Geçenlerde bu konuda bir video izledim (bulursam paylaşacağım) tıbben öldükten sonra organlar bir işe yaramıyor, yani daha hayata dönemez artık organları alalım durumu oluyor. Yani ölmeden alıyorlar organları. Bir nevi seni öldürüyorlar.
Fakat diğer taraftan bakıyorsun, adam çaresiz, kalp bekleyeni var, göz bekleyeni var, böbrek hadi neyse yaşayandan alınıyor da diğer organları bekleyenler insanı kahrediyor.
Kişisel alınması gereken bir karardır bence. Dinen ne caizdir ne değildir.
Güzel bir örnek olmuş. ama can işte insan korkuyor. ya ölmeden kesip biçmeye kalkarlarsa nasıl olsa ölecek falan diye, çekilebilecek acıyı düşünebiliyor musunuz

böyle bir film vardı adı anestezi'ydi galiba. anesteziyi alınca geçici bir felçlik hali geliyor yani hareket edemiyor konuşamıyor ama bayılmıyor, kesiyorlar biçiyorlar çığlıklar atıyor içinden ama kimse duymuyor falan.. dehşet bişey. etkisinde fazla kalmışım heralde. nasıl bir prosedür izlendiğini bilmediğimiz için, akıllara gelen korku dolu sorulara yeterli cevaplar verilmediği için belki de korkuyoruz ve cesaret edemiyoruz. yoksa tabi ki harika bir şey birinin yaşamasına vesile olmak. eminim muhteşem bir duygudur. bu kararı verebilenleri tebrik ediyorum.
Hocam zaten beyin ölümü gerçekleşmiş olsa bile perfüzyon sağlanır. Dokulara gerekli oksijen ve kan makineler tarafından başarılı bir şekilde gönderilir. Bu konuda bir sorun olacağını zannetmiyorum. Zaten beyin ölümü gerçekleşen bir insanın geri dönmesi imkansızdır. Öyle bir durum olacağını zannetmiyorum; kaldı ki; hiçbir hekim kendini riske atmaz bu kararı vermek için. Bir ölünün vücuduna da; bir canlı vücudu gibi titizlikle davranılacağını düşünüyorum.
Bu konu bence tartışmaya açık bile değil arkadaşlar, öleceğiz çürüyüp gidecek daha burada sabaha kadar yazarım ama, içinizde insanlık varsa, gerçekten kendinizden başka düşündüğünüz insanlık, gelecek, çocuklar, en önemlisi bir umut ile saniyeleri bekleyen kovalayan insanlar için, sonuna kadar..
Aynen ama insanların bunu anlaması için; sağlıklarını kaybetmeleri ve organa ihtiyaç duymaları gerekiyor sanki.
Bağışlamamayı düşünenlere şaşıyorum. Vatani bir görev hatta zorunluluk seviyesinde düşünmeli insan. Bugün sana. yarın bana. Belki sen burada organlarını bağışlamayı seçip yarın öbürgün benim için umut olacaksın. Allah'ın kime ne zaman ne şekilde sınava tabi tutacağı belli olmaz.
Siyasiler de pek üzerinde durmuyor, biraz üzerine projeler yürütseler eminim ki; binlerce insan bağışlayacaktır hızlı bir şekilde
Ben bir saglık çalışanı olarak öldükten sonra bile bir insana hayat/umut olabilmek isterim. Biz öyle vakalarda insan hayatının önemini görüyoruzki hiçbir şeyin insan hayatından önemli olmadıgını biliyoruz. Bir insana umut olabilmek çok güzel birşey. Ölü bedenini çürümeye bırakan bir insanın kalbinden şüphe duyuyorum ne yazıkki. Önce kendinize , organlarınıza iyi bakın. Sonra bir insana hayat olun.
Umarım herkes böyle düşünüyordur.
Bu konuda şüphe duyan arkadaşlara en basit örnek açıkça ben varım.Her ne kadar taa 1992 yılında bu bağışı yapmış olsam da bundan 6-7 yıl evveline dek hiç böbrek ağrısı yaşamamıştım. Yaşayan bir yakınım da olmamıştı. Herşey bir gece başladı.. Sonrasında hastaneye gidebilmeyi bırak evde tuvalete gidemediğim (yürüyemediğim) gidebilsem de idrara çıkamadığım azap dolu krizler yaşadım.. Yıllar sonra en sonunda doktorun tavsiyesi ile diğerinide kaybetmemek için o sorunlu hale gelen böbreği aldılar.. Yani işin özü arkadaşım bana bundan 6-7 sene önce dese idin ki sen tek böbrek ile hayatına devam edeceksin üzerine bir de üstüste geçirdiğin ameliyatlar yüzünden zil sağır olacaksın

"hadi laynnn" derdim.. Hayatın ne getireceği hiç belli olmuyor!.. Bugün burun kıvırdığın o bağışa bir gün siz ya da sevdiğiniz biri çaresizce Allah korusun muhtaç kalabilirsiniz!..
Allah şimdiki durumunuzdan kötü hale düşürmesin, geçmiş olsun hocam.