İşte sıkıntı tam burada başlıyor,
Bizim insanımız isyan etmiyor diye, vur kafasına vur vur vur, istediğin kadar ez hakkına gir.
Nede olsa susuyor, susmanın da bir limiti olmalı.
Bir de anlamadığım, halkın parasıyla birileri sefa sürerken, halk nasıl şükür edebiliyor?
Çok şükür Allahım, benim ve çocuğumun hatta doğmamış torunumun parasıyla xxx kişiler sefa içerisinde yaşarken biz yoksulluktan kırılıyoruz, Allahım benden daha fazla al onlara ver, ver ki daha da iyi yaşasınlar, benim ve ailemin hiç bir değeri yok, bizler bir böcekten bile daha değersiziz önemli olan xxx kişiler onlar yaşasın yeter Allahım çok şükür xxx kişileri yaşıyorlar...
Halk bunu nasıl kabul ediyor?
Bir insan nankörde olmamalı ama bizim insanımızdaki şükretmek kavramını doğru bulmuyorum, şükretmenin arkasına sığınıp daha fazlasını istemiyorlar, dolayısıyla çalışmıyorlar, hırs yapmıyorlar.
Kişilik meselesi tabi ki, kimisinin hedefleri vizyonu hayalleri kendisiyle kavgası vardır, kimisinin yoktur ot gelir saman gider.
Şükretmek güzel iyi bir şey değildir, diğer insanların sizi kullanmasına izin vermiş olursunuz.
Güzel bir noktaya değinmişsiniz. Bizim insanımızın problemi aslında toplumun bilinç altında yatmaktadır. Bir çocuk doğup kendini bilmeye başladığı andan itibaren bilinç altına çok yüksek dozda az ile yetinme ve daha fazlasını değilde daha azını düşünme enjekte edilir. Aile büyükleri, komşular, dostlar, eğiticimler vs. toplumun her kesimi seni kendinden daha iyileriyle değilde daha kötüleriyle imtihan eder. Sen daha iyisi olmak için çabalamamalısın, senden daha kötü olanı düşünüp elinde bulunan yarım ekmeğe şükretmelisin çünkü bak yan tarafta ki çocuk çeyrek ekmekle idare ediyor ama diğer tarafta tam ekmek yiyeni görmen yasak ve ona özenmek çok kötü bir durum çünkü bu ahlaksızlıktır. Şimdi ben buradan olayı biraz daha derine indirgerim ama bu defa da yine büyük tepkilerle karşılaşırım. Ne zaman bu tür konularda bir tartışma ortamı açmak istesem ya hakarete maruz kalıyorum ya da konudan banlanıyorum. Bizim milletin ve forumun yöneticilerinin de anlamadığı şey şu; bizler bir konuyu çözmek veya çözüm üretmek istiyorsak önce konu üzerinde derinlemesine tartışmalıyız. Konu üzerinde doğru düzgün tartışmadan yüzeysel şekilde konuyu geçiştirirsek o zaman bir adım dahi ilerlememiz mümkün değil. Bizim milletimiz şükür, ahlak gibi kelimelerin arka planını düşünmek yerine görünen yüzünü alıp hayatında uygulamayı tercih ediyor. Ve bu böyle devam ettikçe de diğer ülkede seninle aynı işi yapan adamın neden 3000 Euro asgari ücret aldığını anlayamayacağız.