Grafiik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
O isimleri duyduğum zaman gerçekten sinir kat sayılarım fırlıyor hocam.



Torpili bir yerinde patlatacaklardı, 12 yaşında ya var ya yok.



Konuşmanın gerçek olduğunu sanmıyorum ama para için bu başlığı,bu konsepti yapması kafasını buna yorması ve bunun ilgi çekici gelip izlenmesi ne bileyim üzücü.



Ben kendi çocuğumu böyle yetiştirmeyeceğim mutlak ancak diğerleri kim hocam ingiliz evladı mı? Bizim kardeşlerimiz çocuklarımız,geleceğimiz.
Kendi ülkemin insanları olduğu için üzülüyorum.



Bir helva dürüm at aşağı anne



Nesilin kontrolü zor ancak ailelerde bir o kadar rahat, çocuğa ver tableti telefonu sussun yeter ki ne izliyor ne öğreniyor neyi kanına işliyorlar hiç
önemli değil(!).



Onu diyorum içeriklerin seviyesi,kalitesi eksilerde onu bile konularını yurt dışından çalıyorlar



Evet işte bir görüntü ekran önünde robot gibiler ben 5 TL'lik telsiz aldığım da sanki dünyalar benim olmuştu şimdi 12 yaşında çocuk elinde ya akıllı telefonu orada youtube'da çok zenginleri görerek depresyona giriyor, orada gerizekalıların yaptığı içerikleri hayat olarak görüyor.
Yeni nesil gökten inmiyor. Aileleri o şekilde yetiştiriyor.

Ailelerin yaşayış,eğitim biçimi ne ki çocukların ki ne olsun?

Ülkede en çok iş yapan dükkan türlerinden biri kıraathaneler.

En çok oynadığımız oyunlar zeka ile doğrudan alakası olmayan olasılıklara bağlı olarak kartların,taşların dizili olarak iyi gelmesi ile başarı sağlanan 101,okey,batak gibi oyunlar.

Ülkede diğer en çok iş yapan şeylerden biri orgazm ticareti ki yasak olmasına rağmen.

Sonra ah bu nesil niye böyle.

Her 3 erkekten 1'i erkek adam aldatır diyor.

Herkes bir siyasi ideoloji belirlemiş ben şucuyum ben bucuyum diyor. Kendisinden olmayan her şey yanlış kendi görüşünden olan kişilerin söylediği her şey doğru.

Futbol maçları kavga,gürültü,sahaya boş boş meşale atma maçı aksatma duraksatma anca tribünde avazı çıktığı kadar bağırıp doğru dürüst yakından maç izlemek yerine enerji boşaltma kavga etme,stres atma yeri.

Herkes her şeyi biliyor. Herkes her konuda uzman.

Hiçbir işe yaramayan kadın programları,akşam programları, amaçsız futbol yorum programları o topu şöyle kötü attı şöyle daha iyi atabilirdi (çık sen at daha neyin tantanası bu) diye diye oturduğu yerden para kazanma.

Eğitim,gelişim,bilişim,anlayış,ilerleyiş,analitik düşünme,bilim,matematik nedir bilmeyen bir toplum var.

Ne yazık ki geçmişte yapılanlarda doğru şeyler değil. Sosyal bir ortam diye vaktimizi hunharca keyif amaçlı hiçbir şey katmadan saydam özgüven kazandıracak şeyler yapmakta doğru değil.

Hatta bu özgüven fazla saydam olursa fayda değil zarar sağlar. Görmek isteyen bu sap saydam özgüvenle büyüyen insanlarımızı rahatlatlıkla görebilir.

Tabi ki yeni nesilin yalnızlıkla ile iletişim sorunlarıyla büyümesi de hoş bir durum değil fakat iletişim veya özgüven sorunu , gereksiz özgüvenden çok daha kötü bir sorun değil. İkisi benzer seviyede zararlı durumlar.

