorsunuz. Kimse ekonomiyi nasıl düzelteceğim, nasıl daha refah bir hayat sistemi kuracağım demiyor. Muharrem bey ben seçildikten sonra dolar kendinden düşecek bu ne yahu.

sayın forum arkadaşım, Muharrem bey ne diyor "Bu kafayla adamın karşısında seçim mi kazanacaksın. Adam %50 almış niye %52 almadım diye tartışıyor bunun araştırmasını yapıyor...." Gerisini biliyorsunuz yenmiş de yenmiş.

Yapılan icraatları doğru yada yanlış eleştirmek muhalefet değildir. Ekonomi hakkında, bir model sunmuşmudur bizim muhalefet. Başörtüsü ve benzeri gereksiz gereksiz şeylere zaman ayırmaktan başka şey düşünemiyor ki.

Adam 8 seçim kazanmış 9. seçime nasıl sağlam girerim hesabını yaparken sen parti içi muhalefetimden nasıl kurtulurum derdindesin komik ama gerçek.

Madem kötü bir yönetim var işte size erkenden fırsat. Sayın Kılıçdaroğlu kendi demiyormuydu hodri meydan erken seçim kararı al. Karar alınınca niye böyle bir karar aldın diye çak et.

Herkesin bir oyu var ve Demokrasinin gereği gidip oyumuzu kullanacağız. Açık oy gizli tasnif de değil. Tüm oylar sandık başında sayılacak.

Son konuya değineyim siz söylemeden; Sandık memurluğu yapmış birisi olarak söylüyorum ki 1 oy çalınması bile imkansızdır. Sandık başına, Sandık Başkanı-Sandık Memuru-Parti görevlileri var. Oy sayılırken tüm parti temsilcileri karşında bekler, her oyu sayar ve parti merkezine rapor eder. Bu oylar toplanarak ysknın saydığı oylarla karşılaştırılır. Hatalı birşey olursa tutanak tutma ve başkana imzalatmaları gereklidir. Herhangi bir tutanak, şikayet ve dilekçeyi sandık başkanı kabul etmek zorundadır ve cevap vermelidir. Eğer 1 oy bile çalınırsa sandık müşahitlerinin veya parti merkezindeki geri zekalılığından kaynaklıdır.

Mühürsüz zarf olaynı da açıklayayım. Oy pusulası değil zarfların mühürsüz olması demek şudur; Zarflar ysk tarafından mühürlenmez, mührün kendisi ve boş zarflar sandık başına gelir. Genelde memurlar zarfları mühürler. Bazı zarflarda mühür yarım çıktığı gibi (aceleden) bazı zarflarda da mühür gözükmeyebilir veya atlanabilir. Bu zarflar içerisindeki oyları vatandaş kendi verir, burada hatalı bir kullanım söz konusu ise o oy geçersiz sayılarak kenara konur. Bazen mühür vurmayanlarda oluyor. Vatandaş oy kullanırken yanlışlıkla başka partiye verdiyse veya hatalı mühür bastıysa, başkan veya memurdan yardım ister, oy pusulasını değiştirir, toplu tutanağa 1 adet yanlış kullanılan oy diye kaydedilir. Boş kalan (gelmeyen vatandaşların) oy pusulaları ve zarflar adetleri ile birlikte sandık tutanağında yazılır.

Bu sandık tutanağını dileyen herkes (evet burada net söylüyorum) dileyen herkes resmini çekebilir partisine gönderebilir veya saklayabilir. Sandık tutanağını, başkan ve memur imzalar.

Bu kadar bir sistemde hala oylar çalındı demek ileri derecede gerizekalılığın bir ürünüdür. Ayrıca hatalı oy sayımı olduğunda gerekçeli bir tutanak varsa tekrar sayılmaktadır. Oylar sayılırken memur tüm parti temsilcilerinin karşısında zarf havada oyu açar ve arkasını önünü açık şekilde gösterir. Sandıkta oy kullanacak sayısı, kaç vatandaşın oy kullandığı ve kaç adet oy çıktığı tutanakta açıkça belirtilmektedir.
İşid'in açılımının ne olduğunu biliyor musunuz? Bir bakın sonra tartışırız hangi kisveler altında neler yaptıklarına. Her teröristin Müslüman olmasından bahsetmedim, aynı çatı altında toplananlardan bahsediyorum. Aradaki farkı ayırt edersiniz diye umuyordum.

Hala aynı şeyi yazıp duruyorsunuz. Kendi söylediği yalana kendi inanan insanlar gibisiniz. Hem İnce hem Akşener iyileştirilmiş parlamenter sisteme geçeceklerini her seferinde söylediler. Farklı medya kuruluşlarına eğilim gösterseniz anlayacaksınız. Erken seçimin olup olmaması farklı bir konu. Bu erken seçim değil baskın seçimdir. Ayıyetten daha önce defalarca 'erken seçim ihanettir' diyen bir Erdoğan'ın bu tavrı da merak edilmektedir. Bahçeli'nin neden korktuğu, nelerden çekindiğini de sorgulamak lazım.

Oy olaylarına yakından şahit olanlardan biri de benim. O oylar YSK sisteminde çok rahat bir şekilde dilenildiği gibi giriliyor. Kaldı ki belediye seçimlerinde Mansur Yavaş'ın başına gelenler de bunun en güzel örneklerinden olup, son referandum ile beraber tavan yapmıştır.

Konu ping, konu teknoloji, biz hala o İslam'a inanıyor, o Müslüman değil, o içki içti vs diye kısıtlı tartışmalar içerisinde kendimizi yoruyoruz. Muharrem İnce pek tabi kendi partisini eleştirebilir, zaten desteklediğiniz parti de veya adayında özeleştiri gibi bir şey olmadığı için artık herkes bunaldı, yoruldu, bıktı. Kandırıldık olgusu altında her hatalarına, her yanlışlarına cevap vermeye kalktılar.

Ben siyasetin tartışılması gerektiğine inanan biriyim ancak sizin ortaya koyduğunuz tezler, savunmalar veya bilgiler olayı farklı pencerelere doğru yöneltiyor.