Çalışmadan, üretmeden, katma değer oluşturmadan bir şey kazanılmaz.
Şimdi bu çiftlikbankçılar diyorlar ki, siz bir inek alıp gerçekte var olan bir ineğe ortak oluyorsunuz. Aha da sucuklar markette, gidin alın. Sizin etler kesilip sucuk olarak satılıyor. Yani sizin namınıza ürettiğimiz etten para kazanıyoruz.
Çok güzel. Yalnız bir sorum var. "1 koyup 3 alın" diyorlar, "arkadaşım manyak paralar kazandı" diyorlar. Peki sizce Türkiye'de 1 koyup 3 aldıran, manyak paralar kazandıran bir tarım sektörü mevcut mu? Bu kadar kâr oranlarıyla tarım yapılabiliyorsa, büyük şirketler neden bu kadar küçük kar marjlarıyla iş yapıyorlar? Pınar neden 1 koyup 3 almıyor mesela, sucuksa onlarda da var sucuk. Sütaş'ın yöneticileri bu Gıprıs'lı arkadaşlar kadar bilmiyor mu bu işi?
Yoksa biz, sisteme yeni giren üyelerin getirdiği parayı mı kazanıyoruz acaba???
Arkadaşlar kaliteli bir ponzi kurmuşlar bence. Kısa vadede patlatmayıp parayı büyük götürmenin peşindeler. Ne zaman ki amcalarımız dayılarımız bu işe girer, geniş bir kitleye ulaşır, o zaman patlar. Zeki insanlarmış, tebrik mi etsem üzülsem mi bilemiyorum.
Öncelikle ben sisteme girmedim baştan söyleyim. Giren arkadaşlarım var 5 haneli miktarlarda hepsi kazanıyor şaşırtıcı derecede. Sistem sahibi parayı yemek yerine baya yatırım yapmış araştırdım. Evet ponzi sistemlerinin gelişmişi olabilir. Ama 1e 3 mantığını şu açıdan düşünmek gerek. Sonuçta sözde sanal hayvan alınıyor ve 1 yıl veriliyor süre olarak daha sonra o hayvan listenizden silinecek. Reelden alındığını sayarsak o hayvan yavrulayabilir. Yavrularının getirisini biz kazanmıyoruz. Bu şekilde belki uzun süreçli bi sistem olabilir. Ben hala araştırmadayım.