Eğitimden yeterince haberdar değiliz arkadaşlar.
Eğitim sadece kitapla defterle yapılan bir iş değildir.
Kalıcı izli davranış değişikliğidir eğitimin tanımı.
Bunun için okulda gerçek hayata yakın aktiviteler tasarlanması gerekmektedir.
Hep ezberci eğitim sisteminden şikayet ederdik.
Bu aktiviteler, maskeler, çalışmalar, etkinlikler ezberci eğitim olmasın, aktiviteler ile gerçek yaşam deneyimleri ile öğrenim sağlansın diye yapılıyor.
Yani çocuklarınız daha iyi öğrensin öğrendiğini unutmasın diye.
İngilizce dersinde bir deyimi anlamamıştım. Hoca bana bir kütüphaneye git bu deyimle ilgili şarkı film şiir ne varsa bul getir dedi.
Bu benim için bana verilen bir ceza gibiydi.
Babamla ingiliz kültüre gidip tonlarca film ve şarkı ve kitap taramıştım hafta sonunda.
Google yoktu, toplam 12 saatim vardı. Yarım yamalak ingilizcemle yardım istedim.
Sadece o deyimi öğrenmemiştim, o yarım ingilizceyle de olsa ingilizlerle anlaşabilmemin özgüvenini sağlamıştım.
Bu memur olan babama hem yol parası hem öğlen yemek parası olarak maliyet getirmişti.
Ama ben öğrenmiştim. Siz o verdiğiniz 10 liradan ziyade karşılığında yeterince eğitim alıp alamadığınıza bakmanız lazım.
O gün bana ceza verdiğim hocam hala facebook'umda ekli. Ve en saygı duyduğum insanların başında geliyor.
Bazı öğretmenler idealistçe sizin çocuğunuzu eğitmeye çalışırken sanki bütün öğretmenler kötü insanlarmış davranmayın.
O 10 lirayı verecek gücünüz de yoksa gerekli mercilere başvurup yardım isteyin.
Çünkü çocuklar sadece kitabı okuyarak öğretmeni dinleyerek öğrenmezler.
Bu çocukları yazması, çizmesi, kesmesi, biçmesi, oynaması lazım.
Yani bu çocuklar okulda bir hayat yaşamalılar. Ve bu hayatın tümünü devlet karşılamıyor.