Selamun Aleykum @ebubekir; kardeşim. Öncelikle @HOPE; kardeşimizin anlatmak istediğini kısaca yorumlamak istiyorum;

Yapılan iş ve emek ortada kimse buna saygısızlık yapamaz bu konuda haklısın. @HOPE; kardeşimin yaklaşım tarzı biraz farklı olmuş. Kısaca bende birşeyler eklemek istiyorum,

Sen Allah rızası için bir iş yapıyorsun, emek harcıyorsun eyvallah Allah kabul etsin. Bu yaptığım işten sevap kazanayim derken, bir anlık bir çocuğun günaha işlemesini vesile olabilirsin. Burada çok ince bir ayrıntı var aslında. Adsense reklamlarında ne yazık ki uygunsuz, müstehcen içerikler çıkmakta, her ne kadar kısıtlanabilir olsa da bunu tam anlamıyla önüne gecemiyorsunuz.

Sizin videoları izlerken karşına çıkan bir reklama tıklayıp, başka sitelere girip sizin vesileniz ile günaha sürükleyebilirsiniz. Burada bunu belirtmek isterim. Bunun bir çok örneği mevcuttur, dilersen burada paylaşabilirim sizinle.

İkinci bir husus, bir mesajında 'Kur'an-ı Kerim'in Tefsirini yazacak kadar bilgim var', Alim olduğunuzu bilmiyordum maşallah ne diyim. Bu kadar basit olmasa gerek kardeşim. Senin o bilgiye sahip olabilmen için yıllarını, ömrünü vermen lazım. Medrese de dizlerini çürütmen lazım.

Sahabe efendilerimiz olsun, bu zamana kadar yaşamış büyük âlimler zaatlar olsun, Kur'an-ı Kerim'i insanlara anlatırken, tefsirini yapmaya çalışırken dilleri dönmüyormuş, sesleri titremeye başlıyormuş, acaba yanlış birsey söylerim de Allah'ın bize emrettiği emirleri karşı tarafa yanlış aktarırım diye. Sen neyden bahsediyorsun acaba?

Madem bu kadar kendine güvenen birisin, her 4 hak mezhepte çalgılı aletlerin haram olduğunu bilmiyor musunuz? İlahi ve mevlid okumak ibadettir ancak, Adına "tasavvuf müziği" de dense, çalgının her çeşidi haramdır.

Müfessirler Enam suresinin 70. âyetini, (Dinlerini [şarkı ile, musiki ile] oyun ve eğlence haline sokanlardan uzak dur) şeklinde tefsir etmişlerdir.

Madem Âlimsin kardeşim, aç Kur'an-ı Kerim'i bak! Enam süresi 70. Âyet.

Kur’an-ı kerimi tam olarak yalnız Resulullah efendimiz anlamıştır. Çünkü muhatabı Odur. Kur’an Ona gelmiştir. Ondan başkası tam olarak anlayamaz. Onun için Allahü teâlâ buyuruyor ki:
(İnsanlara açıkla diye Kur’anı sana indirdik.) [Nahl 44]

Açıklamak, âyet-i kerimeleri, başka kelimelerle ve başka suretle anlatmak demektir. Bırakın bizleri, ümmetin âlimleri de, âyetleri anlayabilselerdi ve kapalı olanları açıklayabilselerdi, Allahü teâlâ Peygamberine, sana vahy olunanları tebliğ et der, açıklamasını emretmezdi.

Eshab-ı kiram, ana dilleri Arapça olduğu halde, bazı âyetleri anlayamayıp, Peygamber efendimize sorarlardı. Resulullah, Kur’an-ı kerimin tefsirini Eshabına bildirmiştir. Eshab-ı kiramın bildirdiğinden başka türlü söyleyenler, dalalete, hatta küfre düşer. Tefsir, yoruma değil, nakle dayanır.

Sen bit kadar Arapçanlamı tefsirini yapmaya kalkışıyorsun. Senin söyleyeceğin en ufak bir hata nelere yol açabilir biliyor musun?

(Aklın alamayacağı şeyi söylemek, fitneye sebep olabilir.) [İbni Asakir]

Bu yüzden kardeşim, dikkat et. Ben hafızım, benim şöyle Arapcam var, ben şunları şunları biliyorum dediğin an sen zaten hiç birşeysin.

Peygamberler tarihine, geçmişte yaşamış alim zaatlarin hayatını oku bakalım, hangisi bu şekilde kendisiyle övünmüş.

Geç bu işleri, ayrıca yaptığın videolar caiz değildir, biraz araştır bakalım Âlim Hocam. Allah sırrına Mazhar olmayı nasip etsin. Hey Allahım ya,

Vesselam.