sağolun arkadaşlar.
o gidişimden sonra ukraynada bi 4 defa daha gidip totalde 5 ay kadar kaldım. gerçekten nacizane bir ülke, havası suyu acayip seviyorum. e kalbimizin yarısı zaten orada. en son 2.5 ay önce oradaydım ve yine bir arkadaşımın totosunu kurtarmak için rüşvet ödemem gerekti.
hoşuma gitmiyor değil, yüksek rakam beklentileri yok. her suçun ört bas edilmesi için belli tarifler var, para her kapıyı açıyor. bu bir yandan benim hoşuma gidiyor.
Ukraynalılar biraz daha akıllı ve medeni ama belaruslular tam anlamıyla aptal ve embesiller.
sondan bi önceki gidişim arkadaşlarımla birlikte olmuştu, 5 samimi, çocukluk arkadaşı Kiev'e gittik. hovardalık olsun, eğlence olsun. borispol havalimanında indik, arkadaş sigara yaktı.. tak polis tepemizde. (ben kullanmam etmem hiç aklıma gelmemişti) meğer yasakmış havalimanı önünde içmek. aldı arkadaşı götürüyor, ben Rusça konuşup durumu kurtarmaya çalışırken, rusça biliyorum biraz diye beni de aldı. haydaaa!
ama ben mevzuyu ayıktım, biliyorum nasıl işlediğini. yolda söylüyorum istediğin şeyi biliyorum taksi gelecek bizi oyalama, gidelim vereyim diye. aldı bi barakaya soktu, prosedürden bahsediyor; "dosya masrafları şu kadar, bi de bu kadar süre sizi tutucam falan fistan" dedim dosya masrafı ne kadar? 270 grivna falan bi rakam söyledi (30 lira falandı galiba) çıkardım barakada verdim, dedim bizi sal. hemen cebe koydu yolladı.
halbuki yok öyle bi dosya masrafı şuyu buyu, belki yaptırımı var ama umurunda olmaz normalde.
borispol, uluslararası havalimanı neredeyse tek ve en çok inen uçak istanbul uçağı, bizimkileri koparmak için havalimanı çıkış kapısında volta atıyor akbabalar. tak, bizim oğlan gibi safları koparmak için. sigara içeni sırasıyla çekip koparıyorlar, sonra nöbet değişiyorlar.
ben uğraşmak istemedim yoksa, konsolosluğu arasam taklaya gelmişti. Allah'tan bizimkilerin borusu orada ötüyor. dedim 30 liradan bir şey olmaz tat kaçmasın.
50 tane silahlı adamımız yok ki çatışmaya girelim.