Paritelerdeki hareket sadece enflasyonla doğru orantılı değildir, spekülatif değişkenler kırılgan ekonomiye sahip ülkelerde ( örneğin Türkiye ) çok daha baskıcıdır, Türkçe mealini söyleyelim ; Gündemi takip edin.

EK: Tayyip Erdoğan'ın dünkü söyleminde iş adamlarının sermayelerini yurt dışına taşıdıklarından dem vurdu acaba neden ..? ve bu söylem nasıl bir baskı yaratır ? Merkez bankası müdahaleleri ve faiz artırımları ile frenlenmeye çalışılan pariteler ne kadar daha bu dirence dayanır, bunları analiz etmenizde fayda var sadece enflasyonist baskı hesabı ile değerlendirilecek argumanlar sizi yanıltır arkadaşlar.

ÖZET : USD TL bağıntısı sonuçta arz talep dengesidir ve sermaye ürkektir hemen kaçar, büyük sermayelerin yurt dışına taşınma eğilimine girdiği günler yaşıyoruz ve usd için talep yükseliyor ( Erdoğan'ın serzenişidir ) enflasyonla bir alakası yok zaten Resesyon ( Durgun ) bir Ekonomideyiz

SONUÇ : Gidişin kötü olduğunu ölçeklendirmek için benim gibi İktisatçı olmaya gerek yok ama köklü yükselişe de izin vereceklerini sanmıyorum ( en azından merkez bankası kanının son damlasına kadar yani döviz rezervelerinin son damlasına kadar mücadele edecektir ), ama bu arada borsacıların ayı tuzağı diye nitelendirdikleri ani yükseliş ve eski pozisyona düşüş trendleri yaşanmaya devam edecektir. En kötü senaryo ise devalüasyondur o da uzak ihtimal (en azından 2019 seçimlerine kadar yaşanmaz. )