Eskisi gibi kolay değil. Çürük almazsın hemen. Önce 6 ay sonra 3 ay sonra da 1 ay attılar askere gelen arkadaşı. En sonuncusunda birliğine git ordan al dediler çürüğü. Bizim 1-1.5 ay askerliğimiz vardı çocuk çıktı geldi. 2 haftalıkken ayrılmıştı bizden. Biz bitirecektik çocuk daha yeni gelmişti. O da şişmanlıktan değil zayıflıktan çürük aldı. Görseniz resmen botun içine ekmişler gibi duruyordu. Hatta

tarlalarda korkuluk olurya aynen öyleydi. Biz hangarda kalıyorduk gündüzleri yerimiz ordaydı. Çocuk komutanların olduğu çay ocağına girmeye korkuyordu. Dedim eğer birde alamazsa çürüğü sıfırdan başlayacak askerliğe. Allah dan aldı da gitti bizden önce
Onun ki de ne şans ise taburda ki en rahat bölüğe düştü ama o kadar ısrar ettik yine de gitti çürük aldı. Tabii çürüğe başvurmadan önce belli değildi bölüğü ama zaten bir şey yapmıyorduk. Yat, kalk, marş oku ye iç. Buna da sormuşlar zayıfsın gitmek istiyormusun diye bu da evet demiş. Bir geldi 2 hafta zor dayandı. Acaba askerliği ne zannettiyse? Ben 28 yaşında olmama rağmen şikayet etmiyordum halimden düşünün ama adam 20 yaşında gocunuyordu.
Velhasıl onlarca vukuat

(Soner bçvş az kahrımı çekmedi), onlarca unutkanlık, onlarca asalak adamla giriştiği kavga ve tartışmalara rağmen hayatımın en güzel günleri olarak görüyorum o günleri. Her ne kadar devrelerimin hiç biri ne beni ne birbirlerini aramasa da (kankamın aramaması çok koydu) yine de özledim be askerliği. Daha dün gibi hangardan koğuşa yürürken inşallah en kısa zamanda eve gideceğim dediğim günler. En çok dakomutanımı özlüyorum. Giderken öyle bir sarıldı ki. Kaç gün gideceksin ne yapacağız biz diye sayıkladı. Kendi gözleri de doldu benimki de doldu. Yeri geldiğinde köstürürdü kendi deyimiyle ağzımıza ....

bir parmak bal çalardı ama yine de iyi adamdı.
Bakale ya iki satır yazayım dedim döktürdüm durduk yere

