bu sütçü amca için demiyorum genel olarak tarım ve hayvancılık ülkemizde geçmişe göre kötü duruma geldi.
hayvancılıkta ilerlememiz gerekirken tersine ithalat yapar olduk.
tarım konusu da allak bullak.
ileriye dönük büyük bir sıkıntı yaşanmaz inşallah
Ne yazık ki olması gereken bu. Toplumun ürün, hizmet ve ekonomik ihtiyaçları vatandaşların gerçekleştirdiği meslek ile elde edilir. Bugün çiftçiliğin bitmesinin nedeni ne yazık ki büyük oranda tarım ile uğraşan insanların yeni nesil bilimsel tarım şartlarını gerek akademik olarak karşılayamamalarından gerek bireysel olarak gereken profesyonel imkanları sağlayamamalarından kaynaklanmakta.
Bugün sebze ve meyve üretimi, iklim ve nüfus parametreleri itibarı bir nevi yazılım geliştirme ciddiyeti, disiplini ve akademik tecrübesi gerektirmektedir. Nasıl ki otomotiv endüstrisi geliştikçe akademik ve topluluk bazında profesyonelliği düşük olan sanayi çalışanlarının gelirleri düşüyor, iş imkanları daralıyorsa profesyonel kurumsal tarımın gelişmesi ile aynı şekilde çiftçilerde benzer sorunla karşılaşacaklardır. Ne yazık ki olması gerekende bu.
Bu bir nevi sorumluluklarını yerine getirmeyen özel doktorun veya kurumsal bir işletmenin veya küçük bir esnafın yapması gerekipte yapmadığı, yanlış yaptığı durum ve olaylardan ötürü gelirinin düşmesi durumudur.
Bunu donanımhaber'de bir konuda da belirttim. Çiftçilerimize saygım sonsuz. Fakat bu forumda oldukça tasarım ve yazılım uzmanı var. Bugün yazılım ve tasarım endüstrisinde yeni nesil standartları takip etmez, benimsemezseniz ne kadar iş yapabilir global ve yerel ekosistemde ne kadar başarı elde edebilirsiniz? Bugün benzer bir şekilde ülkemizdeki elektronik ürün satan mağazaların işlerini hatalı yapmalarından ötürü ürünleri geç ithal ettiklerini düşünün. Batı ve doğu ülkelerinde 2 yıl önce çıkan ürünün bugün ülkemiz piyasasına geldiğini düşünün. iPhone 8 yurt dışında mağazalarda yerini aldığında Türkiye'de iPhone 7'inin gelip neredeyse iPhone 8 ile aynı fiyatta satılması durumunda yazık ya perakende mağazıcılık ne durumda destek olmalıyız moduna girer miyiz?
Manevi ve maddi olarak yoruluyor olmak mutlak kazanç vaadi elde etmek demek değil. Ekonomik olarak bireysel başarısızlık elde etmek aynı aşk hayatında başarısızlık elde etmek gibi bir şey. Seni kimse sevmiyorsa gidip bürokratlara beni kimse sevmiyor bana yardım edin demezsin. Bu da aynı durum.
Dip not: Bu mesaj işsiz, uzmanlık alanı az olan ve sevgilisi olmayan bir kaybeden tarafından yazılmıştır.
Amca bir açıdan bu tavrı ile reklamını yaptı. Bir şekilde o borcunu artık yapılandırır. Keşke bu şekilde bir hamle üzerine değilde nasıl maliyetimi düşürebilirim ve nasıl ürünümün değerini somut ve soyut olarak yükseltebilirim şeklinde bir dizi çalışma sürdürseydi.
Köylerden şehirlere göç gibi, inşaat yatırımları gibi hamleler sanıldığı gibi bizim için yanlış hamleler değiller. Üstelik bu hamleler 40-50 yıllık süreçte tek taraflı alınan kararlarda değiller bu Türkiye toplumunun dünya ekosisteminde, ekonomisinde karşılayabileceği - sağlayabileceği yeni tablo olduğundan yatırımlar ve yaşam tarzı bu şekilde dönüşüme uğradı. Bu tek başımıza veya başkalarının bize dayattığı yanlış bir kararda değil. İnşaatları, spor müsabakası gibi izleyen bizim toplumumuzda aynı dikkati, toplumsal desteği ve parasal yatırımı yazılım, ses ürünleri veya sinema sektöründe yerel ve uluslararası piyasalarda benzer değerleri üretebileceğimizi düşündüğünüz alanlar varsa bu konuda çalışma yürütererek kanıtlayabilmeniz durumuna çok ciddi başarı elde edebileceğinizi söylemek isterim.
Bugün şehirlerde kurduğumuz kalabalık yaşam sayesinde belirli miktarda toprağımızın arsa değerinin yükselmesi ile beraber üzerine inşaat mühendislerimiz, şirketlerimiz ve diğer ülkelerin büyük inşaat şirketleri ile yapılan ortaklıklarla 1 milyon dolara satılabilen konut üretebiliyoruz. Senede bu fiyattan 100 konut satıldığını düşünelim. 100 milyon dolarlık ciroyu farklı alanlardan karşılayabilme olasılığımız, verimimiz ve bunu sağlayabilecek yeterli nitelikte eleman ve işletme - girişim sahibi olabilecek potansiyeldeki insan sayımızı düşünelim. Olasılıklar, parametreler ve yaşam tarzımız, beklentilerimiz aslında bizim bugün sahip olduğumuz konumu oluşturuyor. Bu aslında sadece son 50 yıl için değil önceki 50 yıl içinde ondan önceki 100 yıllar içinde geçerli bu tüm dünya için geçerli. Ürettiğin değer kadar değer elde edersin, üretme potansiyeli vaad ettiğin kadar yatırım çekersin.