Neymaro adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yıllardır İngilizce'nin içinde biri olarak :" 6 ayın sonunda herhangi bir sinema filmini ya da diziyi altyazısız olarak anlayabilme, bilimsel olmayan bir makaleyi okuyup anlayabilme, ve günlük ingilizce konuşabilme."
bu seviyeye gelmek için yeterli olabileceğinizi düşünmüyorum. Çünkü o kadar çok kelime ve kalıp var ki; 6 ayda altyazısız anlayayım, makaleyi okuyayım gibi bir seviye bence zor.
Eğer 6 ay içerisinde bu seviyeye gelmezseniz hevesiniz kırılır. Ancak 6 ay sonra konuşur hale gelirsiniz. Derdinizi anlatırsınız, artık cümle yapısını kavrarsınız. Aksanlara çalışırsınız. Sonrasında ( bikaç yıl ) artık bir filmi izleyeyim, bir diziyi izleyeyimde anlayayım olur.
Çünkü :
Öğreneceğiniz : I have to go.
Duyacaklarınız :
Gotta go.
Need to go.I've gotta go. Going. Leaving.

Dizilerde grammer olmadığı için bu biraz daha zor. Makalelere gelirsek; onlarda da biraz daha üst seviye ( normale göre) .
Yardıma ihtiyacınız olduğunda bana ulaşabilirsiniz.
İyi çalışmalar.
Öncelikle yardım teklifiniz ve samimiyetiniz için çok teşekkür ederim. aslında dediklerinize kısmen katılıyorum, ama koyduğum hedefin çok uç ve ulaşılması imkansız olmadığını düşünüyorum ki öyle düşünsem böyle bir hedef koymam çok akıllıca olmazdı. Benim de yapılabilirlik adına tabi ki tutar dallarım var. bu arada aksan çalışmayacağım. konuşayım, anlayım ve yazmayı az çok becerebileyim bana yeter. nedeni ise uluslararası bir firma da elektrik şantiyesinde iş güvenliği uzmanlığı yaptığım zamanda ana yüklenici Çin'den bir firmaydı ve adamlar berbat bir aksan ile konuşuyorlardı. ve daha çok örnekler yaşadım bunun gibi, onlara sordurdum tercüman ile, aksanları niye böyle diye. adamların ortak cevabı ben amerikalı ya da ingiliz değilim ki o aksanla konuşayım sanırım aksan olayına biz çok takılıyoruz. kelimeleri illa aksanlı çıkarmak için. adamların umurunda değil.



missaydogdu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
4'ncü sınıfta da lisede de Simple Present Tense işlendiği için uzun süre İngilizce görülse bile öğrenilmiyor. Müfredat bir bütün değil Bu arada 6 ayda Türkiye'de öğrenmeniz mümkün değil. Eğer giriş seviyesindeyseniz çok iyi bir şekilde çalışmayla İntermediate seviyesine zor geleceğinizi düşünüyorum.(Büyük ihtimal pre-intermadiate'ın ortalarında olursunuz) Çalışma evresinde başarılar diliyorum. Bu arada benim seviye Upper ama altyazısız zor anlıyorum. Olabildiğince ana dili İngilizce olan kişilerle muhattap olmanızı tavsiye ederim.
Teşekkürler



digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Öncelikle dünyanın diğer ülkelerinde de ingilizce bilme durumu bizden çok farklı değil Hollandayı falan saymazsak. Adamların dilleri bir birine akraba, o yüzden bizden daha kolay öğrenmeleri çok doğal. İngilizce, Almanca, Fransızca ve Rusça (flemenkçeyi saymıyorum bile) bizim arapça ve farsça ile yaşadığımız durum söz konusu. Bir birlerinden çok fazla kelime almışlar ve latin kökenli kelimeler var. O yüzden kelime öğrenirken ve dilin yapısı itibarı ile kolay öğreniyorlar. Biz farklı bir dail ailesinden olduğumuz için bize daha zor.

