Bir renk sevdasına kalp kırmaya, can yakmaya değmediğini yıllar geçince anlıyor insan..
Bundan uzun yıllar önce yani 90'lı yıllar ve sonrası 5-6 yıllık süreçte belinde yarım döner, senin bu gün Çarşı 'diye bildiğin oluşumun ilk yıllarında yer aldım. Cem, Çene, Optik, Yılmaz, Jaws, Parlak Serkan ve daha aklına kim geliyorsa eskilerden hepsi ile hem içerdeki hem dedeplasmanlara giden biri idim.. Evim de o dönem Fener Tribünü liderleri Dede İsmail ve Şükrü'nün mekan tuttuğu Kıbrıs parkının bir alt sokağında idi.. Sonra da zaten Caymaz ve tayfasının hakim olduğu Haznedar'a taşınmıştım.. Hatta o zamanlar Fener ve Galatasaray tribünlerinin hakim olduğu bahçelievler Ve bakırköy'de (Regatta, Galeria) belki de siyavuş paşalı Erdal'dan sonra en adı bilinen, her gün onu vuracağız, keseceğiz tehditleri alan ama semtte Beşiktaşlı olarak tek başına kafasına göre takılan biri idim.. Yani işi Her maçta da rakiplere ana avrat dümdüz tepe bayır küfür edenlerdenbiri idim o zamanlar.. Sonra iyice içe girince baktım karaborsa bilet piyasının nasıl yönetildiğini, yöneticilerin bizleri nasıl maşa gibi kullandığını gördüm.. Çevreme baktım ailemin çoğu Fenerli, sevdiğim insanlara baktım çoğu Galatasaraylı, Fenerli.. Ulan dedim kendi kendime bunlar için mi bu sevdiklerine küfür ediyorsun.. Ve içimdeki holiganizmi öldürdüm.
Dostum açık ve net hiç bir ideoloji bir candan daha değerli değil. Mevzu vatan ise orada ince ve hassas çizgiler var amma velakin bir takım sevdasına kalp kırılmaz, can yakılmaz bunu yapan kişi düpedüz cahil insandır. Bir takıma sevdalı olabilirsin ama şunu unutma rakipler olmasa bizde olmayız. Spor dostluktur, kardeşliktir..