amiral79 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
güzel bir nokta "formenle işçiyle inşaat mühendisinin konuşması",
ap ayrı bir konu

iki örnek vereyim konuşmaya geçmeden
herkes yerini bilir bizde
sektörde işçi formen mühendis geldiğinde gerekli çeki düzeni verir kendisine onların yanına geldiğin zaman senin tepkini beklerler

eğer ben onları adam yerine koyar düzgün davranırsam (ki o da ilk temasla başlar)
ilk temas nasıldır
"ilk el uzatma tokalaşma kolay gelsin arkadaşlar" demektir.

sen mühendis olarak elini uzatıp kolay gelsin dediğin zaman o eleman "bey elim kirli" deyip bileğini uzatır
işte ondan sonrası iletişimi başlatır nasıl davranılacağı ile

Burada önemli olan bunun nabzını şerbetini ayarlayabilmektir.
eğer fazla verirsen işin ucunu kaçırırsın cıvır ortalık sonra herkes üzülür.


burada "mıy mıy" olmak ayrı bir şeydir karşındakine kim olursa olsun saygı duymak ayrı şey.
Ben "mıy mıy olunsun demiyorum karşı tarafa kim olursa olsun insan ve meslektaş olarak saygı duyulsun diyorum.
"mıy mıy" olanlar da olabilir onlara da düzgün bir şekilde red için sebep söylenip kendisini nasıl geliştireceği yönünde tavsiyeler verilebilir


ondan sonra tavırlarınla olayı şekillendirirsin

"elimi uzattım kolay gelsin dedim" ama patron benim diyerek olayı da sürdürebilirsin veya bu tavırlarınla olay zaten kendi kendine gelişir
ama şundan emin olun iş daha düzgün gider zira onlar sana mahçup olmak istemez veya seni kaybetmek istemez


ikinci durum
karşındakini hor gördün
geldin formene işçiye bağırdın çağırdın
adam yerine koymadın
küçümsedin laf soktun
alay ettin

işte ondan sonra kork
sen arkanı döndüğün an
ki mutlaka döneceksin
işin içine ederler
işi baltalarlar
mahsus baltalarlar senin işi yapamaman için zarar verirler

ODTÜ İTÜ ye gelince o iş size öyle denk gelmiş,

yaşanmış bir örnek vereyim mühendislik bilgisi olmayan mesleğinin başında ilk yıllarında sıfır mühendis olan birine şirketimiz "teşekkür" etmişti,

şimdi eleman ülkenin sayılı firmalarından birinde "müdür"
ama nasıl? elemanda ana dili gibi 4 yabancı dil var ve şirketin tüm yurt dışı işlerini yönetiyor orada

şimdi siz bunu göremeyip o zaman çocukla dalga geçseniz o çocuğun bu gün kapısını çalmaya yüzünüz olur mu sizce?

işte bunun içinde bu olayı yaşamadan yaşayabileceklerinizi öngörebilmek gerekiyor.

hayırlısı olsun
Tam olarak da mevzu bu bence "nabza göre şerbet" evet bazen işçiye elini uzatırsın her sabah günaydın dersin...
Size daha işin başındayken olan bir durumu anlatıyım. Fabrika da bir bölümde 7 kişi çalışıyor başlarında 1 formen toplam 8 kişi. Yönetim bu bölüm için en fazla 480 saat mesai hedefi koymuş ancak ayın bitmesine var 1 hafta mesai uçmuş olmuş 550 saat.(olmaması gereken bir durum vardiya ya 2 saat erken geliyor hepsi, 1 tanesi erken gelse yeterli aslında) Yönetimden bir e-posta "bu bölümün mesailerini kontrol edin dızgınleyın".Bunu yapmalıyım bu benim işim. Formene durumu anlatırsın o zamana kadar her gün günaydın dediğim her gün elini sıktığım adam, muhabbetimizin orta seviye de iyi olan adam, "sen kimsin, ben 18 yıldır bu fabrikadayım kimin saat kaçta geleceğine ben karar veririm." "Gelinmesi gerekiyordu geldi" biraz daha üzerine gidersin "Kimse benim ekmeğimle oynayamaz 18 yılda ne mühendisler geldi geçti" Artık ne diyebilirsin nasıl düzgün konuşabilirsin. Ne kadar iyi niyetli olabilirsin. Adama o zaman kadar hiç bir artislik hiç bir küçümseme göstermemişsin hep iyi davranmışsın ama sonuç bu. Tabi konu yine nabza göre şerbet vermeye geliyor 12 tane formen var 1 tanesini böyle buna başka davranmak gerekiyor. O ayarı iyi vermek gerekiyor.
Bahsettiğiniz gibi bölümün %95i bu işi yapıyorsan sanırım Anadolu Universitesi İngilizce bölümünü bitirmiş olmasınız diye tahmin ediyorum. Ama yine söyluyorum tanıdığın vasitasiyla gitmediğin iş görüşmelerinde sanayi de buna benzer tavırlar görebilirsin. Bahsettiğin gibi kurumsal, uluslararası firmalar da bu olmayabilir.