Değerlendirme süreci öğreticiye bağlıdır, öğretici ise yaptığı sınavın güvenirlik ve geçerliliğini arttırmak için belli başlı eklemeler yapabilir. Bilişsel becerilerin ölçüldüğü her değerlendirme yönteminde belli başlı hata kaynakları vardır ayrıca yapılan her değerlendirme şeklininde kendince avantajları ve dezavantajları mevcuttur.Örnek vermek gerekirse bir konu hakkındaki bilginin ölçülmesini en detaylı sağlayan yöntemlerden birisi klasik sınav-açık uçlu sorulardır. Şans faktörü düşüktür öğrenci sallayarak cevabı bulamaz fakat bununla birlikte soru sayısı az olduğu için bir konu hakkındaki belirli bir soru öğrencinin o konu hakkındaki bilgisini tamamen ölçemez ve az soru sayısı olan bir değerlendirmenin güvenirliği her zaman düşüktür.
Test yönteminde ise şans faktörü her ne kadar şık sayısına göre değişsede açık uçlu sorulara göre daha yüksektir ve test yöntemini uygulamak bir konu hakkında daha fazla soru sorma imkanını sağlayacağından güvenirlik konusunda daha iyi olacaktır.
Öğreticiniz test sistemindeki şans başarısını düşürecek bir yöntem uygulamış, bir konu hakkında kesin bir bilginiz yok ise sallayarak soruyu bilmeniz, değerlendirmeyi kötü anlamda etkileyeceğinden ölçme aracının güvenirliliğini düşürecektir.
Yukarda belittiklerimi uyguladıkları yöntemlerin normal koşullarda gayet mantıklı hareketler olduğunu söylemek için yazdım. Rahatsız olduğunuz durumun detaylarını bilemiyorum fakat bence bu durumda şikayetçi olmanız gereken şey, derslerin içeriği, anlatım şekli veya derste anlatılan ile değerlendirmede karşınıza çıkan soruların birbiri ile alakasız olması daha mantıklı olacaktır.
ortalığı karıştıracak güzel bir konu.hocam ne yapacaksın bizim görüşlerimizi ? bütler kalktığı sene hiçbir etkisini görmedim daha iyi çalıştım geçtim.Görüşümü merak ediyorsan geçme notu 75 olmalı ve üniversitelerin çoğu bölümü kapatılmalı.Muhtemelen eşit ağırlık yada sözel bölümsünüz.yarısındna fazlası kapatılmalı.görüşlerim bunlardır.Ha birde bütler kalkması iyi oldu.(bende üni öğrencisiyim) yani büt kalkması tabi sizin için kötü fakat olay aiyasete döner karışık.Ortalığın karışmasından zevk alıyorsanız gecenin konusu budur
Üniversitelerin bazı bölümlerinin kapatılması değil, bence doğrudan bir çok üniversitenin kapatılması görüşündeyim. Şu anda eğitim ile alakası olmayan birçok sözde "Üniversite" mevcut. Üniversite dediğimiz yer bilginin üretildiği yerdir, akademik araştırmalar yapılır sonuçlar çıkarılır, ortaya bir konu bir sorun hakkında tezler çıkarılır. Ülkemizdeki bir çok üniversitede bırakın bilginin üretilmesini, kendi branşının eğitimini bile doğru düzgün sağlayamayan çok fazla eğitmen mevcut. Üniversite açmak adına birsürü niteliksiz "ticari dükkanlar" açıldı buda sistemdeki eğitmenlerin kalitesini ve buna bağlı olarakta üniversitelerin kalitesini düşürdü. Üniversite sayısı fazla olunca üniversite okumakta kolay bir hale geldi ve şu anda üniversite okuyamamak neredeyse imkazsın bir hale dönüştü, bu olay ise üniversite okumuş insanın seçiciliğini tamamen yok etti. Şuanda öğrencilerin büyük çoğunluğu sırf üniversite diploması olmadan bir iş yapamaycağını düşündükleri için(ki büyük oranda haklılar) hayatlarının en verimli yıllarından 2-4 sene arası kaybediyorlar (Kaliteli bir eğitim alamayan, mahalle arası üniversitelerde okuyan öğrencilerden bahsediyorum). Bu süreçte kendini yapmak istediği işte geliştirebilirler, iş tecrübesi edinebilirler. Üniversite sayısının fazla olması, her ilde üniversite bulunması toplumumuzu geliştirme ve hatta eğitim seviyesini düşüren bir harekette bulundu.
Finlandiya'nın eğitim sistemi için boşuna "Less is More" demiyorlar.