Bugün ülkemizde bir anket yapsanız;

Almanya, Türkiye'yi kıskanıyor.
Abd, Türkiye'den korkuyor.
Abd , Haarp ile Türkiye'de deprem yapıyor.
Biz çok gelişcezde üllümünatü istemiyor.
Atatürk şucuydu,bucuydu.
Yok şu masondu, yok bu böyleydi.
Dini ideolojimiz sorunsuz her şey Abd yüzünden.
Bir kısımda tam tersi Abd,Ab mükemmel bizim millet bir şey bilmiyor bizim millet ne anlar.
Bu radikal dini sorunlar hep dinden kaynaklanıyor Abd,Ab,İsrail ne güzel hep dini korumaya çalışıyor (yersen) .

Sürvivörde bugün ne oldu. Hadi ilk sürvivör izleyelim sonra sürvivör yorum,analiz sabah programını izleyelim.

Ülkede herkes sadece kendi işini düşünse , nasıl kendi işimi daha iyi yapabilirim derdinde olsa hiç böyle işler olmayacak herkes birbirinin işine karışıyor.

Yani herkes olmuş radikal. Tarafı ne olursa olsun o tarafın radikali olmuş. Siyaset merkez olmuş.

Kurallar sakız olmuş.

Bugün toplumun 3'te 2'si dedikodu,kıybet sayesinde konuşabiliyor. Yaşlı teyzelerimizin %70'i ekmek sudan çok gıybet,dedikodu ile besleniyorlar.

Herkeste ya içi boş saydam gereksiz özgüven patlaması yada özgüven problemi kendini değersiz olarak görme durumu var. Ortası dengeli durumda olanı o kadar az ki.

Erkeklerde sınırsız **** özgürlüğü varken kadınlarda birde evliliğe kadar kalın bir filtre ve sorun çıkartan bir baskı var.

Hayır arkadaş evlenmeden cinsel ilişkiye karşıyım lakin girmeyin etmeyin denmesi tam tersine teşvik oluyor. Aynı zamanda bir taraf yaparken bilinçlenmeden organ özgürlüğü ile yapabilirken diğer taraftan nasıl yapmayan olmasını bekliyorsun.

Evlilik dışı ilişkileri tasvip etmiyorum zira biliyorum 20 yaş altı gençlerde genelde cinselliğe erken bulaşan erkeklerde kızlarda ciddi düzeyde sorunlu oluyorlar. Cinsel ilişkileri de sorunlu oluyor genelde kimin kimle ne yaptığı mikrop gibi hızla yayılıyor,dedikodu olarak yayılıyor.

Bunun eğitimini ver, karakter oturt insanlara. Al filtreyi eğitimini ver şu cinsel organa da anlam yüklenmesin. Erkek ilişkiye girdiğini anlatmasın bir halt becermiş gibi. Kızda yok orayı şey yapmadım anlamazlar ilerde oh ne rahatım. Arkadaş ne bu yalancılık,iki yüzlülük moda olmuş.

Bizim erkekleri de anlamıyorum. Ne olursa olsun ciddi bir şey yaşamamış olsun mu önemli. Önemli olan neler yaşadığından ziyade dürüstlüğü ve aynı zamanda kimlerle ne tür karakterde insanlarda neler yaşadığı.

Kimileri vardır kız sadece bir buse kondurmuştur, o gider kızın adını şeye çıkartır o öpücükten dolayı şöyle şöyle yaptım vb. falan falan kimisi de vardır cinsel ilişkiye girer ama karakteri vardır saçma sapan bir şekilde ortalıkta,etrafta anlatmaz kimle ne yaptığını,ne ettiğini.

Evlenmenin en erken imkanı olan yaşı 25. Sen 25 yaşına kadar nasıl yapma diyorsun. Kaldı ki cinsellikte çok ahım şahım bir ihtiyaçta değil lakin medyadan,internetten bangır bangır empoze ediliyor,uyarılıyor seksüel arzular.

Cinsellik odaklı evlilikler,hayatımda bir kere evleniyorum düğünümde çeyizimde şu da olsun bu da olsun mantığıyla kurulan evliliklerde ne yazık ki görülüyor.Zoraki,ite kaka götürülen , kavgayla gürültüyle tahammülsüzlüklerle geçen evlilikler.

Evliliği , rahat ****/cinsellik amacı ile gerçekleştiriyorsanız çok sorun yaşarsınız. Karı koca krediler içerisinde boğulmuş bir halde bulursunuz kendinizi.