yuri1907 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Herkesin mesajını tek tek okudum önerileri dikkate alacağım. Ben hayatımda her zaman kendi isteklerimi yapmak istemişimdir başkalarına göre hareket etmek bana göre değil çünkü eğer yapmassam ileri de olumsuz bir durum ile karşılaştığımda bu sefer ailemi suçlarım buna eminim yaşamak istediğim hayata engel oldukları için. Sevdiğim insan ile onlar yaşamayacak ben günün 24 saati beraber olacağım ve bu benim aşık olduğum çok sevdiğim birisi olmasını istiyorum. Kaderim de böyle bir olay da yaşamak varmış kısmet böyle bir şey sanırım. Ben ne sevdiğimden ne de ailemden vazgeçeceğim kendi hayatımı kurup aileme de yakın olacağım şuan bu düşüncedeyim ve bundan vazgeçmeyeceğim. Ailem ne kadar bu konuda ( Babam özellikle ) ısrarcı olursa olsun insan kendi hayatını kendisi karar verebilmeli.bu arada hemen evlenmeyi düşünmüyoruz ,sadece o niyet ile ailemle tanıştırdım.
kendimi aileme karşı anlatabileceğim çok güzel örnekler verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. onlara düzgün bir şekilde açıklayıp yanımda olmalarını isteyeceğim olmazlarsa yapacak bir şey yok o zaman ben kendi bildiğimi yapacağım. Allah hakkımızda Hayırlısını versin..
Bak kardeşim sana çok açık bir kaç şey yazacağım. Yaşım nereedeyse 30 ve yaklaşık 2 yıllık evliyim... Konuyu düzenlemişsin ama içerikleriden anladığım kadarı ile sana, senin yaşadıklarına çok yakın olaylara şahit olan biri olarak yazacağım. Kardeşim öncelikle aile çok ama çok önemlidir. Senin ailen de karşı tarafın ailesi de. O yüzden aileleri bir kenara bırakamazsın. Gördüğüm kadarı ile zaten bu düşüncede değilsin. Şimdi daha önemli bir kaç noktaya değineyim. Bak kardşeim, insanlar evliliği sevgililik gibi zannediyor. Onunla uyumak, romantik şeyler yaşamak vs gibi görüyor. Oysa evlilik hiç de öyle zannedildiği gibi bir şey değil. Evlilik başlı başına cinselliktir. Çok açık konuşuyorum ama bu böyledir. Nikahın manası zaten cinsel olarak eşlerin birbirinden faydalanma akdidir. Şimdi sevdiğin için aşık olduğun için ne kadar yok desen de sende toz pembe olaylar var. İnkar etsen de var. Olacak da. Lakin farkına varman gereken şu: Kendini iyi bir sorguya çek. Sen dışarıdan duyacağın laflarla etkilenen biri misin ? Ben özeleştiri yapacak olursam öyleyim. Çevremden birisi eşim ile ilgili canımın sıkılacağı bir davranış söylese ne kadar yapmayayım desem de bunu eşime yansıtırım. Hele ki başlarda doğrudan kızardım. Yani gayet insani olaylarda bile insan eşine kötü veya davranılş sergileyebiliyorsa evlilik/cinsellik konusundaki laflarda ne kadar ileri gidebilir açıkası çok iyi tahmin edebiliyorum....
Baldızım 26 yaşında. Eşi ile boşandıç Eşi 32-33 yaşında idi. Sonra bir tanıdık ile görüşmeye başladılar. Çocuk da baldızım ile yaşıt. İstemeye geldiklerinde de kayınbiraderim şunu dedi açık açık: Dul bir insanla evlenmek çok zor. Bu çocuk daha hiç evlenmemiş. Bunlar öyle kolay şeyler değil. Hazmı zor, düşüncesi zor şeyler. Öyle seviyorum aşığım başımın tacı demekle olacak şeyler değil dedi. Ki öyle de... Velhasıl kelam. Aradan zaman geçti. Aileler yapamazsınız, biz istemiyoruz dediği halde bunlar evlendi. Aradan daha 10 gün geçti kavgaları başladı. Kadını evden kovmalar falan. Sonrasında ben telli duvaklı gelin alacağım demeye başladı. Daha sonra da işin en üst noktalarına gelip cinsel noktaya vurup hiç evlenmemiş bir kız alacağım demeler başladı. Evkendmeden önöce ailesini bile karşısına almış adam, kimseye en ufak laf ettirmeyen adam; evlendikten sonra yoldan geçenin bile lafına kulak asmaya başladı. Zoruna gitmeye başladı. Hazmedememeye başladı. Neden ? Çünkü bir erkek istediğine ulaşınca işin rengi değişir. Her gün kavgalar oldu. 3 ay içinde de boşandılar. Her günleri ayrı bir zindan oldu. Ama sorunca evlenmeden önce ben onsuz yaşayamamlar durmadan sürprizler hediyeler vs neler neler. Dışarıdan gören sırılsıklam aşıklar derdi. Velhasıl kelam bu işler öyle basit değil kardeşim. Toz pembe göründüğü gibi değil. Çocuğu var mı bilmiyorum çocuk varsa zaten onlarca kat daha zor oluyor iş.
Kardeşim sana tavsiyem bunları göz önünde bulundur. Dulların da sevmeye sevilmeye evlenmeye hakları var. Bunu kimse inkar edemez. Bu en doğal hakları. Lakin iki kişi birbirine zindan edecek şekilde yapmamalı bunu. Evlendiğin gün (nasibin kimse artık) bunları çok daha iyi anlayacaksın... Dul bir insanla evlebilecek kişiler genllikle daha önce evlenmiş veya malum dost hayatını yaşamış kişiler olur. Hiç evlenmemiş bir erkek iiçin bu çok ağır ve zor bir durumdur. Birisi sana onun namusuna nasıl güvenebiliyorsun gibi saçma sapan sorular sorduğunda ne diyebileceğini ne tavırlar içinde bulunabileceğini iyi ölç tart. Bu dediklerim şu an sana kaba veya çok iğrenç geliyor olabilir ama kardşeim inan ki bunlar yaşayıp gördüğümüz şeyler. O yüzden uyarmak istiyorum seni. Karşılaşabileceğin şeyleri bir nebze olsun anlatabilmek istiyorum. Kendini sorguya çek ben laflara takılır mıyım diye ve cevaplarken en ufak bir tereddütün varsa hiç girişme vazgeç bu işten. Çünkü şüphe edersen eninde sonunda başına kalkarsın önceki evliliğini. O evliliğine dair şeyleri düşünebilirsin. Bunlar canını yaktıkça da eşinden çıkarmak istersin hırsını öfkeni. Bu da iki tarafın da hayatını zindan eder.
İnsan yaşamadıklarından pişmanlık duyar diyenlere bakma. İnsan yaşamadıklarına en fazla keşke diyebilir. Ama yanlış deneyimleri ve yaşantıları için yıllarca dahi pişmanlık duyabilir...