Karadeniz anlatılmaz ki...
Sinopluyum ve bu ülkenin her toprağını ayrı ayrı severim ancak memleketime ayrı bir aşkım var.
İnsanların yurtdışına gidip "şöyle bi şelale var görmeniz lazım" demesinden sonra bizde zaten olduğunu bilmek, dört mevsimi ayrı ayrı yaşayabilmek, deniz manzarasının bir lüks değil kaçınılmaz bir durum olması ve bunlar gibi daha bir sürü sebep.
Tabi bunlar olmasada severdim bilemiyorum benimki biraz sebepsiz aşk gibi.
Birde tabiki şehir olarak bakarsak günümüzde bir çok şehire göre iş alanı hariç her açıdan daha avantajlı. Trafik ışıkları yoktur çünkü gerekte yoktur, korna sesi duymazsınız pek fazla insanlar sakindir, içene neden içiyosun camiye gidene neden gidiyorsun demez kimse, bir kafeye gittiğin zaman 60 lı yaşları geçmiş amcaların eline çayını birasını simitini artık herneyse alıp kitap okuduklarını her gün görebiliyorsun ve bu mutluluk veriyor insana.
Malesef günümüzde genel olarak herşeyin kötüye gitmesinden etkilenmiyor değil tabiki etkileniyor ancak minimum seviyede.
Karadenizle ilgili konuşmak gerekirse doğa güzelliği bakımından bakarsak dünyada Türkiye ne ise Türkiye'de Karadeniz odur yani eşsizdir.
Sizleri bilmem ama ekmek parası kavgası için İstanbula gitmeyi düşünmüyorum. Sonuna kadar direnmek gerek diye düşünüyorum. Birde şu var tabi İstanbulda 5 bin lira alsan buradaki 2 bin liralık kadar yaşayamazsın. Yediğin et dana mı bilmiyorsun, oturduğun ev aynı beton ama 5 kat kira veriyorsun. Ne artısı var AVM oda lazım değil kendi adıma konuşmak gerekirse.
Yüzeysel düşünmüş olabilirim ancak şahsi düşüncem budur.
Son olarak yanlış anlaşılmak istemem ama öğrencilik zamanında gittiğim yerde 5 yıl boyunca kapımı çalıp bir kişide "Evladım siz öğrencisiniz yapamazsınız alın şunu yiyin" yada "Evladım mubarek gün şunu dağıtıyoruz buyrun" demedi ancak bizim orda mahalleye öğrenci gelmesin evde yapılanları götürmekten ben bıkmıştım valla Bana denk gelmiştir büyük ihtimal ama insanıda iyidir yani