malpy adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam dediklerinize kısmen katılıyorum. Ama şu yurt dışına çıkmadan yabancı dil tam manasıyla öğrenilmez olayına karşıyım. Tabiki çok ama çok faydası olacaktır, süreci inanılmaz hızlandıracaktır ama olmazsa olmaz diye birşey yok bence. Üniversite yıllarımda Mersin'de uluslararası bir öğrenci kampına katılmıştım. 1 haftalık bir tatil, genelde türk öğrenciler vardı bir de yugoslav bir grup. Adamlar ana dili gibi ingilizce konuşuyorlar ve aksanları inanılmaz derecede amerikaliya benziyordu.sohbet sırasında (tabi ki ingilizce bilen arkadaşların yardımıyla) sordum kaç kere amerika'ya gittiniz diye? adamlar hiç gitmedik dedi. sonra kamp içinde bir form doldurmamız gerekiyordu, adamlar biz ingilizce dolduramayız dediler. Çünkü ingilizce yazmayı bilmiyorlardı. Kendilerine güvenmiyorlardı, sorduk tabi nedir bu olay diye, ben konuşuyorum ama kelimelerin çoğunun yazılışını bilmiyorum, biz ingilizceyi ve rusçayı film izliyerek öğrendik dediler. yani sadece duyarak. Ve gramer falan adamlarda hiç yok. adamlar konuşmayı öğrenmeden gramer mi öğreneceğiz dediler. Sonra konuşmayı öğrendikten sonrada gramer olayını sallamışlar Sadece bir kaç tanesi kariyer hedefi için gramer öğrenmiş. Bir başka tanıdığım da ana dili gibi ingilizce konuşur cümle içinde bundan sonra niye bu kelimeyi kullandın hangi kurala göre yaptın dediğimde, bilmiyorum ama bu şekilde olması gerektiğini biliyorum derdi. Ha bu arada konumda bahsettim ölçülebilir hedeflerim şunlardır diye. Kabul ediyorum zor bir hedef fakat ulaşılmayacak bir hedef değil bence ki hedefin de zor olması gerekir zaten, ulaşılabilirliği olduğu sürece. Yoksa 3 yılda ingilizce öğreneceğim diye bir hedef koymak bana çok mantıklı gelmiyor. İnsanın hedeferi ne kadar yüksek ve vadesi ne kadar kısa olursa o hedef üzerinde ilerlemesi o kadar kolay olur ve hedef 100% gerçekleşmese bile bu kısa vadede gerçekleştirdiği kısım yanına kar kalır. Benim bakış açım bu tabiki, bu kişiden kişiye değişiklik gösterbilir.
Bu arada konuma yorum yaparak ve fikirlerinizi paylaşarak bana destek verdiğiniz için de teşekkür ederim. Süreç zor, yapamazsın diyen çok desteklerinize ihtiyacım hepsinden çok
i love r10
Hocam amaç bir dili konuşabilmek mi yoksa bir dili öğrenebilmek mi?
Bahsettiğin yugoslav grup senin kadar ingilizce bilen biri için hayranlık uyandırabilir.
Ama gerçekten ingilizce bildiğini iddia eden biri için, ingilizce gibi kolay bir dili bilip yazamamak utanç kaynağıdır.
Bu forumdaki adamların %90 ana dilini bilmiyorlar, ana dilinde yazamıyorlar. Forumun %90 herkez yazıyor. Ben bu tarz adamlarla ticarete girmiyorum. Dilini bilmeyen adam işini hiç bilmez. Çünkü okumadan kulaktan dolma öğrenerek geçmiş hayatı.


Ben hiç ingilizce konuşulan bir ülkede bulunmadım. Ama ingilizceden başka iletişim olanağına sahip olmadığım yüzlerce arkadaşım oldu. Bu insanlarla ingilizceden başka bir dilde iletişim kurma ihtimalim yoktu. Yani o dil tek yol ise öğreniyorsun. İkinci bir yol varsa her zaman kaytarıyorsun. Şanslıydım bizim zamanımızda Anadolu Liseleri ilkokul 5 ten sonra orta 1 den önce ingilizce hazırlık ile başlardı. 11 yaşında öğrendim ingilizceyi ve 12 yaşında ilk ingilizce şiirimi yazdım. Hayatım boyunca da hiç Türkçe şiir yazamadım, ergenlik hayatım boyunca annem şiirlerimi okuyamasın diye hep ingilizce şiir yazdım. Ve bir çok ingiliz arkadaşım şiirlerime hayran olmuştur. Ama bugün ingilizce öğrenseydim şiir yazabilir miydim şüpheliyim.


Rusça okuyup yazabiliyorum. Bir ilkokul çocuğu gibi hatalar yapıyorum, Rusça Türkçe kadar fonetik bir dil değil. Ve aslında 3 farklı alfabe kullanıyorlar sayabiliriz. Standart alfabe gazete ve internette gördüğün harfler, el yazısı ve bazı harflerin değişik olduğu italik alfabe. Ben el yazısı öğrenmemiştim kendi kendime öğrenirken. Şimdi acısını çekiyorum. Biri elime bir not tutuşturduğunda okuyamıyorum. el yazısı ile yazamayan adama cahil muamelesi yapıyolar. Türkçe bile el yazısı yazmayan 20 senedir klavye kullanan ben, alıştırma kitabı aldım Rusça el yazısı çalışıyorum. Çünkü amacın kurtarabilecek kadar, kotarabilecek kadar değil, adam gibi olmalı.

Hepsinden öteye. Kendi kendine öğrenme çabaları daha maliyetlidir. Çünkü en pahalı şey hayatta ZAMAN. Kurslara, okula gitmemizin sebebi bu yolun daha efektif olması. Belirli bir bilgi kümesini, hiyerarşik olarak düzenlenmiş şekilde doğru taktikler ile öğrenetirler kurlarda veya okulda. Senin kendi kendine 2 senede öğreneceğin bilgisayar programlama dilini, ben sana 3 ayda öğretebilirim. Çünkü ben o 2 senelik bilginin nasıl organize edilmesi gerektiğini biliyorum, sen bilmiyorsun. Kendi kendine tırmalayarak öğrenmek kalıcıdır ancak süreç maliyeti uzundur.
Sana tavsiyem seviyene uygun bir kursa yazılman ve her gün 30 dakika kursta öğrendiklerini tekrar etmen ve memrise gibi bir uygulama ile kelime ezberlemeye çalışman. Bak şimdi bana bir mobil uygulama için ilham da vermiş oldun. Teşekkür ederim )))