Yapay zeka tam anlamıyla çalışmaya başlarsa bu insanlığın sonu olacaktır elbette.
İnsan evrimi çok yavaş. Onbinlerce senedir kendimizi 2 kat akıllı hale getiremedik.
Hala 5000 sene önce yaşayan insanlardan daha akıllı değiliz.
Ama geometrik olarak bilgisayar sistemlerimizi daha akıllı hale getirebiliyoruz.
Kuantum bilgisayarlara geçildiğinde işlemci boyutları hücresel hatta moleküler boyutlarda tasarlanmaya başlandığında yapay zeka bizim sınırlı beyin kapasitemizi aşmış olacak.
Belirli bir noktadan sonra bize ihtiyaç duymadan kendi kodunu değiştirme ve kendi evrimini sürdürme yeteneği kazanacak.
Çünkü biz beynimizin hacmini büyüterek daha zeki hale gelemiyoruz ama yapay zekanın işlemcisi büyüyebilir, daha çok işlemci ile çalışabilir kendini büyütebilir.
Doğada her türün bir yaşam süresi vardır.
İnsanların sahneyi yapay zekaya bırakması, biyokimyasal yaşamdan elektro manyetik yaşama geçiştir.
Bugüne kadar kıyamet senaryoları hep biyokimyasal reaksiyonumuzu devam ettiremeyeceğimiz koşulları kasteder.
Yani su olmazsa biyokimyasal reaksiyon olmaz, sıcaklık çok artarsa, çok azalırsa biyokimyasal reaksiyon olmaz, oksijen olmazsa biyokimyasal reaksiyon olmaz.
Oysa yapay zeka elektromanyetik bir yapı olacağı için fiziki koşullardaki değişime daha fazla tölerans sahibi olacak.
Yüzlerce derece ısıda, oksijensiz uzayda, suya ihtiyaç duymadan hayatta kalabilir yapay zekalar.
Evrenin her yerine dağılabilir. Kendini dondurabilir, kendini enerji ile besleyecek milyonlarca yıl yetecek nükleer piller yapabilir.
Yani biyokimyasal yaşamdan elektromanyetik yaşama geçiş aslında kaçınılmazdır.
Çünkü bunu yapmazsak bizim kısıtlı biyokimyasal bedenlerimiz değişen şartlara uyum sağlayamayacak ve yok olacaktır.
Elbette elektromanyetik yaşam formlarının da manyetik koşullara karşı hassasiyetleri olacaktır.
Ama onlar da bizim yaptığımız sıçrama benzeri başka bir sıçrama yaparak kendilerinden sonra gelecek farklı bir yaşam formuna dönüşebilirler.