Bizim zamanımız da para yoktu, dayak vardı.
Öğretmenimizin canı sıkıldığı zaman döverdi. Bayağı kalın tahta cetveller olurdu onunla parmaklarımızı birleştirip piramit haline getirip öyle vururdu, kulaklarımızdan tutup tahtaya vururdu. Çok şükür yemediğimiz dayak şekli kalmadı(!)
Bir gün sınıf arkadaşımız annesine demiş, adam geldi hocayı azarladı müdürü azarladı naptı bayağı kızdı şikayet edeceğini söyledi. Çocuğu müdürle öğretmen çağırdı odaya tekrar dövdüler bir daha şikayet etmeyeceksin diye, çocuğuz işte ilkokul 3-4 aklımız da yetmiyor.
Beni (hatta bizim dönemi) okuldan soğutan tüm öğretmenlerimiz ALLAH bin türlü BELASINI versin!