Söz konusu şey pazarlamaysa renkler tartışılıyor.

Günlük hayatımızda farkında olmasak da, renkler bilinçaltımızı etkiler ve bize bazı mesajlar verir. Biz bu mesajları beynimizde yorumlar ve bir algı oluştururuz. Bu algı da pazarlama tarafında bizim satın alma tercihlerimizi, marka hakkındaki düşüncelerimizi ve nasıl konumlandıracağımızı belirler. Dolayısıyla renkler kurumsal kimlik tasarımından online iletişime, deneyimsel pazarlamaya kadar pazarlamanın her alanında oldukça önemli bir yere sahiptir. Çoğu zaman satın alma kararlarımızın arkasında yatan en büyük etkendir. Hatta yapılan araştırmalara göre, tüketicilerin yüzde 84.7’si bir ürünü satın almada en etkili faktörün o ürünün rengi olduğunu, yüzde 80 kadarı ise renklerin marka farkındalığını arttırdığını belirtmiştir.
Ancak renk algısı her kişide aynı değildir. Hatta toplumdan topluma da farklılık gösterir. Bu algıyı etkileyen kültürel, psikolojik ve fiziksel bazı faktörler bulunmaktadır. Dolayısıyla renk algımız içinde bulunduğumuz psikolojik duruma, kültürel değerlerimize, inançlarımıza göre şekillenir. Örneğin, Arabistan’da kırmızı renk sevgililer gününde yasaktır. Genel olarak kültürlerde aşkın rengini temsil eden kırmızı Arabistan’da ahlak dışı beraberlik algısını tetiklediği düşüncesiyle yasaklanmıştır. Çin’e baktığımızda ise mutluluğun rengidir kırmızı. Bu nedenle gelinler kırmızı giyinir. Görüldüğü üzere farklı kültürlerde aynı renk farklı anlamlar taşıyabilmektedir. Psikolojik açıdan bakıldığında da bazı renklerin genel anlamda yarattığı fizyolojik etkiler vardır. Örneğin kırmızı acıktırırken, mavi sakinleştirebiliyor, sarı dikkatimizi arttırabiliyor. Mc Donald’s logosunda kırmızı ve sarının kullanılması, bazı hastanelerde hasta odalarının mavi renklerle boyanması tesadüf değildir.


İlgisi olan arkadaşlar aşağıdaki kaynaktan yazının tamamını okuyabilir.

Pazarlayan herkesin kendine göre mutlaka stratejileri vardır. Kimisi için önemlidir, kimisi için değil.. Asıl olan şey gerçekten bir stratejiniz var mı?

Yazının Kaynağı : https://goo.gl/fVIuur