digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İnsanın 3 türlü zekası vardır. Bilişsel zeka, duyuşsal zeka, psikomotor zeka.

Bilişsel Zeka üst düzey zeka becerileridir. Yani ezberleme, analiz yapma, sentez yapma, problem çözme vs...

Psikomotor zeka vücut sinir kas koordinasyonu ile alakalıdır. Güzel yazı yazma, araba kullanma, güzel resim yapma, futbol oynama, masatenisi oynama gibi, vücudun sinir kas sisteminin motor hareket sistemini yöneten zekadır.

Bir de duyuşsal zeka denilen, duygu, davranış ve tutumlarımızı belirleyen bir zeka vardur. Bir partiyi sevmez, bir futbol kulübünü tutmak, çok çalışkan olmak, ya da kaytarmaktan zevk almak gibi...

Duyuşsal zeka bir durum, olay veya olguya karşı tutumumuzu belirler. Ve genelde çok erken yaşlarda oluşmaya başlar.
Duyuşsal zeka eğitimi çok zordur ve ne kadar erken başlanırsa o kadar başarılı olunur.
Bir adama analitik geometri öğretmek, her sabah yatağını toplamasını öğretmekten daha kolaydır.
Tutum ve davranışlarımız kaynaklarını fikirlerden ziyade duygulardan alır.
O yüzden yaşın ilerledikçe daha çok şey bilmen, daha olgunlaşman bir konu hakkındaki tutumunu değiştirmene neden olmaz.
Çocukken fenerbahçeli olmuşsundur ya da beşiktaşlı, şimdi Galatasaray süper kupa aldı diye gidip takımını değiştirmezsin.
Aynı şekilde kitap okumayarak büyüdüysen, kitaplara karşı tutumun fazla değişmez.
Bak Nihat Doğan'a, Survivor Turabi'ye... Ucuz felsefe ve aforizma ezberleyerek prim yapılabiliyor memlekette.
Adamlar evrenin sırrını çözmüş, ne gerek var o kadar kitap okuyup bildiklerinden bile şüphe eder hale gelmeye )))

İşin özü şu, biz hala yerleşik hayata tam olarak geçememiş, sözlü kültürü hakim olan ortadoğu kültürüyüz.
Eline mikrofon alıp sabaha kadar nutuk atan Cumhurbaşkanını dinlemeye bayılırız ama bu adam madem bu kadar çok şey biliyor neden bir kitap yazmadı diye sormayız.
Çünkü sözlü kültürün hakim olduğu yerde kitap okumak elbette rağbet görmez.
Forum webmaster forumu adamların yarısı herkez yazıyor. Çünkü dilini okuyarak değil, duyarak öğrenmişler...
Ben psikoloji okuyorum bu anlattığınız zeka türlerini biliyorum. Dediğiniz doğru olabilir fakat daha önce sözlü öğrenilmiş diye şimdi sözlü devam etmek gerekmez. Örnek verdiğiniz kişilerde iyiydi. Buda güzel bir bakış açısıydı hocam teşekkürler.

mehmetarik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu anketlere bakmamak lazım. Benim çevremde de kitap okumayan kişi hiç yok mesela. Ama öğrenci olmak, ders çalışmak vs kitap okumaya engel değil. Kitap okuma aileden edinilebilecek bir alışkanlık. Ben kitap okurum, çocuğum olursa o da okur. Ama annem babam hiç okumazdı, ben arkadaşlarımdan edindim bu kültürü. Nesil yenilendikçe kültür aktarımıyla bu davranışın değişeceğini düşünüyorum.
denizbabasi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Fantastik kitapları gereksiz diye nitelemek yanlış bir düşünce. İnsanların farklı zevkleri ve ilgi alanları olabilir.



Geçim sıkıntısı kitap okumamak için uydurulmuş bir bahane. Türkiye'de en çok dar gelirliler kitap alıyor. Bunu Can Yayınlarının sahibi açıklamıştı.





Size katılıyorum, zamanla bu davranışın değişeceğini düşünüyorum. Kitap fuarlarına günümüzde oldukça fazla ilgi oluyor. Bu alışkanlıklar zamanla iyileşecek gibi. Benimde ailemde kitap okuma kültürü yoktu. Bunu kendim kazandım.

Demekki isteyen herkes sonradan kitap okuyabilir şahsen benim ailemdede okuyan yok.

kuranyurdu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben o okumayanların yerine okuyorum bir noktadan sonra herkes kendinden sorumludur.Ben kendi paçamı kurtarabilirsem ne ala
Oda doğru her koyun kendi bacağından asılır. Fakat biz koyun değiliz. Ama okuyan kişi çoğaldıkça toplumsal olarak daha gelişim hızlı olacaktır.

EgemenPolat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Genel olarak en büyük sorun PARA, ikinci sorun toplumumuzu yaşam mücadelesi veriyor.

Toplumun büyük kısmı bir sonraki öğünde ne yiyeceğini düşünürken ileriye dönük yatırım yapması maalesef beklenemez.


Para konusunda bir çok dar gelirli kişi var. Yani hepimiz zengin değiliz. Kütüphaneler ücretsiz kitap okumak için verir. Ayrıca herkes çalışıyor diye okumayı es geçmek önemsiz gibi görünebilir. Fakat öyle değildir. Mesela kimin günde yarım saati boş değildir ki?