Sorun sadece siyasilerde, benzeri şeylerle limitli değil arkadaşlar.

Elbetteki etkileri varda sorun bizde daha geniş çaplı. Kökenimizden geliyor alışkanlarımız,yaşayış tarzımızdan geliyor. Kimimiz üretken kimliğe bürünemiyor kimimiz bürünsede çevresel faktörlerden , bürokrasi faktörlerinden dolayı sendeliyor düşüyor.Biz bilinçsiz bir tüketim toplumuyuz ne yazık ki genel olarak. Türkiye'nin politik,siyasi,maddi,manevi tüm sorunların nedeni de budur.

Bizim ülkemizdeki belli başlı meslekler vardır, insanların salt maddi beklentileri vardır. Bu bölgedeki insanların hayalleri ölmüştür veya kimisininde ütopik çocuksu hayalleri vardır (benim mesela). Yani denge kopmuştur.Kimisi ah şu loto çıksa bir şey çıksa şu garibanlıktan kurtulsakta bir araba alsam der, kimisi ah şu loto çıksa şu Passat'ı satıp Bmw 520d alsam der.

Beklentiler bu düzeyde bizde fakirlik yaşamımızın öz nedeni ne biliyor musunuz? Ben söyleyeyim size ülkedeki işçisinden, zenginine kadar parayı eve yatırmasından kaynaklanıyor bu durum. Bizim toplumda en büyük ve en mantıklı yatırım aracı ev. İhtiyacı olmadığı halde,oturmadığı halde kazandığı parayı hiç eden, enflasyondan nasıl zarar ettiğini farketmeyen büyük bir toplum var. 300 bin liraya aldığı evini 2-3 yıl sonra 340-350 bin liraya sattığında kâr ettiğini düşünen var.Türk lirasının geçtiğimiz sene net enflasyonu en az %15-%20. (Yine parayı nakit olarak tutmaya göre daha az zarar ediyor tabiki lakin o parayı yerinde duran parasını enflasyon kaybıyla beraber en iyi ihtimalle 10-15 yılda çıkartabilecek bir eve parayı gömmek yerine yatırım,iş kolları oluşturmak hem sermaye biriktirenler için hem ülke için çok daha olumlu olacaktır).

Televizyonda en minimum değerler ile siyasi prestij kaybetmemek adına ekonomi de sıkıntı yok düzeleceğiz mesajlarını verebilmek uğruna pinpon topları ile hesaplanan enflasyon ve alım gücü düşünün ki %10-%11 civarı çıkıyorsa net bir şekilde hesaplansa sonuç ne olur.

Hazırcılık ve kolaya kaçmak bizim içimize işlemiş. Rahmetli Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu konuda değişebileceğimizi düşünerek parlamenter meclisi getirdi lakin bence kendi devlet adamlarını yetiştirecek okulları ve teşkilatı da kurmalıydı.

Zira demokrasi , bir silah gibidir. Kullanmayı bilmeyen birinin,sinirlerine duygularına hakim olamayan insanın elinde çok can yakar. Bu muhafazakar,seküler veya diğer düşüncelerden olan insanlar için farklı olan bir durum değil. Dünya çapında yıllar boyunca insanlarda zaten bencillik hat safaya ulaştı. Millattan öncesinden bugünlere kadar insanlar onlarca farklı etmenlerden ayrıldılar bazı toplulukar bu sorunları bir nebze çözdü ve birleştiler bir miktar birliliğin verdiği güveni ve imkanları yakaladılar bizim gibi bazı coğrafyalar bu sorunu hâla çözemedi.

Bizde dünya çapında gerçekleşen bölünmelere ek olarak daha fazla bir seviyede ötekileşme, taraflılık yaşandı ve bu sorunu atlatabilmiş değiliz.

Ek olarak bir de bizde hiçbir şey olamazsam,kazanamazsam asker olurum,polis olurum, memur olurum düşüncesi var.

Yine vatani duygularla bir askerlik hevesi var gençlerde fakat bu hevesten önceki duygu ve düşünce bir şey kazanamazsak olamazsak asker oluruz,polisliğe gireriz düşüncesi fayda sağlayan bir şey değil aksine zarar veren bir duygudur.

Özetleyecek olursak;

- Sorumluluğu güvendiği birilerine yükleyerek kolaya kaçma bir nevi yük azaltma

- Şahsi menfaatler,inançlar veya beklentiler uğruna koyu taraflılık

- Tecrübe , bilgi sahibi olunmadığı halde her konuda bilgiliymiş gibi ahkam kesmek

- Bilişim cihazlarını sadece sanal haz veya gerçek haz yaşatacak karşı cins birey bulma aracı, oyun aracı olarak kullanmak bu düşünceyle sınırlamak

- Menfaatlerimizi sağlıklı hâle getirmeden, geliştirmeden,onarmadan

Biz düzelemeyiz.