Hayatımda 1 kere bindim oda balayında. Binmeden önce günlerce araştırma yaptım genel tavsiyeler sakız ve çizgiroman oldu. Uçağa geçip oturunca ne sakız nede roman aklıma geldi. Sıkıntılı bir bekleyiş oluyor. Piste çıkması sıra beklemesi falan insanın kalbini yerinden çıkartıcak kadar çarptırıyor. Ben hareket edince hemen kalkıcak zannetmiştim gözlerimi kapatmıştım yaklaşık 15 dakka sonra açtığımda hala aynı yerdeydik. Hızlanırken heryer titriyor. Ben gözlerimi kapatıp arkama yaslanmıştım ilk kalkış yine bi heycan o düşme hissi geçince açtım gözlerimi baktım sadece ben kasmısım kendimi herkez kafasına göre takılıyor. Tırmanma bitince aşağı bile baktım uçakta ayaklarım yere bastığını düşünüp rahatlattım kendimi. Bide uçakta 15-16 yaşındaki ergenleri görünce dahada rahatladım onlar bile korkmuyo sana ne oluyo diye. Tırmanma bitince zaten rahatlıyosun çizgi roman okudum okudum havada zaten 30- 35 dk bile gitmeden inişe hazırlanıyoruz diye anons geldi sakız sanırım burada devreye giriyor kulaklar basınç yaptığı için agrı oluyor sakız bunu engelliyor. Kemerleri tekrar takıp alçalmaya başlıyorsun. En beğendiğim kısım alçalma yükseklik korkumu hep dışarı bakarak bastırdım. Yere inince alkış esleri duyduğumda şaşırmıştım sonradan araştırdım her uçakta oluyormuş pilotu alkışlama falan. Hiç bişey yokmuş diyceksin inice. Ama biz burda ne dersek diyelim ilk bindiğindeki o heycan hiç bi şekilde geçmez. Dönüşte zaten aklına bile gelmicek korku ve heycan. Güzel bişey havayolu taşımacılığı. Şimdiden hayırlı yolculuklar