Şehirden ne bekliyorsun ?
17 yıldır Ankara'da yaşıyorum. Her şeyden önce RUHU YOK BU ŞEHRİN. Bir soğukluk var ama havadan değil. Daha başka bir soğukluk bu. Gri şehir tabirine tam uyuyor bana göre.
Trafik ; Geçenlerde bir yazı okumuştum. Araç sayısının nüfusa olan oranı en yüksek olan şehir Ankaraymış. Normal zamanda zaten trafik yoğun bir de 2 damla yağmur düştü mü yandın demektir. Daha yağmur yere düşüp toprağı ıslatmadan insanlar bir acayipleşiyor burada. Her gün bir kaza görmen muhtemel.
Kiralar & Evler ; Bir iyi yanı var ise her bütçeye uygun ev bulunabiliyor. 300 liraya da ev var 5000 liraya da. Gerçi 300-500 liraya bulduğunuz ev ya ev olmuyor ya da semt semt olmuyor orası ayrı ama sonuç itibariyle bulunabiliyor.
Ulaşım ; Aracın yoksa ve biraz uzak bir yerde oturuyorsan yandın demektir. En iyi ihtimalle 2 saatin yolda geçer. Gideceğin yer 2 araçlık bir yer ise bu 4 saate bile çıkabilir. Çok ilginçtir ki yan yana olan ilçelerin bir biri ile ulaşımı toplu taşıma ile yok denecek kadar azdır. Bazen araç ile 5-10 dakika içerisinde gidebileceğin bir yere otobüs ile 2 saatte gidersin. Çünkü önce ya ulus yada kızılaya gidip ordan tekrar binmen gerekir. Akşam 11 oldu mu ulaşım biter. Kendi aracın yok ise ya sürekli taksiye para bayılırsın yada işlerini hep 11'de otobüs durağında olabileceğin şekilde ayarlarsın. Düşünsene bir barda içiyorsun. Saate bakıyorsun 22:30 olmuş. Daha mekan yeni yeni canlanmaya başlıyor ama sen ordan çıkıp durağa koşturmak zorundasın

Gece hayatı : Kim ne derse desin Ankara'nın gece hayatı pavyondan ibaret başka bir şey yok. Koca şehirde orta gelir seviyesinde olan insanların adam akıllı eğlenebileceği mekan yok. Ha ama ben pavyon severim diyorsan o konuda burası bir cennet. (Bir insan neden pavyona gider ve orada nasıl eğlenebiir anlayabilmiş değilim de neyse). Ankara'nın merkezi kızılayda saat 23:00 - 24:00 oldu mu in cin top oynar

Köprü altlarında kovalar yapılmaya , tinerler çekilmeye başlar. İşte bi tunalı , bahçeli ve park caddesi var. Park caddesi zaten zengin mekanı diye geçer.
İnsanları ; Yine Ankaralı arkadaşlar kusura bakmasın ama buranın insanı da bir acaip. İnsanlar bir biri ile kavga etmek için bahane arıyor. Herkes gergin , herkes hırçın. Ortada hiç bir sebep yokken kızılay gibi bir yerde birilerinin saldırısına uğrayıp dayak yiyebilirsin ve hatta bıçaklanabilirsin bile. Nereye baksan elinde tesbih , dar paça eşofman ve ayağında sivri burun ayakkabı olan tipleri görürsün. Önüne gelen her dişiye bakarlar , laf atarlar , sarkıntılık ederler. Yanındaki kız arkadaşına laf attıkları için uyarırsın bu seferde suçlu senmişsin gibi 3-4 kişi 1 kişiye saldırırlar kızın yanında rezil ederler

Yanında emanet olmadan sokağa çıkmaz hale gelirsin. Öyle denizlideki gibi hanım kişi askılısıya , mini eteğiyle rahat rahat gezemez Ankara sokaklarında. Mesela burada seni günaydın ile karşılayacak esnaf nadir çıkar. Sabah hangi dükkana girersen gir suratlar beş karış dövecek gibi muamele yaparlar.
Havası ; Böyle bir soğuk yok

Erzuruma da gittim Ardahana da. Ama gerçekten böyle bir soğuk yok. Yazın da yanıyor. Temiz falan da değil havası.
Gezilecek yerler ; Gezilecek yer deyince aklına kuru beton ve mağazalardan oluşan avm'ler geliyorsa evet o yönden de cennet burası. Her yerde bir avm var. Ama yok ben doğayı severim , tarihi yer falan isterim diyorsan oda yok burda

Doğa için 2 saat yol gidersin.
Söylediğim gibi ruhu yok bu şehrin. Benim açımdan da ANITKABİR'in burda olması dışında hiç bir albenisi yok buranın. Her kafan estiğin çıkıp gidiyor , Ata'nın huzuruna çıkabiliyorsun işte tek avantajı.
Tam bir memur şehri. Artık şehir de memurlar gibi davranmaya başlamış