Özel bir ambulans firmasında çalışıyordum, gece saatleri 4-4:30 arası idi ve araçta Kızıltoprak FNGden aldığımız, Şişli FNGye doğru yola çıkardığımız yaşlı bir teyze vardı.
15 Temmuz Şehitler köprüsünden Avrupa Yakasına geçtiğimizde Beşiktaş sapağında bir kaza meydana geldi, kim olduğu bilinmeyen bir jip; sapağın ortasında emniyet şeridinde motorun üzerinde duran polise çarptı.. Polis hareket halinde olmadığı için kaskı ya da diğer koruyucu ekipmanlarını takmamış, araç arkadan yğksek hızda çarpınca polis memurumuz bariyere doğru havalandı. Havada bir tur attıktan sonra kafası bariyere saplandı, vücudu boynundan döndü ve aşağı sarktı. Tepe üstü bariyere takılı kaldı. Hepsi 1-2 saniye içerisinde gerçekleşti.
Oradan geçen tek ambulans olduğumuz için durduk. Araçta hasta olmasına rağmen.. Ve o saatler benim en kötü/kontrolsüz saatlerimdi. Yarım saat öncesinde uykudan uyanmış, zihni henüz açılmamış ama siren sesinin verdiği nahoşluk, manzaranın verdiği sakinlik ile çıkmıştım yola.
Gencecik bir insan, nişanlısı ile aynı gün aynı bölgede nöbetçilermiş, nişanlısı ve tüm ekip arkadaşları geldi. Etrafımda belki 30 belki 50 polis ve amansızca çalan siren sesleri birikti. O an uyanarak kendime geldim, etrafıma baktım bir de önüme baktım. Şehit olmuş yatıyordu.