Sene 2006, gün 31 Aralık. Evde kotalı bir internet var. Okula gidip interneti kullanarak Pardus 2007'yi indirdiğimi hatırlıyorum. Milli bir işletim sistemimiz olmasının mı, yoksa Linux'a olan hayranlığım ve ona katabileceğim birşeylerin olduğuna olan inancım mı bilmiyorum ama sanki o CD'yi kaşıkçı elmasını taşır gibi eve getirdiğimi hatırlıyorum. HDD'yi ikiye bölüm içerisine Pardus'u kurdum. "Müdür" ekranı tahminimden o kadar hızlı açmıştı ki gözlerimin kocaman olduğunu hatırlıyorum. Günlerce Pardus'la oynadım durdum. Bir çok hata bulup rapor ettiğimi hatırlıyorum. Özgürlük İçin platformunda bir çok hararetli tartışmaya katıldığımı hatırlıyorum. Ali Işıngör'ün mesajlarımıza bıkmadan usanmadan verdiği cevapları hatırlıyorum. Pardus CD'leri hazırlayıp çantamızda taşıyarak insanlara tavsiye ettiğimizi hatırlıyorum. Pardus'la ilgili o kadar güzel hatıram var ki yazmakla bitmez diyebilirim. Bugün yeni bir 27" iMac aldım ancak 10Krş'luk Pardus CD'sinin bana verdiği heyecanı veremedi. Çünkü onda kendimden birşey bulamadım...

Pardus projesi acımasızca katlediği gün belki milyonlarca kişi aynı sözü söylemiştik. Bugün yine tekrar ediyorum "Hiçbir başarı cezasız kalmaz".