Bir bebek gibi öğrenemezsin. Bir çocuk öğreniyorsa ben neden öğrenemeyeyim mantığı yanlıştır. Eğitim bilimlerinde temel bir kavram vardır. Kritik dönem. Yaş ilerledikçe dil öğrenmek zorlaşır. Çünkü bazı yeteneklere belirli yaşlarda sahibiz. 5 yaşında bir çocuk soyut kavramları anlayamaz. Çünkü beyninin soyut zeka alanı gelişmemiştir. 40 yaşındaki ortalama bir adam da birden çok dili ana dili gibi öğrenip aynı anda konuşamaz (eğer doğuştan gelen süper yetenekli bir beyin değilse). Genelde çocukluk yaşlarında dil öğrenmediysen, yeni dili ne kadar ana dilin kadar konuşmaya başlarsan eski dil o kadar bozulmaya başlar. Örnek sonradan Amerikaya yerleşip Türkçesi bozulan adamlar... Çünkü beynin dil ile ilgili alanlarının gelişimi tamamlandıktan sonra bu alanı eğitmek yaş ilerledikçe daha da zorlaşır. Çocuklarınıza ne yapın ne edin 10 yaşına kadar bir den çok dil öğretin. Ana dili gibi akıcı konuşmasına gerek yok. Farklı dilleri duysun. Farklı cümle kalıplarını anlasın. Farklı dillerde zaman kullanımını, ismin hallerinin farklı olduğunu kavrasın yeter. Beyindeki nöron bağlarını, dilin hareket kabiliyetini, o yaşta kurdunuz mu, o yaşlarda farklı dillerin fonetiğini melodisini duyduysa ileride o dillere çok hakim olabilir.
Gelelim senin hedefine. Eğer hiç bilmiyorsan ya da çok az biliyorsan 6 ayda altyazısız filmi tamamen anlama hayal. %60-70 anlayabilirsin. Konuyu anlayabilirsin. Ama mesela bir komedi filmindeki esprilerin yarısını kaçırırsın. Bir dili öğrenmenin tek yolu var. O dili konuşmak zorunda kalmak. Seni Moskovaya yalnız bırakalım 6 ayda Rusça konuşur günlük yaşamını idame ettirir hale gelirsin. Çünkü konuşamazsan aç kalırsın. Ama sana İstanbul'da 6 sene Rusça kursu versek aynı düzeye anca gelirsin belki. Çünkü artık yaşıyoruz. Öğrenci değiliz. Hayatımızın tek amacı dil öğrenmek değil. İşini gücünü bırakıp 6 ay günde 6-8 saat İngilizce çalışırsan bahsettiğin seviyelere gelebilirsin. Ama Hepimiz biliyoruz ki bunu yapmayacaksın. Arkadaşınla ingilizce konuşurken sıkıştın mı araya Türkçe katacaksın. KPSS'ye hazırlanıp çok iyi puan alan arkadaşlarım var. Yurt dışına çıktığımızda far görmüş tavşan gibi kalıyorlar.
İngilizce biliyorum. Almanca ve Rusça'yı da günlük hayatı sürdürecek, alışveriş yapıp, çok derin olmasa da sohbet edecek kadar biliyorum. Ve şunu söyleyebilirim ki İngilizce'nin dünya dili olmasının tek nedeni İngiliz sömürgeciliği değil. İngilizce'nin çok kolay bir dil olması. Temel 3 zaman ve ismin halleri İngilizce'de çok kolay. Kalanı kelime ezberlemek.
Önemli olan kendine hedef koymak değil. O hedefe gidecek kısa ve orta vadeli doğru planları taktikleri belirlemek ve bu yolda disiplin ve irade ile ilerlemek. Yoksa benim her pazartesi diyete başlayıp çarşamba bozduğum gibi sonuca ulaşamayacaksın.
Öncelikle bu detaylı cevabınız ve önerileriniz için çok teşekkür ederim. Tabi ki öylesine bir hedef koymadım. ve asla ulaşılmayacak da bir hedef olmadığını düşünüyorum. evet kabul ediyorum gerçekten çok zor bir hedef, ama başaracağıma inanıyorum. 100% olmasa, 70%-80% bile gerçekleşse bir sonra ki 6 aylık hedefime ulaşmam çok daha kolay olacak. ayrıca mesajınızın sonlarına doğru siz de belirtmişsiniz ki ;
'' Ve şunu söyleyebilirim ki İngilizce'nin dünya dili olmasının tek nedeni İngiliz sömürgeciliği değil. İngilizce'nin çok kolay bir dil olması. Temel 3 zaman ve ismin halleri İngilizce'de çok kolay. Kalanı kelime ezberlemek.''
Gerçekten de dediğiniz gibi. işin zor kısmı aslında kelime ezberlemek.