Benim de 2 çocuğum var. Biri 7 yaşında, diğeri 1 yaşında. Tüm yorumları okudum ve en azından bir kaç kişinin daha kısmet benim gibi düşündüğüne sevindim. Bilhassa bu tablet, telefon meselesinde. Çok erken yaşlarda ve çok aşırı olmak kaydıyla kesinlikle sakıncalı olduğuna inanıyorum. Zaten benim inanmamla da değil, bilimsel olarak hem nörolojik hem de psikolojik zararları ortaya konmuş durumda ancak bizden önceki neslin bizim için çok yanlış olduğunu düşündüğü ama bizim mutlu olduğumuz şeyler yok muydu? Her dönemin farklı bir dinamiği var. Evet biz çocukken sokaklarda oynadık, top oynadık, ip atladık v.s. ve şimdinin çocukları özellikle de büyük şehirlerde bu imkanlara ya sahip değiller ya da sahip olanların bir kısmı da anne babaları tarafından, çevreden gelecek sapıklık ve cinayet boyutundaki zararlardan ötürü sokaklara bırakılmıyorlar, bırakılamıyorlar. Bu konuyu da belki abartıyoruz ama ya abartmıyorsak. Doğal olarak çocuklar sürekli evdeler ve psikolojisi ne kadar sağlam olursa olsun bir anne ya da babanın çocukla 7/24 ilgilenmesi çok mümkün görünmüyor benim için. Kaldı ki ben o kadar sağlıklı da bulmuyorum.
Şunu demek istiyorum ki bir kısmımız çocukların eline tabletleri çocukları başımızdan atmak için veriyoruz. Bu bir gerçek ama bu hayatın bir gerçeği. Herkesin dinlenmeye, kafa dinlemeye de ihtiyacı var ve dönemin dinamiği de bu şekilde. Ha tabi hiç çocuk sahibi olmamak da bir alternatif ama ben kendi adıma konuşacak olursam; sahip olduğum 2 sağlıklı çocuğum için binlerce kez şükrediyorum. Kızım çok küçük 7/24 ilgileniyoruz onunla ama oğlum okul günleri ortalama 1.5 saatini, haftasonları da abartmamak kaydıyla dilediği kadar zamanını tableti ile geçiriyor. Belli bir süre sonra kendiliğinden sıkılıp bırakıyor zaten. Şunu çağırsanıza, bilmem kimler gelse de Tolga yla oynasak falan diyor. Bizim çocukluğumuzdaki kadar sosyal değiller pratikte ama istedikleri zaman da olabiliyorlar. Sonuçta hiç bir şey olmasa zaten okul diye bir yer var sosyalleştikleri.
Kısacası anne babasıyla yeteri kadar vakit geçiren okul çağındaki bir çocuğun, telefonla oynamasında ve yaşına uygun youtube videoları seyretmesinde kendi adıma bir sakınca görmüyorum. Özellikle akademik anlamda ve sosyal olarak ciddi boyutta etkilenmiyorsa hiç görmüyorum ve ebeveynlere nefes alacak bir zamanın gerekliliğine de inanıyorum. Tamamen uzak tutmak mümkün değil mi peki tabi ki mümkün ama bizim dönemimizdeki gibi değil, zorlama bir program yaparak ve o programı aksatmaksızın uygulayarak mümkün. Çocuğu sürekli eğlemek durumundayız. Sürekli bir aktivite üretmek v.s. ve bence bu her iki taraf için de can sıkıcı bir durum.
Her şeyin anın gerekliliklerine göre dozajında yaşanması gerektiğini düşünüyorum ben.
Eğitim olayına gelince de çocuklara merhamet öğretmeye çalışmak konusundan bahseden arkadaşlara katılıyorum. Mümkün mü emin değilim ama en azından deneyebiliriz.
Öğretim konusuna gelince de; yabancı dil eğitimi konusunda ne zaman başlanması gerektiği konusunda profesyonel bir fikrim olmamakla birlikte, ortaokul dönemi ideal gibi geliyor. İngilizce bilmesi hayatını çok kolaylaştıracak, ek bir dil bilmesi koluna altın bilezik takacak bir özellik ancak bazı kişilerin gerçekten de yabancı dillere yetenekleri ya da ilgileri olmayabiliyor. Bu durumda da fazla zorlamamak lazım. Çocuğun yeteneklerini ve ilgi alanlarını keşfetmeye çalışmak ve o konuda desteklemek belirli kalıplara bağlı kalmaktan daha iyi olacaktır diye düşünüyorum.
Bilindik bir hikayeden bahsedecek olursak; John Lennon a sormuşlar "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" diye. "Mutlu olmak istiyorum" demiş. "Sen soruyu anlamadın" demişler. "Ben soruyu gayet iyi anladım da siz beni anlamadınız" diye yanıt vermiş. Sonuçta gerçekten hepsi boş. Hangisiyle mutlu olacaksa onu yapması konusunda desteklemek ama desteklerken de karşılaştığı zorlukların bir kısmıyla kendi kendine başa çıkmaya çalışmasına sevketmek gerekiyor ki az da olsa zorluklarla kazandığı şeyin kıymeti daha büyük olacaktır.