Yurtdışında 5 ay yaşadım, bir çok ülke gezdim, 2 ay sonra tekrar en az 1 yıl kalmak üzere Macaristan'a taşınıyorum. 9 yıldır ailemden ayrı yaşıyorum, tabiri caizse köksüz oldum sayılabilir. Şimdi geleyim yurtdışında yaşama fikri konusuna, bende buruk bir his var baştan söyleyim, yazım hevesinizi kırabilir o yüzden şimdiden bırakabilirsiniz. Kendi yaşıtlarım gerçekten çok hevesli yurtdışında yaşamaya, özgürlüğe, gece hayatının renkliliğine vesaire... Bunlar görünen güzel taraflar tabiki hatta Almanya, İskandinav ülkelerine giderseniz, o alacağınız maaşlar tadından yenmez ama kazın ayağı öyle olmuyor işte herşey bu şekilde yaşama, para değil bana göre... Kendi dilinizi konuşamıyorsunuz, adeta dilinizi konuşmayı özlüyorsunuz, çok güzel ingilizce konuşabilirsiniz bu karşının umrunda fakat iç vicdanınızın umrunda olmuyor. Sürekli yakın arkadaşlarınızla, geçmişle anılarınız canlanıyor kafanızda, keşke şu burda olsa da bir bardak çay içip iki lafın belini kırsak diyorsunuz. Ha diyebilirsiniz bulunduğum yerde de Türkler var onlarla arkadaşlık kurarım, sizi bilmem naçizane yaşadığım tecrübelerime dayanarak söylüyorum benim yurtdışında tanıştığım Türkler pek karakterli değildi, belki de benim şansıma öyle denk geldi. Hatta şöyle bile düşündüm ulan nerde kıyıda köşede dolandırmaya meyilli, sözünün eri olmayan adam var buraya gelmiş! Neyse bu başka bir konu, bir diğer mevzu vatan özlemi, toprak özlemi belki ben aşırı milliyetçi olabilirim sizi bilemem ama 5 ay ayrı kaldım, ama geri döndüğümde gözlerim doldu inanın o toprağı öpenler var ya uçaktan iner inmez onlara gülerdim, o duyguyu çok iyi anladım. Üçüncü konu insanların umursamazlığı, hani özgürlük istiyorsunuz ya etrafta öpüşn çiftler, istediğinizi yapabilme duygusu, işte o her koşulda iyi olmuyor. Mesela Türkiye'de yaşadığım yerde bir kadına toplum içinde laf atamazsınız, atarsanız ağzınıza ederler. O iş yurtdışında öyle yürümüyor işte kimsenin umru olmuyor. Diyelim bir kavga var Türkiye'de mutlaka olaya müdahil olan, ayırmaya, sakinleştirmeye çalışan birileri olur, orda kimse karışmıyor. Gözümün önünde bir kadın tokatlandı, metroda pizza kuyruğunda çok saçma bir sebep yüzünden, ben hiç birşey anlamadım kız arkadaşım anlattı, kendi dillerinde konuşuyolardı çünkü ve kimse kılını kıpırdatmadı bunlar olurken. Sonradan kız arkadaşım anlatınca kadının haklı olduğunu anladım, şimdi düşünün atm kuyruğundasınız ve adamın biri haksız yere kadınla tartışıp kadına okkalı bir tokat indiriyor(Eşi filan değil, gerçi eşi olsa kaç yazar) ne yapardınız? Halkın tepkisi ne olurdu? Orda kimsenin umru olmuyor? Kusura bakmayında bana bu kadar özgürlük yeter ben almayayım bu özgürlüğü yani... Siz sanıyorsunuz ki herşey gelişmiş hastanaler, devlet daireleri felan. İnanın özellikle benim bulunduğum ülke sağlık konusunda bizden 15-20 yıl geride... Bir devlet dairesine gidiyorsunuz, işiniz hallolması için 4-5 saatinizin olması gerekiyor inanın abartmıyorum. İş yerinizden izin almanız gerekiyor, ve iş yerinizde 4-5 saat süreceğini bildiği için kimse size aa valililiğe mi gidiyorsun neden 1 gün izin istedin diye sormuyor? Koyun gibi bekliyorsunuz sıralarda, millet canı isterse iş yapıyor bizim memurların gözünü sevim( bizim memurlarıda pek sevmem işini hakkıyla yapanlar hariç) ha sonra Türk Devlet dairelerinde olduğu gibi kavga edemiyorsunuz kardeşim noluyor ya neden bu sıra ilerlemiyor diye homurdanamıyorsunuz. Dil bilmiyorsunuz yada dil bilseniz bile kusura bakmayın ama siz bir "mülteci"siniz. Çok yazmışım belki daha sonra devam ederim