Merhabalar,
Açıkçası yazını 3-4 kere baştan sona okudum. Okudukça şunu fark ettim;
Eskiden (işimden istifa etmeden önce) açtığım evden çalışma konusunda ki son mesajımda seninkisine yakın bir yazı yazabilirdim.
Çocuklarımızın arasındaki 1.5 yaş ve cinsiyet

haricindeki tek farkımızın işlerimizin iyi ya da kötü gitmesi olduğunu belirtmek isterim.
Yani 1-2 ay sonra ben buraya senin yazdığın gibi ya da sen benim yazdığım bir yazı yazabilirsin.
O yüzden şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki;
Bir işin kötü gitmiş olabilir. Belki bundan sonraki işinde kötü gidebilir. Ama elbet tecrübelerini geliştirerek, yeri geldiğinde kendi hatalarını görerek ve öğrenerek yaptığın bir sonraki işlerde başarılı olman kesin olacaktır...
Olan olmuş. Bu ülkede ve bu ekonomide bir tek senin işlerin kötü gitmiyor. Her şeyden önce bu gibi kötü giden işleri tamamen kendi başarısızlığın olarak görmemen gerekiyor. Bu tür gidişler hevesini kırmamalıdır...
Rüzgar çok hızlı yön değiştirir dostum... Yıldırmasın seni kötü şeyler...
Dönelim konuya;
Benim evden çalışma konumdaki yazılarımı okuduysan tek şikayetim çocuğun haklı olarak günün 24 saati oyun oynamak istemesidir.
Hele ki senin kızın büyük ihtimalle şu anda ya yürümeye yeni başlamıştır ya da başlamak üzeredir. Bu ilk başta çok sorunmuş gibi gelmiyor insana. Zaten sorun demek de doğru olmaz. Neticede bizim en kıymetli varlığımız. Fakat iş evden çalışma olunca çocuk gerçekten çok büyük engel teşkil ediyor.
Evden çalışmanın tabi ki güzel yanları var ama yeterince verimli olabileceğin yalanını sana söylemeyeceğim.
Yazındaki "evden çalışma" konusunda şöyle bir önerim olabilir,
Durumunu, konumunu ve çevreni bilmediğimden dolayı tamamen kendimden örnek alarak şunları diyebilirim;
- Eğer iş yerini paylaşabileceğin bir arkadaşın varsa hiç düşünmeden onunla bu konuyu konuşmalısın.
- İş yerine masrafları paylaşabilecek bir arkadaş arayan birisi varsa onunla konuşmalısın
- Eğer iki işide götürebileceğin bir iş bulabilirsen maaşına filan bakmadan orada çalışmaya başlayabilirsin. Böylelikle hem o şirketin işlerini hemde kendi işlerini götürebilirsin. Ayrıca ofis masrafından kurtulurken üzerine az da olsa para bile kazanabilirsin.
-----------------
"-Ne ile ilgili kendimi geliştirmek ve öğrenmek istiyorsam bu konuda bir site açıp araştırma yapıp kitap okuyup makale vs yazarak siteyi özgün tutmak."
Eğer bu tür bir bilgi / blog tarzında içerik girmeye odaklı iş yapacaksan hemen hevesini kırmak isterim. Çünkü şu anda senin önceliğin hızlıcana para kazanmak olacaktır. Bu tür içerik girme işleri hem oldukça fazla zaman alıyor hemde çok çok aykırı bir proje olmadıkça bir yerlere gelmesi, kendi kemik kitlesini oluşturması maalesef birkaç yılı alabiliyor. Ayrıca çok çetin rekabetleşmeler var. Millet anahtar kelimeler için birbirini parçalıyor desem doğru olmuş olabilir.
İçerik odaklı site bence şu anda senin durumunda 2. planda olmalıdır. Şöyle;
Sabit gelirli bir siten ya da işin olur, sonra eşinle beraber kolları sıvarsınız ve 2. iş olarak bu yapılır. En azından işin büyümediğini görünce kestirip atabilirsiniz. Hiç bir zaman ana işiniz olmaz...
Blog işinde para kazanamazsın anlamın da da düşünmeni istemiyorum. Tabi ki kazanabilirsin. Ama iş çok riskli ve başarı oranı blog işlerinde gerçekten çok ama çok düşük. Böyle bir gerçek varken bu iş sadece senin zamanını çalacaktır.
----------------------
-1 yaşına yeni girmiş bir kızım var bunla ilgili olarak youtube kanalı açarak hem günlük Vlog çekmek hem kızımla ilgilenmek hemde çocuk bakımı gelişimi adına videolar vs çekmek.
Hayalimdeki benzer bir proje... Müthiş bir başarı potansiyeli ve müthiş bir gelir kaynağı...
Ama...
Projenin baştan sonra ingilizce olması gerekiyor
Anlatayım hemen;
Çocuğum malüm yemek yerken youtube videoları izlemeye bayılıyor... Dikkatimi bir video sektörü çekti.
Oyuncak tanıtımları...
Adam / Kadın bildiğin gidiyor bir kutu oyuncak alıyor. Çocuğunu koyuyor kamera karşısına, oyuncağı da yanına koyuyor, işte 4-5 yaşındaki çocuk açıyor oyuncağı oynuyor tanıtıyor vs.
