Bir gecede fakirleştirmeye çalıştıkları yok, kusura bakmayın ama 50 senedir fakirleşmeye ve muhtaç olmaya çalışan bir hükümetler silsilesinin sonucu bu. Yanlış anlaşılmasın bu hükümet ile ilgili de değil, taşıma su ile değirmen çevirmeye çalışıp reel olarak tek bir kişiye istihdam yaratmayan üç kağıt ekonomisinin sonucunda bu oluyor.
Türk Lirası'nın değer kaybetmesinin FED'in faiz oranlarını yüzde 25 arttırması ile ilgisi var elbette ama asıl sorunumuz geçtiğimiz haftaki kredi puanlarımızın düşmesi oldu. Bunun nedeni de kendi açıkladığımız cari açığımız. Artık saklanmaya gerek yok, herkes için gerek yok. Çünkü ekonomimiz saklanamayacak kadar küçük ve kırılgan, osuruktan yel almak diye bir tabirimiz var ki aynı bizim ekonomimiz malesef ve malesef bu kafayla uyanacağımız da yok.
Biz herşeyi hazırlaştırdıkça, bağımlı hale getirdikçe, vatandaşımızı çalışmadan hizmeti bedava bulmaya ittikçe bu konuma geliyoruz, burada bahsettiğim kamusal alanda elde edilenler değil elbette. Pasifize edilişimiz ve çalışma hayatından soğutulmamızdan bahsediyorum ki bu işin sonu kötü.
Geçen sene temmuz ayında ekonomist bir arkadaşımla konuşurken 2018 eylülde dolar 7 lira olabilir dediğinde gülmüştüm, hatta 2014'te kredi faizleri bir daha bu seviyeye inemez yakındır 1.5'ları görür demişti. İşini bilen ekonomistler gerçekten doğru yorumlar yapıyorlar ama biz suni ekonomik planlarla, üç beş habere takılıp gidiyoruz malesef.
artan çarı acık konusuna ek olarak sıcak para kesildimi bu borclar nasıl dönecek...dünki dost bugün düşman olabiliyor ..dün dündür bugün bugündür..