Evlilikte bana kalırsa en önemli şey karşı tarafı DİNLEMEMEK ve GURUR.
Eşin sana birşey söylerken sen kafanda oluşturduğun soruyu yada cevabı hemen hazırlıyorsun daha laf bitmeden daha konunun özünü anlamadan acele davranıyorsun. Ağzından çıkacak şey de karşı tarafı deli ediyor. Bir süre sonra eşin de aynı oluyor.
Oğuz Saygın kitaplarında hep şunu empoze eder; 'Karşındakini değiştiremezsin, sen kendine hükmedersin ve kendini değiştirirsen bu karşı tarafa yansır' gerçekten de bu şekilde yaşamalı insan. E karşı taraf hiç anlayışlı değil diyorsan bu da Gurur olayını ortaya koyuyor. Sabır herşeyin ilacıdır.
Eşin evde iş yapıyor sende işten gelince rahat etmek istiyorsun. İnan eşin de seni görünce oturup seninle rahat rahat birşeyler yapmak istiyor fakat yemek yemekten sonra bulaşık masayı topla yemekleri dolaba koy derken hooop bir taraf pert diğer taraf tv başında huzursuz çünkü yorgun. Fakat işi birlikte yapmayı deneyin hatta sürpriz yapın onu oturtun. Monoton hayata renk katmak gerek.
Benim ikinci evliliğim inan bana damdan düşenin halinden damdan düşen anlar. Ben çok şey yaşadım. Yaşadıklarıma buradaki birçok kişi şahit. Değmiyor abi bazı insana gerçekten değmiyor fakat ayrılık da çözüm değil. Allah'a binlerce şükürler olsun şimdiki eşimin ayaklarını yıkasam yine de yetmez. O kadar zor zamanlarım oldu o ise en rahat yaşantısından benimle birlikte yaşamayı seçti. Hani derler ya ağrısız başıma dert aldım diye aynı öyle.
Sen sen ol hep geri adım atan tarafta ol. Bunu yaparken de karşı tarafın duygularını inciterek yapma. Önce bi dinle analiz et hiçbirşey söylemesen de hareketlerinle yaşantınla onu anladığını göstermeye çalış. 1 ay dene sonrasında meyveleri toplamaya başlarsın.
İnsan alışkanlığı 27 günde kazanırmış ama aralıksız yaparsan.
Bu yazdıklarımı minik ayaklar olan evler için yazmadım

yemin ederim eşimle hafta içi kaçma planı yapmaya başladık. Şöyle ki onları sabah kreşe bırakacağız sonra biz vınnnnn

(çocuklu aileler anlar beni)