Ödülü oylama üsülü yaptıkları sürece büyük balık küçük balığı yer. Barış Özcan gibi muhteşem içerikler çıkartan birisi ne yazık ki Minecraft'ın önüne geçemiyor. Buda onun değil bizim ayıbımız.
Barış Özcan videolarına bakıyorum şahsen ben hiç beğenmiyorum. Örnek bir videosunu izledim çocuğuna 1 yılda 1000 tane kitap okutmuş. Bana göre çocuk çocukken çocukluğunu yaşamalı. 1000 tane çocuk kitabı diyecek olanlar olacaktır, bana göre 1000 tane kitap okuması ile bu çocuğun eline telefon verip Enes Batur'u izlemesi arasında fark yok. Biz sokaklarda arkadaşlarımızla parkta top oynayarak, kum kazarak, kavga ederek, evimizde doğum günümüzü gösterişsiz şekilde bir pasta ile kutlamayla büyüdük. En değerli aldığım doğum günü hediyesi, mahalle arkadaşlarımın küçücük sakızı top büyüklüğünde olana kadar gazeteye sarıp verdiği hediyeydi. Demek istediğim herkesin dünyası farklı, her çocuk farklı ve her nesil farklı. Enes Batur'u şimdiki çocuklar seviyor olabilir, bizim zamanımızda olsa belki biz de sevecektik? Şimdiki çocuklara tsubasa oyununu verin bakalım oynuyorlar mı? Biz o oyundaki gol olduğundaki tsubasanın hareketlerini Japonca olup anlamamamıza rağmen seviyorduk. Bundaki mantık ne peki? Sözün özü zaman değişiyor, ben bile çoğu teknolojiyi yakalayamıyorum artık. Dünya çok garip bi hal aldı bugün varız yarın yokuz. 2 saat önce lise arkadaşımın intihar ettiğini internetten okudum, babasının ise eşimin doktoru olduğunu yeni öğrendim. Bunların hepsini teknoloji sayesinde öğrendim.
uzun yazdım gece geç saatler oldu. Anlaşılmayan yerler olabilir ama durum bundan ibaret bana göre. Teknolojiyi ve insanları kontrol edemeyiz.