nette güzel bir çalışma buldum.Bence herkesin aklında bulunsun.

Bilgisayarın başına oturduğumuz zaman, kendimizi oldukça rahat ve güvende hissediyoruz, özellikle de evimizdeysek… Sosyal medyada ve özellikle Facebook’ta defalarca şahit olmuşsunuzdur, insanlar birbirlerine çatmaya, laf sokmaya ve uğraşmaya bayılıyorlar. Bilgisayarın başına efendice oturan birçok kişi, başından kalktığında ruhsal durumu negatif yönde olabiliyor. Ya onu rahatsız edecek bir paylaşım görüyor ya da tanıdığı ya da adını bile hiç durmadığı biri tarafından kendisini hedef alan kimi zaman olumsuz kimi zaman da hakarete varan bir mesaj okuyor. Bunları hepimiz yaşadık ve yaşamaya devam edeceğiz…
Peki, Facebook üstünden hakarete uğrarsak, ne yapmamız gerekir? Her hangi bir hakkımız var mı?
Hakaret suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, bir kişi başka bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiille veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldırırsa, cezalandırılır. Günümüzde herkes herkese düşünmeden her türlü sözü edebiliyor. Belki kendi sayfamızda paylaştıklarımız, arkadaş çevremizde hakarete varacak şekilde tepki görmese de, üye olduğumuz Facebook gruplarında birbirini tanımayan, bilmeyen ve özgürce hakaret edebileceğini düşünen sayısız insan var. Bunların kimisi kendi adı altında kullandıkları hesapları ile varken kimileri de tamamen uydurma isim ve profil fotoğrafları ile yorumlarda bulunmaktadır ve bu nedenlerden dolayı, böyle bir tehlike ile her zaman karşı karşıyayız.

Kimler bu suçun mağduru olabilirler?
Öncelikle, kimler bu suçun mağduru olabilirler, onu açıklamaya çalışalım. Burada hepimiz bu suçun mağduru olabiliriz. Burada belirleyici olan, mağdur kişinin belirli yada belirlenebilir bir kişi olması gerektiğidir. Bundan kastedilen, hakaret içeren paylaşıma muhatap olan kişinin kim olduğunun anlaşılmak zorunda olunduğudur. Türk Ceza Kanunu’nun 126.maddesine baktığımızda mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.


Hangi durumlarda rencide olunur?
Yasa maddesinde, onur, şeref ve saygınlığın rencide edilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir. Rencide olmak, herkese göre değişebilir. Kimi eylemler bizi etkilemese de, başkalarını üzebilir. Bu nedenle burada dikkate alınacak olan kıstas, mağdurun başkalarının gözünde ufak düşmesidir. Yani, mağdurun gerçekten kendini rencide edilmiş olarak hissetmesi gerekmemektedir, aksine onur, şeref ve saygınlığı küçük düşürücü eylemlerin, örf ve gelenek kurallarına göre belirlenmesi gerektiğidir.

En çok siyasiler ve belli kesimlerin dini inançları hedef alınıyor.
Facebook’ta yapılan paylaşımlara baktığımızda, en çok siyasileri veya belli kesimlerin dini inançlarının hedef alındığını görüyoruz. Kimi zaman yapılan bu paylaşımlarda, eleştiri sınırlarını aşmakta ve hakarete varmaktadır. Bu maddenin düzenlemesine göre, bu hakaret suçu, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı yapılırsa veya dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı olursa veya kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Bu konular hakkında Facebook’ta çok sık paylaşımlar yapıldığını biliyoruz. Ancak iş hakarete varırsa, ceza en az 1 sene..!

Paylaşımın aleniyeti
Facebook’ta yaptığımız paylaşımları çoğunlukla, kendi arkadaş listemiz ve/veya bizi takip edenler için yaptığımız aşikardır. Facebook üstünden yapılan hakaretler, hem arkadaş listemizin haber kaynağında veya bir sayfa yada grupta haber akışında yer alacağından, oraya üye olan herkesçe görüleceği ve okunacağı açıktır. İşte böyle bir durum, hakaretin kişinin yüzüne yapılmasından daha ağır sonuçlara yol açmaktadır. Zira aynı maddenin dördüncü bendinde yer alan düzenlemeye göre, hakaretin alenen işlenirse, mesela Facebook’ta, ceza altıda biri oranında artırılacaktır..

Sonuç olarak,
Benim tavsiyem; öfkenize hakim olun ve ne kadar tahrik edilirseniz edilin, asla hakaret içeren paylaşımlarda bulunmayın. Çevrenizce, aklı başında, efendi olarak bilinseniz bile, sosyal medyada kendimizi kaybedip, olmadık paylaşımlarda bulunabiliriz. Belki öfkemizi bir anlığına dindirmek için, ağzımıza geleni saydıracağımıza, hukuka, örfe, ahlaka uygun paylaşım veya cevap vermek daha uygundur, aksi durumda savcılık ve mahkeme salonlarında vakit geçireceğiz.
www.alpdemirkaya.av.tr sitesinden alıntıdır.