2001 krizine kadar sabit kur çıpası uygulanıyordu.
Merkez Bankası dolar için hedef koyuyor ve o hedefi uygulamak için sert şekilde müdahale ediyordu.
Neredeyse memleket batıyordu. Çünkü senin ekonomik gücün katma değer üretmeyen bir ekonomi..
Venezüella'nın başına gelenleri okumalı soruyu soran?

Dolar 4 lira sabit derseniz herşey karaborsaya düşer.
1 doları 4 liraya alamazsınız hiç bir yerden.
Senin Merkez Bankanın 100 milyar döviz rezervi var, uluslararası finansal piyasalarda gezen para 5,1 trilyon dolar var.
Kur sabit dediğin an, Türkiye'deki yerli yabancı herkes elindeki parayı dolara çeviremeye kalkar.
Merkez bankasının döviz rezervleri sıfırlanır.
Sonra dolar olur 8 lira, 10 lira... Ve senin müdahale edecek bir merkez bankan kalmaz.
Maaş ödeyebilmek için para basarsın... Enflasyon %1000 olur.
Dün ile bugün arasında fiyat farkları oluşur...

Olayın özü şu.
Her sene cari açık veriyoruz.
Yani itahalatımız yani harcadığımız para, ihracatımız yani kazandığımız paradan fazla.
Bu şuna benziyor. Her ay 3 bin lira kar ederken, 4 bin lira harcama yapan bir bakkal gibiyiz.
Aradaki 1000 lira açığı kapatmak için borçlanıyoruz, dükkana ortak alıyoruz, dükkandaki atıl durumdaki buzdolabını satıyoruz...
Her ay zarar ederken bu dükkanın bir gün batacağı garanti...
Bir gün dükkanda satılacak bir şey kalmayacak, kimse borç vermeyecek, ortaklar paralarını alıp gidecekler...
O zaman bu dükkan batacak...

Memleketin hali de bu.
Her sene cari açık veriyoruz.
Bu cari açık nedeniyle borç stoğumuz artıyor, paramız değer kaybediyor...
Bir gün batacağız, o zaman dış güçlerin reise kumpas kurduğuna inanacak cahil kitleler şimdiden hazırlanıyor.
Kimse ya bizim gelirimiz giderimizden az demiyor...