clpxl10 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Adamdaki lükse bak. 8-9 saat çalışıyormuş da akşamları eve gidince 3-4 saat ayırabiliyormuş. Ah canım kıyamam.

Ben 48 saatte 36-38 saat çalışıyorum. eve gitmem, dinlenmem duş almam 2 günde toplam 10 saat. Sürekli bu döngü devam ediyor.

Hafta sonum ise ayda sadece 2 pazar. diğer hafta sonları da çalışmak zorundayız.

Daha komiği ne biliyor musun? Devlet memuruyuz birde. Devletin bize reva gördüğü çalışma şartları bu yani.

Bazen şükretmeyi bilmek lazım.
Açtığım konuyu tekrardan okumanı öneririm Allah kolaylık versin bu arada



EgemenPolat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yaptığınız işi sevmiyor olabilirsiniz.

Ben yıllardır günde 14-18 saat arası pc başında çalışıyorum, hafta sonu YOK, bayram YOK, doğum günü YOK, gece gündüz fark etmiyor, hangi saat uyanıksam pc başı.

Neredeyse iş görüşmeleri dışında başka hiç bir insan ile görüşmüyorum bile. Çekirdek aile dışında kalan akrabalarımın neye benzediğini unuttum

Mühim olan yaptığınız işi sevmekten geçiyor.

Ben çok keyif alıyorum.
Ne mutlu sana hocam, yoğun bir hayatın varken bile keyif alabiliyorsan sen yerini bulmuşsun



KSyapim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Lokasyon İstanbul olarak gözüküyor sorun belkide burdadır.
10 bin kazansan 10 bin yersin 2 bin kazansan 2 bin yersin sistem bu şekilde oluşturulmuş çünkü belirli bir uç sınır yok. Tabi hal böyle olunca elde bişey kalmayınca şehirde eziyet olunca insan sorgulayabilir.
Et yiyosun ne eti belli değil, peynir market peyniri, zeytin ayakkabı boyası var mı yok mu düşünceler. (Sıradan insanlar için konuşuyorum parası çok olup araştırıp alanlardan değil)
Ama Karadenizin az nüfuslu biyerinde yaşarsın istanbullunun organik diye 50 tl verdiği şeyi dalından koparır 5 tl ye alırsın.
İstanbulda güvenlikli sitede oturmak için verdiğin kiranın 4 te 1 ine güvenli bir şehirde mahallede oturursun(Ülkede her geçen gün bu azalıyor ama neyse)
Demem o ki belkide lokasyon değiştirmelisin. Belkide oraya ait değilsin. Misal ben AVM ye girince sinir küpü oluyorum genelde birileri gidiyor diye mecburen gidiyorum. İçtikleri çay desen çay değil. Ama Sinopta deniz kenarında sıradan biyerde çayımı söyleyip insanların stressiz hayatlarına bakınca rahatlıyorum.
Bak mesela metro istasyonuna git binmeden söyle bir bak etrafa bi yarım saat tek bir yerden bak. İnsanların nasıl robotlaşmış şekilde hareket ettiklerini göreceksin. İnsanların ''bununla gitmiyim yürüyerek gideyim hem doğanın güzelliklerini seyrederim'' falan deme şansı yok.
Üniversite için istanbula giden arkadaşlarımın davranışları değişti doğdukları yeri ''ayy orası mı köy beee'' şeklinde görüyolar. Napıyonuz istanbulda diyorum cevaplar avmden ileri geçmiyor. Yine bunlar arasında çalışanlar var instagramda iş çıkışı ellerinde starbucks kahveleri ile fotolar atıyolar ama eve varmaları 2 saat sürüyor. Şu büyük şehircilik olayından vazgeçmemiz ve kendimize ait olan yeri bulmamız lazım diye düşünüyorum.
Ben mesela hep bana soranlara derim ya Sinop ya Çanakkale başka biyerde ne olursa olsun yaşamam diye. Çünkü oralarda yaptığım işten zevk alıyorum hayatımdan memnunum.
Lokasyon önerimi düşünebilirsin.
Aynen öyle bizi robotlaşmaya zorluyorlar. Lokasyon fikri hep kafamda var ama benim için çok radikal bir karar hocam. Belirsizlikle korkutabiliyor insanı.. Ama bulunduğum yerden ve düzenden kesinlikle haz etmediğim doğrudur. Gel gör ki lokasyon da değişse orda da ister istemez robotlaşıyorsun.. Bilgisayar mühendisiyim ben hocam kalabalık olmayan bir yere yerleşmek için oldukça geniş kitleye sahip olman lazım. Bunu neden söylüyorum bir şekilde geçinmen lazım ya hani evden yapıcaksın işlerini hadi bunu hallettik diyelim yine aynı ki..
Buraya yazan arkadaşımız gibi sanırım bu dünyaya ait hissetmiyorum kendimi çünkü ne yaparsan yap bir anlamı olmuyor. Çalış geçin mirasını senden sonraki nesle aktar. Anlamsız bir anlamı yok.. Bana kalan bir miras yoktu ben oluşturmaya çalışıyorum. Benden sonraki nesil de bunu yapabilir. Sonu yok bunun herşeyi bir anda bıraksan hayatın şartları seni sömürür.. Gerçi hoş şuan da sömürüyor ama farklı şartlarda..
Bazen düşünüyorum büyük bir projedeki deneyin bir parçalarından ibaretiz Ya da dünyevi herşeyi unutup bundan sonraki yaşam için burda gereksiz düzeni çekiyoruz muhabbetine de girilebilir. Kısaca DENEY yada SINANMA



tashift00 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Para arttıkça konfor artıyor. Genel olarak konforun artması mutluluk ile paralel değil. Eğer çok daha düşük maaşla idare edebileceğinizi düşünüyorsanız farklı bir iş bakabilirsiniz. Ama dediklerinizde haklısınız. Hepimiz modern köleleriz, hatta diplomalı eşekler!
Tebessüm ettirdin hocam. Benim betimlememi bir tık ileriye götürmüşsün hoşuma gitti



Lİ0N adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
2 abim Sabah 6 akşam 6 kadar inşaatta Demir kes bağla taşı Kışın soğuk ıslak Yazın Sıcak haftanın her günü iş varsa her günü gidilir. Yömüye de günlük 100 Tl
Halinize şükredin bence.
Kısa zamanda da onlar için bir çiflik projesi var hayata geçirmeyi planlıyorum.
Yani bu tarz yorumlar niye yapılıyor anlamıyorum. Yazımda da belirttiğim gibi halime şükrediyorum hocam gerçekten. Kimseyi gücendirme gibi bir derdim de yok. Elbetteki benden de çok daha iyi ve çok daha kötü durumda (durumdan kastım yaşam şartı) olan milyonlarca insan var. Anlatmak istediğim olay yaşanan farklı zorluklar değil. Bu bulunduğumuz "düzen". Umarım abin o çiftlik projesini gerçekleştirir ve rahat eder