İzlenmeye bir bakıyorum video başı 130 milyon, 150 milyon, 200 milyon, 300 milyon... Allahım bunlar nasıl rakamlar böyle. Alt tarafı 50-100 liralık bir uzaktan kumandalı arabayı açıp oynuyor...
Bu kişiler haftada 5-6 tane video çekip koyuyorlar. Binlerce videoları var. Şöyle diyeyim kazandıkları paranın gerçekten bir haddi hesabı yok... (Muhtamalen bir çok ünlü sanatçıdan bile daha çok kazanıyorlar...)
Bir başka anne baba spider kostümü giymiş sağa sola koşturuyor. Amaçsızca birbirlerine örümcek ağı filan fırlatıyorlar... İzlenmeye bakıyorum video başı yüz milyonlarca. Kostüm 50 lira bilemedin 100 lira. 2 tanesi 200 lira. Adamlar yüzlerce video çekmişler ve hepsi milyonlarca izlenmiş...
Bir başka adam bildiğimiz bonibon şekerlerini koca bir salata kasesine dolduruyor, sonra bunları canavarlar gibi ses çıkartarak hunlarca yiyiyor... Sonuç; 65 milyon izleme... Bonibon da marketlerde 2-3 lira. 10 tane alsan 30 lira yapar
Neler neler sayabilirim. Daha uzatmayayım...
Ama gel gör ki hepsi global dil olan ingilizce ile çekilmiş videolar. Bu yüzden izleyeni de dünya nufusuna oranla çok daha yüksek oluyor. Eğer ingilizcen ve imkanın var ise düşünmeden bu işi yapmanı öneririm.
Türkçesinden de para kazanırsın fakat bir ingilizce iş kadar hızlı büyüme olmayacaktır.
Bu tür Türkçe video yapan birkaç kişiyi takip ediyorum... En iyisinin izlenme oranları video başı 1-4 milyon arasında geziniyor. Yani yabancıya kıyasla çok ama çok düşük..
Senin dediğine dönecek olursak çocuk gelişim ve bakım konuları güzel faydalı fakat para kazanma potansiyeli çok olmayan işlerdir. Bugün çocuk bakım ve sağlık işleriyle ilgili siteler ya da videolar çok iyi durumda değiller. Yani çocuk sağlığı ve pedegojik videolardan / siteden iyi para kazanabileceğini düşünmüyorum...
Bunun yerine kızının oyuncaklarıyla vakit geçirmesini, yeni bir oyuncağı kutusundan açışını, videoya çekersen inan çok daha fazla başarı potansiyeli olduğunu söyleyebilirim...
----------------------
-E-ticarette ufakta olsa işlerim var. İletişim sektöründe oldugum için N11'de mağazam var ufak tefek satışlara başlamıştım çinden ürün getirip ürün çeşidini arttırmak ve eticaretten devam etmek..
Biliyorsundur belki, son çalıştığım yerdeki görevim e-ticaret depatmanı yöneticiliği idi. 8 yıl yaptım e-ticaret işini. Bununla ilgili diyeceğim kötü bir şey olmasa da iyi bir şey de olmayacaktır.
Yani özel bir ürün satmadığın sürece kendine site bile kurmana gerek olmadığını söyleyebilirim. Ne zaman çin'den iyi oranda malzeme getirirsin, o zaman bir site kurarsın kendine.
Mesela bir tanıdığım n11 de ve ggidiyorda telefon kılıfı ve aksesuarı satıyor. Az kar koyuyor. Ürünleri çinden getiriyor. Kazandığı parayla rahat rahat ailesini geçindirebiliyor.
N11 gibi sitelerdeki tek önemli şey ucuz olmak ya da tek olmak
Eğer rakibinden ucuz satıyorsan, çok satarsın
Eğer rakipsizsen, daha çok satarsın...
Çinden getireceğin ürünlerde de hiçbir zaman fazla riske girmeni önermem. Bir kaç tanıdığım bu işi yaparken battı. Piyasayı iyi araştırmak gerekiyor...
Şöylecene bir toparlarsam;
Yukarıda bahsettiğimiz tüm işler hızlıca paraya çevirilebilecek işler değil... Hızlıcana para kazanmanın en iyi yolu girip bir işte çalışmak olduğunu söyleyebilirim. Eğer elinde hem bu işleri yürütebileceğin, hemde eleman olarak çalışabileceğin bir iş varsa maaşına bile bakmadan o işe başlamanı tavsiye ederim...
Web projeleri olarak da ilk aşamada senin fitilini ateşliyeceğin, sonrasında kendi kendini geliştirebilme potansiyeli olan işler üretmen yönünde olacaktır.
Yani sadece senin değil, bir çok kişinin bilgi paylaşımı yapabileceği sitelerden bahsediyorum... (Bu konuyu mutlaka bir ara pm ile görüşelim. Yardımcı olmaktan memnuniyet duyarım.)
Eğer bir web projesine girersen ilk aşamada gerek reklam gerek fikir konusunda memnuniyet ile destek olacağımı bilmeni isterim.
Sormak istediğin bir soru da varsa çekinmeden danışabilirsin.
Biliyorum çok uzattım... Yarım saattir takır takır kafamı kaldırmadan yazıyorum

Eğer yazım hatası filan var ise affedin
Sağlıcakla...