Kardeşim ne süper gücü? Bunlar hep şakşakçılık başka bir şey değil. Halk açlıktan, sefaletten, borçtan kıvranıyor. Devlet büyükleri nasıl ki günü birlik siyaset yapıyor, halk olarak bizlerde günü birlik yaşamaya çalışıyoruz. Devlet büyükleri nasıl ki şöyle güçlüyüz, böyle dize getiriyoruz diyerek böbürlenip goygoy yapıyorsa, halk olarak bizlerde gösteriş manyağıyız. Son model telefonlar alınır. Ama en ucuz görüşme paketi, beleş internet peşinde koşarız. Son model araba alırız. Keyfi keder benzin koyup gezemeyiz. Sebebi belli...
Vatandaş zor bela hayatta kalıyorken, neyin süper gücü? Sokağa çıkıp ilk gördüğünüz adamı çevirip sorsan cebinde paran var mı? işin var mı? hayatından memnun musun? yaşam standartlarının ne kadar yüksek? her ay ne kadar para biriktirebiliyorsun? vs vs.. Bu soruları sorsan hiçbir cevap olumlu olmaz. Ama ne hikmetse siyasi bir soru sorsan, A parti, B parti, C parti farketmeksizin mangalda kül bırakmazlar.
Görende Türkiye'de yaşayan her bireyde ülkeyi yönetme potansiyeli var der. Hah işte zurnanın zort dediği yer burası. Evet, Türkiye'de devlet yöneticileri halk ağzıyla konuşursa, belirli bir üslup, davranış, hal ve hareket olmazsa vatandaşla devlet yöneticiliği arasında fark olmaz. Ağzı olan konuşur, herkes siyasal bilim ve uluslararası ilişkiler uzmanı olur. Nede olsa lügatlar tek bir ağızdan çıkıyor. İktidarından, muhalefetine kadar tek bir yerden yönlendirilme yapılıyor.