Avukat çok gaddar bir avukat ama belli ediyor. İnsanları iş yerini arayıp rahatsız ediyormuş, bu arkadaşlarımın evleri bile yok düşünün maddiyatları o derece düştü. Ben param olsa direk ilk işim bunlara bir ev tutmak olacak. Eşyaları var depoda maddi sıkıntıları büyük. Çocuk ticaret yaparken kaldırıldı Vs zamanında paraları gitti baya neleri varsa sattılar. aileleride ilk başta evlenmelerini istemedi ama bunlar 7 senedir hala çok seviyorlar birbirlerini.
Kıyamıyorum, elimden ne gelirse yardımcı olmaya çalışıyorum.
Hiçbir avukat hukuk dışında işlem yapamaz. Bu yapılan hukuki bir davranış değil mafyavari bir tutumdur. Ayrıca borçlu dışında hiç kimseyi arayamazlar. Bu da kanunsuz bir davranıştır.
Avukat için derhal Baroya şikayet dilekçesi göndermelisiniz. Eğer gerçekten avukatsa Baro'dan ceza alır. Avukat değilse hakkında suç duyurusunda bulunulur.
Bu tür durumlarda hapis cezası yok. Mal beyanı ile ilgili 10 günlük hapis uygulaması kaldırılalı yıllar oldu. Birkaç yıl önce yapılan ev haczi ile ilgili hukuki düzenlemeler nedeni ile artık evden bir çok eşya haczedilemiyor. Bazı eşyaların varsa sadece ikincisi alınabiliyor (TV, buzdolabı gibi). Üzerine kayıtlı bir gayrimenkulü ve haczedebilecekleri bir maaşı da olmadığı için bu şekilde hukuk dışı bir yöntem uyguluyorlar. Amaç bezdirip ödetmek. Üstelikte herhangi bir indirim falan yapmadan. Arkadaşınız alttan alıp herhangi bir karşı atak yapmadığı sürece bu kanunsuz tavırlarını sürdürmeye devam edeceklerdir. O nedenle DERHAL BARO'YA ŞİKAYET DİLEKÇESİ YAZILMALIDIR. Avukat kimlik bilgilerini vermek durumunda. Eğer vermiyorsa icra dosyasına adliyeden ulaşıp gerekli bilgileri alabilirsiniz. Alttan almama konusu da önemli. "Şu anda ödeme durumum yok, olunca ödeyeceğim, siz avukat mısınız yoksa mafya mısınız, beni tehdit ediyorsunuz, çevremi arayıp rahatsız ediyorsunuz, sizi baroya şikayet edeceğim ve hakkınızda suç duyurusunda bulunacağım" şeklinde kesin bir dille ve kararlı bir ifade ile konuşup telefonu kapatsın. Konuşmaya devam etmesin. O konuştukça karşı taraf korkutma ve bezdirme politikalarının başarılı olduğunu düşünerek daha çok üzerine geliyor. Konuşmanın başında, "konuşmalarımızı delil olarak sunmak üzere kaydediyorum" demeyi de unutmasın.
Borca gelince, eninde sonunda ödenecek/ödenmeli. Ancak durumu bahsettiğiniz şekilde sıkıntılı olan arkadaşınızın yakın zamanda yapabileceği bir şey yok. O nedenle borcu ödeyebilecek duruma gelinceye kadar bu konuyu gündeminden çıkartmaktan başka çaresi yok. Çünkü bu tür durumlar üst üste gelip büyüdükçe içinden çıklmaz bir hale gelir ve insanın önce psikolojisini ardından da tüm sağlığını bozar. Unutmayınız ki dünyada tamamen geçen ve en kolay unutulan sıkıntılar maddi sıkıntılardır. Borç ödendiği gün unutulur. Ama sağlık sorunları kalıcı hasarlar bırakabilir. Herkes sıkıntı yaşayabilir ama panik yapmak sıkıntıyı gidermez. Bir yerden ürün ya da kredi alarak bir başka yerin borcunu kapatmak sorunu çözmez, sadece kısa bir süre için erteler. Üstelikte büyüterek erteler. Ertelemek çözüm değil çözümsüzlüktür ve insanı çok daha fazla yıpratır. Öncelikle mevcut durum ile yüzleşip sıkıntılarını hemen göğüslemeyi göze almak en doğru adımdır.
Arkadaşınıza tavsiyem, eşi ile birlikte oturup mevcut durumu değerlendirsinler, mevcut yüklerini belirledikten sonra bir çizgi çizip milat olarak belirlesinler. Kişisel borçlar ve özel sektörden firmalar için borçlu oldukları kişilerle görüşüp durumu açık yüreklilikle anlatsınlar ve ödeme imkanı bulur bulmaz borçlarını ödeyeceklerine dair ikna etsinler. Bu aşamada herhangi bir yeni evrak ya da taahhüt imzalamasınlar. Bu şekilde kendileriniz daha da çok sıkıntıya sokabilirler. Kurumlar ile bu şekilde bir diyaloğa girmek fayda vermeyebilir. Orada da panik yapmasınlar. Ödeme imkanı olmadığı sürece hiç bir sorun yaşamazlar. Hukuki süreçler devam eder. Hayatta yapılabilecek en büyük yanlış tefecilerden borç almaktır. Eğer tefecilerden borç almışlarsa, işte o zaman panik yapabilirler. Bunun dışında panik yapacak bir durum yok. Ödemeye niyetleri olduğu sürece insanlar onlara anlayış göstereceklerdir. Zaten istemeseler de göstermek zorundalar. Bu yükleri bir şekilde sırtlarından indirmedikleri sürece hayata tekrar tutunamazlar.
Tabi bu yazdıklarım iyi niyetli olduğu halde herhangi bir nedenle sıkıntıya düşenler içindir. Niyeti bozuk olanları kapsamaz.
En kısa zamanda durumlarının düzelmesi dileklerimle çok geçmiş olsun...