Ahlak dinin de üzerinde bir kavramdır. Her ahlak sahibi insan iyi bir insandır ama her din sahibi insan iyi bir insan değildir.
Kimin sözüydü tam hatırlayamıyorum ama şöyle bir söz vardı ve beni çok etkilemişti.
Ahlak sana ne emredilirse edilsin doğru olanı yapmaktır.
Din ise doğru olan ne olursa olsun sana emredileni yapmaktır.
Bir çocuğa namazdan, abdestten, oruçtan önce, saygıyı, sevgiyi, dürüstlüğü, iyi ahlakı öğretmek gerekir.
Dindar nesiller yetiştirmek için senelerce uğraştığınızda ortaya çıkan sonuç:
Allaha Peygambere Kitaba iman eden, namaz kılıp dini kitaplar okuyan, sonra sınav sorularını çalıp kendi cemaatini veren, tankla kendi insanının üzerinden geçen nesiller...
Öncelikle iyi ahlak, dürüstlük, saygı ve sevgi...
Bunlara sahip bir adamın hangi dine sahip olduğunu hiç umursamam bile...
Çünkü ticari hayatımda bir çok farklı inanca sahip adamla alışverişim oldu, beni en çok müslümanlar dolandırdı...
Bir dine sahip olmak hiç bir işe yaramaz eğer dürüstlük, saygı ve sevgi gibi erdemlere sahip değilseniz.
İyi verilmemiş din eğitimleri üzerinden dinin yetersiz olduğunu söylüyorsunuz. Bu şuna benziyor, falanca okulda falanca bölüm iyi eğitim vermiyor, o zaman hiçbir okulda o bölümü okumamak gerek zaten yetersiz. Bu doğru bir bakış açısı değil, kuşu öldü diye küçücük çocuğa baş sağlığına giden Peygamberin getirdiği "eşinden, ailenden başka bir kadına arkadaşça bile bakamazsın" diye herkesin anlayamayacağı yoğunlukta ahlak ve "anne babana öf bile diyemezsin" diye herkesin anlayamayacağı derecede saygı barındıran bir dinden bahsediyoruz. Bu dinin eğitimi iyi verildiği sürece ahlakta, saygı da, çocukta default var olacaktır. Bir ömür.