Hocam bende kendimi bildim bileli kendi işimin patronluğu konusunda uğraşıp duruyorum. İnanın tam bir işkoliğim ve en büyük hayalim çalışanlarımla mutlu olduğum koltuğuma geçip fikirlerimi projelediğim bir firma ortamı yaratabilmek...
2009-2012 yılları arasında bir şirket açtım 3 sene beni iyi geçindirdi ama sonra gelecek kaygılarıyla küçük şirketimi devredip Almanya'ya yerleştim. Bu 3 senenin bana vermiş olduğu birçok ders var.
Şu anda 4 senedir Almanyadayım hala bir iş kuramadım bu 4 sene içerisinde evlilik gerçekleştirdim çalıştığım çabaladağım da haliyle evliliğime harcadım...
Hala kendi işimin patronluğu konusunda yanıp tutuşuyorum bu aşamaya 1 ay kadar bir süre kaldı...
Bende kendi fikirlerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Şu anda 30 yaşıma geldim ve yaklaşık 1 sene önce birşey farkettim. Fikirlerim var ticarete yatkınlığım var ama elimde sermayem ve bir hedefim yok... Çok basit bir ayrıntı olmasına rağmen bu ayrıntıyı senelerce gözden kaçırdım. Türkiye'de alıştığım buydu para bir şekilde bulunur, satılacak mal bir şekilde çıkar alışkanlığı ve orada gerçektende bu şekilde yaşadım.
Herneyse bunu farkettikten sonra 1 sene önce hedeflerimi tamamen kafamda netleştirdim ve iki ayrı işyerine çalışıp para biriktirmek için girdim. 1 sene boyunca hem şahsi masraflarımı karşıladım hemde hedefimin başlangıcı için yeterli miktarda para biriktirdim. Almanya'da Türkiye gibi oradan buradan para bulmak imkansız kadar zor, tabiki para biriktirmek veya gerekli sermayeyi oluşturmak için özgün imkanlarınızı kullanabilirsiniz...
Para biriktirme konusuna gelince; her zaman mantığım şuydu ayda 500TL kenara atsam 1 sene sonra 6000TL biriktirmiş olurum, bu para da benim hayatımı kurtarmaz bu birikim saçma ve gereksiz diye düşünürdüm. Nitekim bu fikrimde 1 sene önce değişti. Mutlaka birikiminiz olsun kenarda paranız olsun arkadaşlar. Ve hiçbir zaman aylık düşünmeyin senelik muhasebenizi yapın. Sıcak para iyidir fakat kar aynı zamanda uzun vadede de yapılır ve buda kenardaki paranızla yani geçim masraflarınızın dışında ki parayla yapılır...
Devam edeyim, Almanyanın bana öğrettiği bir durum daha var oda gerçekçi olmak, plan yapmak, projelemek işi baştan savma yapmamak. Şu anda hayalimdeki iş için projem baştan sonra hazır. Önceden yaptığım gibi kafada oluşmuş projede değil 25-30 sayfalık en ince detayına kadar detaylandırarak yazdığım bir proje. Ve sermayesi de hazır. 1 ay içerisinde de çok şükür başlangıcı yapıyorum.
Anlatmak istediğim hedef ve sermaye konularını en başa alman. Hangi işi severek yapıcaksın, aynı zamanda da ileride büyütebileceksin bunu GERÇEKÇİ bir şekilde abartısız olarak kağıt üzerinde projelendir. Sonrasında sermayeni oluştur ve sabah erkenden kalkıp işinin başına geç, emek ver hedefinden sapma bu iş er yada geç olucaktır. Yani kendi işinin patronluğu...