Öncelikle ölücü nedir onu tanımlamak istiyorum:
Ölücüler meslek olarak tarihi bir geçmişe sahiptir. Genelde mezarları açıp, ölünün üstünde ya da ölüyle gömülü ne varsa çaldıkları için mezarcılar olarak da anılırlar. Tarihi bu kimliklerinden kurtulan ölücüler, çağın getirdiği kolaylıklardan faydalanıp, arazi arazi dolaşmak yerine, piyasa ortamına uyum sağlamışlardır. Peki ölücüler nasıl çalışırlar?
Genel toplanma alanları ikinci el satış yerleri ve siteleridir.
Ölücü, gözüne kestirdiği bir malı normal fiyatına veya ucuza almak istemez, fiyatı öldürüp yağma düzeyinde fayda sağlamaya çalışır. Bu şekilde tatmin olur ve kendini iyi hisseder. Pazarlıktan hiç hoşlanmaz. Son olur fiyatından hiç hazzetmezler. Onlar yazılana değil, kendi ölücü zihinlerinden olan fiyata yoğunlaşmışlardır.
100 tl son olur fiyatı yazdığınız, kesin satış fiyatı verilmiş bir ilana gelen, genel ölücü mesajları ise şu şekildedir:
"Abi bunun yenisi 20 lira, sana 30 vereyim sat bana.
"Bilader para çıkışmıyor, 20 ye anlaşalım.
"Arkadaşım bunu bu fiyata satamazsın. Piyasası bu değil. 30 vereyim bitirelim işi.
"Dostum bunda şu şu şu sorunlar var. 40 yapalım, bak iyi günümdeyim yoksa 20 verirdim!
..
..
R10 ortamında da ölücüler oldukça yaygın durumdadırlar. Ölücülerin olmadığı bir ikinci el pazarı, deli olmayan düğüne benzer, hayatımıza renk katarlar. Ölücülükten kurtulanları ise pazarlık nedir nasıl yapılır hususunu zor da olsa zamanla öğrenirler.
Ülkemizdeki en organize ölücüler oluşumu ise "donanımhaber ölücüleri"dir. Haklarında destanlar bile yazılmıştır: Bakınız.
Ne dersiniz? Siz de bir ölücü müsünüz?