GökTuğ adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sözüm meclisten dışarı olmakla beraber "yaygın anksiyette bozlukluk" moda gibi hemen teşhis konmakta, dr olarak adlandırılan bazı şahıslarda malasef hemen ilaca başvurmakta. Bu tür ilacları reçetesiz olarak da alabiliyorsunuz malasef yine. Hareketli çocuğa hemen conserta ya da ritalin başlayalım diyen psikayayrist zımbırtısı. Bu tür ilaçların çoğu başlangıç dönemde genel anlamda "MAL" yapmakta. İşin doğrusu prozac,efexor,cipralex,lustral,paxil vb ve eş değerleri bunlar dereyi geçene kadar yardımcı ya sonrası. İnanın sonrası yok. Bu sizin elinizde. Burda bazı arkadaşların sırf dine muhalefetlik yapmak adına alay ettiği maneviyatta bir yöntemdir. İstersen deist ol,budist ol ona yönel kime ne.Bu da bir yöntemdir. Ama ilacı savunma! Hemen ilaç yazan dr'dan bir şey beklenmiyor. Bu mu bilim? Sanırım bilim omasa gerek. Ülkemizde ciddi anlamda bilinçsiz,geresiz antibiyotik ve antideprasan ilacı kullanımı ve de en önemlisi yazımı var. dikaktli olmakta fayda var her açıdan.
Ayrı bir parantez bu ilaçlarla şifa bulanları da gördüm. Sağlık sektörüne yakınlığımdan dolayı diyeyim her gün karşılaşıyorum. Prozac denk geldiği için yazıyorum ciddi anlamda takıntılı bir müşterimin şuan prozac sayesinde az çok normalde dönme çabasında. Ama o da biliyor ki, kafayı uyuşturmasa onu dinleyecek ne kimse var ne de psikoloğa verecek parası. En yakın çıkış yolu ilaç işte..
Allah şifa versin,nazicane -illa kullancaksan- üste bahsettiğim gibi dereyi geçene kadar dayan sonrasında kullanmama yoluna geç...
"yaygın anksiyete bozukluğu" ve diğer psikolojik durumların görülme oranı yaşadığımız dönemde pozitif ivmeli bir şekilde artış gösteriyor. Hızlı yaşam tarzı, fast-food tüketim, geçim sıkıntıları ve en önemlisi teknolojinin (web 2.0) bu denli gelişmesi ve yaygınlaşması. Özümüzden doğadan uzaklaşmak, kalabalık şehirler ve git gide kirlenen hava diğer nedenler arasında. Panik atak, sosyal fobi ve okb anksiyete bozukluğu içerisinde incelenen hastalıklar. Bir de depresyon gibi duygudurum bozuklukları var. Kısacası nevrotik süreçler işin konuşursak, birçok kişi bu semptomları hafif derecedeyken (daha işin başındayken) önemsemiyor, görmezden geliyor. Ne zaman yaşam kalitesinde ciddi bir düşüş oluyor (orta-ağır derece) o zaman yardım arıyor, doktora gidiyor. Bu süreçte artık direkt psikologa gitmek etkili olmuyor. Önce ilaçlı tedavi ile hastanın az da olsa rahatlaması lazım. Sonrasında kesin ve kalıcı çözüm için psikoterapi.