Herkese Selamlar;
20 Yaşındayım. Burdaki bir çok büyüğümün gördüğü bir çok şeyi görmedim. Ben kendimi bildim bileli iktidar aynı partiydi. Lise 1. sınıftan beridir aktif olarak ticaret'e başladım. Bundan yaklaşık 1-2 ay önce yaşadığım bir ailevi meseleye kadar işlerim çok şükür iyidi(*). O meselede bir çok insanı istemeden mağdur ettim. Bir çoğuna ulaşıp gidersem de ulaşıp sıkıntısını gideremediğim insanlar oldu. Hayat, her şeyi yaşıyoruz. Her şey bir tecrübe.
Genç bir arkadaşınız, kardeşiniz olarak son 3 yıldır İstanbuldayım. Bir çok sektörle yazılım geliştirmede olduğum için çalıştım. Ülkenin genel durumuyla, felsefeyle veya ticaretle ilgili sohbetler edebileceğim onlarca insanla görüştüm. Yukardaki ben mesajı yazmaya başlamadan önce atılan tüm mesajları okudum. Genel olarak kendi bilgilerimle ufak bir değerlendirme yazmak istedim.
Öncelikle yakın bir zamanda Amsterdam'da bulundum. Yukarda bazı arkadaşların bahsettiği gibi "Biz nasıl yaşıyoruz ya?" oldum. İnsanların hareketleri, kültürleri, davranışları ve yaşantıları bizden farklıydı. Genel olarak fuhuş ve uyuşturucuyla anılan Amsterdamda, çoğunuzun bildiği bölgeler dışında(bu bölgelere gitmek için vakit ayırmamıştım.) hiç bir yerde herhangi bir ahlaksızlık veya kirlilik görmedim.
(*)Konudan fazla uzaklaşmadan geleyim işlerin durumuna. Çalıştığım sektörler ve işe yaklaşımım sebebiyle hemen hemen her işimi referansla alıyorum. İşlerim 2017 aralığa kadar ortalama seviyede azalarak devam etti. 2018 Ocaktan itibaren ise insanlar halen çağırıyordu ancak verdiğim fiyatlar eskisinden çok daha düşük(%30-%40) olmasına rağmen insanlar fiyatlardan ötürü kabul etmemeye başladılar. Şuanda ise bakım tutarlarından kazandığım paralar haricinde neredeyse hiç iş alamıyorum. Belirli işleyen sektörlere kendi çapımda ara ve aracı yazılımlar geliştirerek bu döngüyü kırsam da kalıcı çözümler için farklı şeylere yönelmem gerekiyor.
Benim hayatı sorgularken edindiğim acizane bilgi her şeyin zaman ve haz üzerine kurulu olduğu. Para size zamanı satın alma imkanı sağlıyor. Aslında her çabamız kendimiz veya bir başkası için zaman kazanma veya haz yaşamak için. Durum böyle olunca benim baktığım pencere geçim derdinden çok kalıcı çözüm üretilmemesiyle ilgili.
Dünyada katma değer para kazanıyor. Örnek vermek gerekirse, Türkiye'deki boş ekilebilir arazinin yüz ölçümü Hollandadan daha büyük ancak Hollanda dikey seralarda, topraksız tarım teknolojiyleriyle ürettiği ürünlerle Amerikadan sonra dünyanın en büyük tarım ihracatçısı. (ülkede esen rüzgar o kadar soğuk ki estiğinde her yerinizi kesiyor. Bitkilerin dayanabilmesi normal şartlarda neredeyse imkansız hele ki çilek gibi, karpuz gibi ürünlerin.) Türkiye ise tamamıyla olmasa da gerçekten boş sektörlere çok ciddi yatırımlar yaptı. Bu sektörlerin başında inşaat geliyor. İnşaat sektörü tabi ki de çok önemlidir, kazancı da çok ciddidir ama balondur. Sürekliliği yoktur. Tekrar edilebilirliği veya taklidi uzun dönemler ister.(1 evi 1 kez satarsınız. sonrasında sattığınız kişi de sadece 1 kez satabilir. Birim başı kâr yüksek olsa da birim başı maliyet de yüksektir.)