Aöf dediğimiz sistem normal üniversite okuyamayan/okuyamayacak olan kişilerin seçtiği bir sistemdir. Şöyle açıklayım. Kişi çalışıyordur maddi durumu yeterli değildir evine ekmek parası götürmesi gerekiyordur ve aynı zamanda da üni okumak istiyordur aöf yazar. Zaten oturup harıl harıl ders çalışacak vakti ve maddi durumu olsa gider normal üniversitede okur.
Bildiğim kadarıyla normal üniversitelerde ikinci öğretim olmadığı sürece harç parası yok. Açıköğretimde var. Bana sorarsanız ucu tamamen maddiyata dayanan bir uygulama. Geçme not ortalaması düşüyorsa bırak düşsün. 45le geçsin. Sanki memlekette her üniversite okuyan bir iş buluyor da aöf mezunu olanlar yüzünden normal üni okuyanlar işsiz mi kalacak. Yapmayın allah aşkına. İşi yokuşa sürmekten başka bir şey değil bu. Sınıfta kalma sayıları (sistem değişti sanırım) artacak ve daha az insan başarılı olup mezun olabilecek. Buda her tekrar yapan öğrencinin öbür yıl tekrar harç parası yatırması demektir.
Kendi adıma konuşuyum. Maddi durumlardan dolayı küçük yaşta çalışmaya başladım. Eve ekmek getirmek zorunda kaldım ve güzel bir puan almama rağmen normal bir üniversiteye gidemedim. Madem normale gidemeyim hem işimi yapıyım hemde en azından bir üniversite diplomam olsun diyerek açıköğretime kayıt oldum. Şimdi sabah 9 akşam 8 çalışıyorum. Saha işi yaptığım için eve gelip yemeğimi yedikten sonra bırakın ders çalışmayı gözlerimi açık tutmaya zor mecalim oluyor. Bende bilirdim normal bir üniversiteye gidip 4 sene sadece ders çalışıp üniversiteyi bitirmeyi ama herkes aynı şartları yaşamıyor malesef.
O yüzden normal üniversitede geçme notu 50'dir. Açıköğretimde 40 olmuştu 45 olmuştu vs yorumlar pek hoş gelmiyor bana.
Elbette normal üniversite okuyup aynı zamanda çalışmak zorunda olan öğrenciler var ama takdir edersiniz ki bunun oranı çok düşük. Üniversite okuyan 100 arkadaşımın 99 tanesi bir işte çalışmadan ailesinin gönderdiği para ve aldıkları kredi ile okudular. 4 yıl boyunca tek yapmaları gereken şey ders çalışmaktı. Bir zahmet geçme notu yüksek olsun onlarında.