ce7in adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İnşallahla maşallahla olmuyor bu işler. Bu forumda bugün gördüklerimizin aynısını gelişmiş ülkelerin forumlarında görebilmek için katma değeri yüksek ürünler üreten bir ülke olmak gerekiyor. Bilim öğrenmek ve bilim üretmek gerekiyor. Hiçbir katma değer üretmeyen, üretmesi de teknik olarak imkânsız olan İmam Hatiplere ve İlahiyat Fakültelerine para harcamak yerine üniversitelerimizin kalitesini yükseltmeye çalışmak gerekiyor. Diyanet işlerine milyarlarca lira ayırıp Diyanet İşleri Başkanını Mercedes makam araçlarıyla gezdirmek yerine üst düzey girişimcilik eğitimleri ve destek birimleri kurmak gerekiyor. Öyle saçma sapan prosedürleri olan Kosgeb'den bahsetmiyorum. Bu kurumun nerelere destek verdiğini, yeni girişimleri daha doğmadan nasıl öldürdüğünü herkes biliyor zaten. Eğer "İnşallah", "Maşallah" kalkınma sağlasaydı Ortadoğu'ya "bataklık" eki eklenmezdi. Dünyanın bilim ve gelişim merkezi olurdu. Neyin merkezi olduğu hepimizin malûmu.

"Hak ettiğimiz değerin karşılığını fazlasıyla alırız" cümlesi zaten bambaşka bir konu. Kimse hakettiğinin fazlasını ya da azını almıyor. Herkes hakettiği noktada. Bakın Japonya'ya, Güney Kore'ye, Singapur'a. Bir de bizim Ortadoğu'ya. Sizce onlar kadar hakediyor muyuz gelişmişliği? Ya da "Ne yapıyoruz da hakediyoruz?" diye sorayım. Bol bol betonla oynayarak mı gelişeceğiz. Her yere inşaat dikerek mi? Neyse bu soruların ardı arkası kesilmez. Diyeceğim o ki; tam olarak hakettiğimiz yerdeyiz. Daha iyisini istiyorsak onu da haketmeliyiz.
Yıllarca sizin söylediğiniz gibi ideolojik söylemler yüzünden bir şey yapılamadı zaten. Varsa yoksa imam hatipler, ilahiyatlar, türbanlılarla uğraşanlar devleti kalkındırmaya vakit bulamadılar. Bir tarafı Atatürkçü, Bir tarafı dinci, bir tarafı alevi, bir tarafı sunni diye aynı vatan toprağını paylaşan aynı ırktan insanları birbirine düşürüp ülkenin kalkınmasını engellediler.

Makam aracı olayı hariç İmam hatip ve ilahiyatlarla ilgili söylediklerinize bir İmam Hatipli olarak kesinlikle katılmıyorum. Ahlak kurallarını ve toplumun genel kabul gördüğü yaşam tarzını ve eğitim imkanlarını insanların elinden almak yerine, bu imkanlar zamanında verilse idi ülkemiz cemaatlerle uğraşmıyor olacaktı ve ülkemiz bu durumda olmayacaktı. Bu konuda harcadıkları zamanlarını ülkenin kalkınması için harcasa idiler şimdiye devletimiz hak ettiği konumdaydı. Eğer bir vatandaş din eğitimi almak istiyor ise bu Devlet eliyle olsun. Devlet bunun için gerekli yatırımı yapsın. Zamanında millete baskı uygulayıp imam hatip ve ilahiyatları kapatırsanız işte ortaya ortaya böyle cemaatler ve Amerikan emperyalizminin uşağı olan android fetocular çıkar.

Her yere inşaat dikerek gelişeceğiz evet. Çünkü o katma değeri yüksek ürünlerin bir çoğu İnşat sektöründe kullanılıyor. Değil Türkiye'nin, Dünyanın tüm ülkelerinden inşaatı çekseniz ekonomiler yerle bir olur.

"Ne yapıyoruz da hakediyoruz?"

Bu cümleniz zaten bütün olayı açıklıyor. Birbirimizin düşünce ve inançlarına saygılı olmayıp böyle laf dalaşına girip kalkınmayı unutuyoruz. Hepimizin üzerine düşen birbirimize saygılı olmak ve aynı vatan toprağı üzerinde daha çok çalışıp üretmek.Çünkü biz bu ülkeyi hak ettiği kadar değil, Hak ettiğinden daha fazla seviyoruz.