Baris13 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Osmanlı zamanında kayıtlar aynı zaman da fotoğraflar çekilerek tutulurdu. Tahtı boş bırakmamak adına her yere gidemeyen abdülhamid , gidemediğ yerlerden fotoğraf ve bilgileri toplatır ve gerekli zamanda incelenmek üzere saklatırdı. Yani bir bilgi kütüphanesi gibi düşünün.

İstediği bilgiye istediği zaman görsel ve yazılı olarak ulaştığı bir kütüphane.

Peki google ne ?

İstediğiniz bilgiye istediğiniz zaman ulaşabildiğiniz bir açık arama motoru değil mi ?

Yazıyı iyi okuyun ve anlatılmak istenen kelimeleri anlamayıp, cahilliğiniz ile birleştirip “aynen uzaya da biz çıktık” gibi komik ve gülünç duruma düşecek cümleler yazıp kendizi rezil etmeyin.

Tabii ki google’ın kurucusu abdülhamid han değildir. Ne hikmetse her konuda ironi de üstüne tanımayan halkımız bu konuda yazılanları birebir gerçek algılamış.

Yazık, aşağılama kompleksinden kurtulamadınız.
dediğiniz durumu anlatmak istiyorsa bile bir tarih profesörü tarafından yapılan yanlış bir yorumdur. Çünkü dediğiniz istihbarattır. Tarihi ise çok daha eskilere dayanmaktadır. Eğer dediğiniz işlem kütüphane oluşturmak bilgi depolamak ise yine daha eskidir. Her türlü yanlış bilgi vermiş kişi. Araştırma yapmayıp kendi kafanıza göre yorumlayıp insanlara cahil damgası yapıştıracağınıza keşke Abdülhamid'in icat ettiği Google'a iki kelime araştırma yapıp yazsaydınız. Böylece "kendi cahilliğiniz ile yorumlayarak" güşşünç duruma düşecek ve kendizi rezil edecek yorum yapmazdınız.
Yine de şöyle yardımcı olim tekrar açıp okumak yerine yorum yapmamanız adına:
-İlk istihbarat teşkilatı bilindiği ve kaynaklara dayanan duruma göre İngiltere Kraliçesi 1 Elizabeth tarafından 1500 lü yıllarda kurulmuştur. Fakat resmi olmayan kaynaklara göre daha öncelerinde Çin ve Göktürkler arasında da istihbarat denilen bir olayın olduğu söyleniyor.
-İlk kütüphane ise Asurlular dönemine dayanmakta.

Sizce bu durumda Abdülhamit Han neyi keşfetmiş? Yoksa istihbarat üzerinden toplanan bilgileri toplamayı mı keşfetmiş? İstihbarat bilgileri okunduktan sonra yakılıyormuymuş öncesinde? Hadi inanmak istedikleriniz ile sizi yalnız bırakıyorum. Size doğruyu gösterdim. Devamına ilerleyip ilerlememek sizin elinizde.